26 Mayıs 2012 Cumartesi
|
|
|
|
|
|
4 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Yeni evlenen arkadaşım kereviz pişirmek istemiş. Fakat nasıl yapacağını bilmediğinden ve yapamayacağından endişe ettiğinden benden yardım istedi. Bildiğim şekilde tarif ettim ama tereddütlü halini görünce dayanamayıp yardıma gittim. Ona ilk söylediğim şu oldu; eğer kereviz pişirmek istiyorsan kereviz almalısın, beyaz turp değil! Lütfen, bilinçlenelim...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 15 gün önce gönderdi.
|
opaque666 bahsedince hatırladım, ben de benzer bir şey yapmıştım. Ticaretle uğraşıyorum, elime bir çek geldiğinde çalıştığım bankadan borçlu hakkında istihbarat yaptırabiliyorum. Erkek arkadaşım, düğün parası biriktirmek için(!) kiradaki evinden çıkıp pansiyona yerleşince şüphelendim ve hakkında istihbarat yaptırdım, icralık çıktı. Uyanık, üzerine elektrik-su aboneliği olunca adresi bulunur diye pansiyona çıkmış meğer. Biraz üzerine gidip, borç nedir, ne kadardır diye kendisine sorunca; eskiden ortaklığı olduğunu, iflas ettiklerini ve borcun tamamen kendisine kaldığını söyledi. İkinci bir istihbarattan sonra aslında yüzük attığını ve ev eşyası borcu ödediğini öğrendim. Profesyonel bir yalancı ile yaşayamayacağımdan, ayrıldım. O yüzden kadınlara tavsiyemdir, içinizde bir şüphe varsa arkasını bırakmayın, istihbarat iyidir.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 15 gün önce gönderdi.
|
Anneannemle, dedemin mezarını ziyarete gidiyoruz. Otları temizliyor, toprağı havalandırıyor, lale soğanları dikiyor ve taşlarını yıkıyor. Sonra yandaki mezarın, sonra üstteki, sonra öteki taraftaki ve yanındakileri. Yarım gün sürüyor işimiz. Biliyor ki diğer mezarların ziyaretçileride dedemin mezarını sulayacak, laleler filizlenecek ve çiçek açacak. Böylece; birbirlerini tanımayan, hatta mezarlıkta dahi hiç karşılaşmayan bir grup insan sevdiklerinin mezarlarının bulunduğu adayı çiçek bahçesine çevirecekler.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Babam yanıma gelip "Ben seni kimselere veremem, bak sana güzel bir araba alalım, gez dolaş, hem evlilik için çok erken" dedi. Üzülmesin diye "Olur, öyle yapalım" dedim. Mutfakta annemle konuşurken duydum, "Bana bak, sakın bu kıza evlen diye baskı filan yapma, araba alacakmış, çok özeniyormuş, kızın hayalleri var" diye anlatıyordu. Baba sen var ya sen...
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Gecekondu evimizin kapı önüne her sigara içmek için çıktığımda yan tarafa yapılan sitedeki evlerin ışıkları çok dokunuyor yüreğime. Eski nişanlımın beni terkettikten sonra yıktığı bir eş, bir ev, bir çocuk hayalim geliyor aklıma. Evlerdeki odalarda dolaşan insanları görebiliyorum tesadüfen, mutlu olduklarını düşünüp mutlu oluyorum onların adına. Kendi mutsuzluğumu yakıyorum sigaramı yakarken bütün umudumla. ''Evlerin ışıkları bir bir yanarken bendeki karanlığı gel de bana sor'' şarkısını mırıldanarak umuda yelken açıyorum. Kötü anılarımı karanlıklara gömerek beni ben olduğum için sevecek, kocaman yürekli birini düşünüyorum, belki o da beni düşünüyordur diye.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Sen okulu bitirme heyecanı içinde sınavlarına çalışırken uzun gecelerde, bu sitede tanışmıştık seninle. Çok heyecanlıydın her hevesli öğrenci gibi hayata başlama aşamasında. Sonra bir süre bekledin öğretmen olmak için, tekrar sınavları geçmek zorunda kaldın. Atamalar yapılırken yüreğin yerinden çıkacaktı. Nihayetinde ataman yapılmıştı benim bir zamanlar çalıştığım şehre. Abi olarak danıştın bana, sana anlattım bildiklerimi dilimin döndüğünce. Çok da sevinmiştim atamanın çıktığı yeri duyunca. Güzeldi, sevimliydi, tehlikesizdi küçük bir kız çocuğu için. Ama kaderin çekmecesindeydi bütün vadeler. Seninkini de yıkılan bir binanın gölgesine saklamıştı. Bir fotoğrafını göstermiştin bana, bir de ismin kalmıştı aklımda. Önce fidanları yetiştirdiğin şehir, sonra adın, ardından da mezuniyet fotoğrafın ilişti gözüme. Nur içinde yat Zehra Öğretmen!
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Yaklaşık bir aydır Şırnak'ta sözleşmeli öğretmenlik yapıyorum. Eski bir ahır ikiye bölünmüş. 1,2,3,4 ve 5. sınıflara bir odada, 6,7 ve 8. sınıflara diğer odada ders veriyoruz. Benim dışımda iki öğretmen daha var. Camide yatıp kalkıyoruz şimdilik. Ancak camide tuvalet ve duş alabileceğimiz bir yer yok ne yazık ki. Okula yeni başlayanlara ilk olarak Türkçe öğretmemiz gerekiyor. İnsanlar çocuklarını okula göndermek istemiyor, "Okuyup da ne olacak" diyorlar. Biz de çocuğunu okula göndermeyenlerin yeşil kartlarını devlet geri alacak diye yalan söylüyoruz. Ancak bu şekilde ikna edebiliyoruz velileri. Kız öğrencilerim büyüyünce genellikle anne, erkekler ise Polat Alemdar olmak istiyorlar. Okuma yazma bilmeyen köylüleride açtığımız kurslara katılmaya ikna etmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimin çoğunun bırakın önlüğü; kalemi, silgisi bile yoktu ilk etapta. İlk maaşım, babamın gönderdiği harçlık ve diğer iki öğretmen arkadaşımın katkısıyla kalem, silgi işini hallettik çok şükür. Şimdi sıra geldi okulun tamirine, zira burada kış kendini belli etmeye başladı bile. Bunu da inşallah bir-iki aya kadar hallederiz. Daha şu an sayamadığım tüm olumsuzluklara rağmen Doğu'da öğretmenlik yapmaktan hiç pişman değilim. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi, ''Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez.''
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Balkon kapısını açmasaydım eğer; kapı, ocağın üzerindeki küçük tepsiye çarpmayacaktı. Tepsi, çarpmanın şiddetiyle devrilmeseydi eğer, o çok sevdiğim tabak kırılmayacaktı. Tabak kırılmasaydı eğer, eğilip parçalarını toplamayacak ve eğildiğimde tüpün gaz vanasının açık olduğunu görmeyecektim. Görmeseydim eğer, bu itirafı yazamayacaktım.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Yüksek lisans çalışmalarım için üniversitenin hayvan bakım ünitesinde beslediğim albino farelerden birinin doğumuna şahitlik yapmıştım, yüksek müsaadenizle aktarmak istiyorum: 1. Fare; doğum için kafesin sadece bir köşesini kullanıyor. Geri kalan kısmını ise altına serdiğimiz talaşın büyük bir kısmı ile bir tepe yapıp tepenin ortasına küçük bir çukur açıyor ve doğumdan sonra yavrularına burada bakım yapıyor. 2. Yardım eden yok tabii. Solucan gibi tüysüz, kırmızımsı yavruyu kendisi ağzıyla çekip çıkarıyor. 3. Çıkan yavruyu yalayarak kandan ve o sümüğümsü sıvıdan arındırıyor, önceden hazırladığı tepenin ortasındaki çukura götürüp bırakıyor. 4. Tekrar yerine gelip talaşa bulaşan kan varsa, tek tek aynı yöntemle talaşları da temizliyor. 5. Zavallım bu yolla 11 adet yavru doğurabiliyor, ara vermiyor, yorulmuyor, çığlık atmıyor. 6. Doğumdan sonra hiçbir şey olmamış gibi gidip yavrularını emzirmeye başlıyor. 7. Çoğu insanın görünce korktuğu, iğrendiği ve içinde nedense öldürme hissi uyandıran hayvan, insanın doğumuyla karşılaştırdığımda, temizliğinden titizliğinden dolayı takdirimi kazanıyor. 8. Annelik içgüdüsü karşısında bir kez daha şaşkınım. 9. Anne yavru bakımı olan her hayvan grubunda cefakar, bir de bunu anlıyorum…
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|