|
|
|
|
|
6 yıl 1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Az önce oyumu kullandım. Siyasilere olan güvensizliğimi belirtmek ve protesto etmek için mühürün mürekkebi yettiğince tüm partilerin üstüne "Evet" bastım. En üst kısma da, "Hepiniz birbirinizden şerefsizsiniz" yazdım. Alta ise, "itiraf.com'dan DİJİTALFOTO" imzasını attım. Kendimi mutlu hissediyorum. Hiçbirine güvenmiyorum.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 1 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Firmamız için alışveriş çantası üreten ambalaj firması çok ünlü markalara da kağıt ve plastik çantalar yapıyor. Bizim için üretilenleri almak için gittiğimde 30-40 tane de o markaların çantalarından alıp hava olsun diye kullanıyordum. Sonradan öğrendim ki o firmalara yaptıkları çanta kadar da izinsiz üretip gizliden satıyorlarmış. Marka düşkünü sosyetik görünmeye çalışan bayanlar çokça alıyormuş. Ünlü markalar da reklamları yapıldığından ses çıkarmıyorlarmış. Bunu duyduktan sonra bir daha da o çantalardan kullanmadım.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 1 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Üniversitede okulu uzattığım yıllarda parapsikoloji ve rüya tabirleri hakkında çok kitap okudum. Sırf meraktan bit pazarlarında, sahaflarda bulduğum eski ama konuyla ilgili birçok kitabı bulup arşivledim. Bir süre sonra kendimi denemek için etrafımdaki insanlara gördükleri rüyaları anlattırmaya, onlara söylemeden de yorumlamaya başladım. Yakın bir arkadaşım bir gün, rüyasında annesinin yolculuğa çıktığını, onun çok sevinçli olduğunu ama kendisinin hüzünlendiğini söyledi. Rüyasını, o sıralar ailece yurt dışına çıkmak için vize başvurusunda bulundukları için bunun olumlu sonuçlanması olarak yorumlamıştı. Fakat kitaplardan öğrendiklerimden dolayı bense annesinin ölebileceğini düşünmüştüm. Sonra bu olay aklımdan çıktı. Üç ay sonra gelen bir telefon tüylerimi ürpertti. Arkadaşımın annesi trafik kazasında vefat etmişti. Nedense kendimi çok suçlu hissettim. Halbuki değiştireceğim bi şey de yoktu tabii.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 1 ay 26 gün önce gönderdi.
|
İşyerindeyken sekreterimiz telefon bağlamadan önce kimin aradığını söylüyor. Eğer gıcık biriyse telefon bağlandığı anda yanımda kimse yoksa bile üç-dört saniye sanki biriyle konuşuyormuş gibi, "Tamam abi, o işi öyle halledelim. Aman ödemeleri aksatmayın. Yoksa mal gönderemem" türünden bi şeyler söylüyorum. Sonra da adama cevap veriyorum. Tabii o sırada telefondaki birkaç kere, "Alo! Alooo!" diyor. Böylelikle kendi kendime adamı muhatap almayarak ona bir ders vermiş olduğumu düşünüyor, mutlu oluyorum.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 2 ay önce gönderdi.
|
Okulumu uzattığım yıllarda evden para almamak için iki yıl özel bir dersanede öğretmenlik yapmıştım. 1- Tanınmış ve çok başarılı bir-iki dersane dışındakiler öğretmen maaşlarını minimuma indirmek için ya mezun olmayan -ki bu yasaktır- ya da yeni mezun öğretmenleri çalıştırır. 2- Bu stajyer öğretmenlere sigorta yapılmaz. Sadece "cep harçlığı" verilir. Her sene kadro değişir. Böylece işletmeciler stajyerlerin sırtından servet kazanır. 3- Dersanelerin büyük reklamlarla kendilerinin hazırladığını iddia ettikleri soru dökümanları bu işi parayla yapan şirketler tarafından hazırlanır. Öğretmenler de öğrencilere hava atar. 4- Stajyer öğretmenler öğrencilere 'dört-beş yıllık usta öğretmen' diye tanıtılır. 5- Öğrenciler dersaneyi ve öğretmenleri hafif bulmasınlar diye deneme sınavlarının sonuçlarıyla oynanır. Çok düşük alanların puanı yükseltilir. 6- Okullarda dersanelerin öğretmenleri vardır. Dersaneye yolladıkları öğrenci başına yüzde alırlar. 7- Dersaneler Türkiye'de en fazla vergi kaçırılan yerlerdir. 1000 öğrencisi olan kurumun resmi kayıtlardaki öğrencisi taş çatlasa 200'dür. 8- Dersaneler, derece yapacak öğrencilere ev, araba vaad ederek diğer dersanelerden transferler yapar. Ama bunlar verilmez.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Yayınlanan onca itirafımdan sonra ikinci bir KEDA olayına sebep olmamak için nasıl itiraf yazdığımı ve bu işin dikkat edilmesi gereken yönlerini yazmak istedim. 1- itiraf.com'u sadece bir site olarak değil, normal hayatta da uyguladığım bir felsefe olarak kabul ediyorum. Temelinde samimiyet, gizlerini paylaşabilme cesareti, mizah ve kendini dalgaya alabilme var. 2- Sürekli zihnimi zorlayıp çok eskileri ve şimdiyi inceleyerek itiraflık olay arıyorum. 3- Her gün, yazabileceğim yirmi itiraf çıkıyor ama ben birini yazıyorum. Yazdıklarımın ise beş tanesinden biri yayınlanıyor. 4- Her itirafımı gazetede çıkacak kadar ince eleyip sık dokuyorum. 5- Beyaz Show, Şok, efsaneler.com nesli olduğum için hiç ummadığım itiraflarım bile yayınlanıyor. Ama yine de yayınlanmazlar diye başka rumuzlarla yazdığım ve yayınlanan dokuz itirafım daha var. 6- Arşivdeki itirafları okuyarak hem eskiyi tekrar etmemiş oluyorum hem de itirafların yayınlanma mantığını anlamaya çalışıyorum. 7- itiraf.com felsefesi 'aşure' gibidir. Cinsellik, mizah, pişmanlık, hüzün, saflık, tilkilik, zekilik, salaklık, dahilik içerir. Ama yazdıklarınız kesinlikle doğru ve samimi olmalı. 8- Bir konuyu ilk defa gündeme getirmek çok önemli. 9- Son olarak, eğer itiraf.com'la ilgili en az bir rüya görmediyseniz boşuna beklemeyin. Hayatta itiraflarınız yayınlanmaz.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 2 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Lokantada yemek yerken, misafirlikteyken, işyerinde tost, simit yerken dökülen kırıntıları teker teker işaret parmağımla yiyemediğimde kahroluyorum. Evde ise yemekten sonra o kırıntıları mutlaka yiyorum. Bazen samimi arkadaş ve akrabalardaysam onlarınkini de çaktırmadan yiyorum. Bu takıntımın sebebi rahmetli babaannemin ben lisedeyken, "Evladım sofradaki her artan kırıntıyı yediğinde Allah sana cennette güzel bir kadın verecektir" demesiydi. Onun belki de güzel duygular içinde söylediği bu söz bende binbir türlü fantazi çağrıştırdığından o günden beri hiçbir kırıntıyı kaçırmamaya çalıştım.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 2 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Küçüklüğümden beri Erkan Yolaç'ın Evet-Hayır yarışmasını, başarıldığında büyük hediyeler kazanılan tv yarışmalarını, kamera şakaları gibi programları izleyemem. Sanki o insanların yerine ben acı çekiyorum gibi geliyor. Bunalıp hemen kanal değiştiriyorum. Özellikle Erkan Yolaç benim için tam bir kabustu. Yarışma başlar başlamaz eğer izlemeye dayanabildiysem önce insanları sıkıştırdığı için kendisine, sonra da oraya çıkıp kendilerini rezil ederek beni de sıkıntıya soktukları için yarışmacılara küfrederdim. Hele bir de yarışma sonunda hediye verenler vardı. Pes doğrusu! Hem iki paralık ol, hem de hediye ver.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 3 ay önce gönderdi.
|
Boşuna yüzlerce dolar verip Viagra ya da benzeri ilaçlar almak yerine biraz yağlıca ve sıkı bir akşam yemeği -ki kırmızı et olması tavsiye edilir- sonrasında bir kilo incir yenir. Yaklaşık bir saat içinde olacaklara siz bile şaşırırsınız. Hem mutlu olur ve mutlu edersiniz hem de merkez bankasında kalan dolarları düşünüp kendinizle gurur duyarsınız. Yalnız uyarayım, incirlerden sonra su içerseniz hayatınızın rezilliğine merhaba demiş olursunuz. Bizzat denenmiş ve sonuçları görülmüştür.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|