|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Lisede okurken; okulun sokağında, köşede bir pideci vardı. Mahalle arasında, sıradan bir yerdi. Okul harçlıklarımızı biriktirip, arada sırada arkadaşlarla birlikte orada pide yerdik. Aradan 24 sene geçti. O zaman yediğim pidelerin tadını, gittiğim çok ünlü pidecilerde bile bulamadım. Arayışım inatla devam etti, fakat bulamadım. Hırs yaptım, hala açık olan o okul köşesindeki pideciye tekrar tekrar gittim. Ama nafile... 24 sene önceki tadı yine bulamadım. O pidelerin tadı; yaşadığımız okul ortamı, arkadaş ortamı ve gençlikten kaynaklanıyormuş. Bunu geç de olsa anlamış oldum.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Dün hastalarımdan biri "Bizim komşulardan biri trenin altına atlayıp intihar etmiş. Psikolojik tedavi görüyormuş, siz tanırsınız" dedi. Daha fazla konuşunca kadını tanıdığımı anladım. Bir buçuk yıl önce, bu şehre yeni geldiğim zaman tanışmıştım, çocuğunu getirmişti bana, ama beş yıldır ağır depresyon ilaçları kullanmaktan bakışları ifadesizleşmişti, yaşadığının farkında bile değildi. Çok yoğundum, hastanede istediğim gibi zaman ayıramayacaktım. Eşine "Evime getirin. Normalde evde baktığım hastalardan ücret alıyorum, onu da istemem. Belki bir faydam olur" dedim. Bir defa getirdi, bir daha da onca ısrarıma rağmen, esnaf olmasına ve altında arabası da olmasına rağmen getirmedi. Çünkü ona ilaçları yutup yutup evin işlerini yapacak, ona ve çocuklara bakacak, anasının dırdırını çekecek, evden çıkmayacak ve bunları da hiç şikayet etmeden yapacak robot gibi bir kadın lazımdı ve iyileşmesini falan istemiyordu. Adamı en son bir yıl kadar önce, eşinin ilaçlarını yazdırmak için hastaneye geldiğinde gördüm. Şimdi o, ana-babası boşandığı ve üvey babası olduğu için aile sıcaklığını küçükken görememiş, çocukken çalışmaya başlamış, 16'sında belki mutlu olurum diye başka bir şehre gelin gelen ve bana "Ne olur söyleyin de beni size getirsin. Buraya gelmekten başka dışarı bile çıkamıyorum, evde esir gibiyim" diyen kadıncağız daha 26'sında arkasında iki çocuk bırakıp öldü. Böyle olmamalıydı, bir insan böyle yaşayıp, böyle ölmemeliydi. Kendimi suçlamadım, ben elimden geleni yaptım. Her ne kadar "İntihar edenler kesin cehenneme gider" dense de ben, ilahi adaletin istisnaları olabileceğini düşünüyorum ve hiç değilse, öbür tarafta mutlu olur belki diye düşünüp "Allah rahmet eylesin" diyorum, eder inşallah.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Ben otoparktan çıkarken arabasına çarpacağım diye endişelenip "Arabama çarparsınız diye korkuyorum, isterseniz ben sizin yerinize çıkartayım arabanızı?" teklifini reddettikten sonra ben hiçbir yere çarpmadan yola devam ederken çöp kutularına çarpan amcaya bir alkış alabilir miyim?
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Paris'te metroda tanıştığımız ve bize "Paris'te karşılaştık da bize bir çay içirmedi dedirtmem." diye bize çay ısmarlayan Erzurumlu güzel yurdum insanı, yüreğimi erittin babacığım ya, ben sana kurban olayım.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Babamın, tansiyon hastası olan ve tansiyonu yükselip hasta yatan annemin öyle aç aç yatmasına gönlü razı olmamış. Bir tava dolusu kızartma yapmış, üzerine de bol yağlı bir sos hazırlamış ve anneme "Hadi şunu ye de biraz gözün açılsın, güçsüz kalacaksın hepten" demiş. Gözünü açmak bir kenara, temelli kapatmasına sebep olacak bu yemeği yiyemese de annem çok mutlu. Hüsnüniyet önemli olan hattızatında!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Her pazar sabah kahvaltısını ablamda yaparız. Kocaman bir masa hazırlanır; peynir köyden gelmiştir, tereyağın üstünde ayran vardır hala, naneler bahçeden toplanır, biber ocakta değil bahçedeki "çörek sobasında" sıcacık köy çöreği yaparken közlenir. Her şey ve herkes çok doğaldır. İçinizdeki huzuru tarif etmeye, nazar değecek diye korkarsınız ve kendinize şu soruyu soramadan edemezsiniz; "Yıllarca neden ısrarla ailemden uzakta olan o gri şehirde yaşamak için mücedele ettim ki?" Huzur dışarda değil, insanın ailesinin yanındaymış ve Allah'a şükür ben bunu görebildim.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Parçalanan sigara kağıtları ve tiftik tiftik dökülen güzelim Türk tütünü... Oğlum ve arkadaşları sarma sigaraya merak sardılar. Gelgelelim en güzel sigarayı ben yapıyorum. "Nasıl yapıyorsun?" diye merakla sordular. Güzel çocuklarım, ben 30 yıldır zeytinyağlı ve etli sarma yapıyorum, bir sigarayı mı saramayacağım?
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
O eşsiz alkışlarınızı; azgın dalgaların arasında, 15 dakika uğraşarak boğulmaktan kurtarıp kıyıya çıkardığım adam ambulansa bindirilip görütüldükten sonra koşa koşa olay yerine gelen ve nefes nefese kaldığım için boğulma tehlikesi atlatan kişiyi ben sanıp, durumumun da iyi olduğunu görünce "Yüzme bilmiyorsan ne diye açılıyorsun?" diye bir güzel fırça atan jandarmaya rica ediyorum.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
İl içinde bakanlıkça belirlenmiş çöp toplama gününe, beyaz pantolon ve incecik topuklu ayakkabıyla gidersem; benim miniklerim de, sadece kolkola girip çevre incelemesi yapıyormuş gibi ortalıkta havalı havalı dolaşıp, soranlara da ''Siz toplayın, biz denetleme sınıfıyız!'' der tabi... Malum ön teker nereye...
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
1-) Şehirde arabadan çok bisiklet ve bisikletler için ayrılmış müthiş düzenli yollar var. 2-) Takım elbiseli adamlar ve mini etekli kadınlar çok rahat bisiklete binebiliyorlar ve kadınların iç çamaşırlarının görünmesi, bizim dışımızda kimsenin umrunda değil. 3-) İnsanlar çok ama çok güleryüzlü. 4-) Şehrin her yerinde coffee shop, yani yasal olarak esrar satılan kafeler var ve günün her saati esrar içen insanlarla dolu. 5-) Dilenciler ve tuvaletleri temizleyen işçiler dahil herkes İngilizce biliyor. 6-) Her sokak başında "Ex-koko?" diye yanınıza yaklaşan torbacılar var, fakat istemiyorum dediğiniz an ısrar etmeden uzaklaşıyorlar. 8-) Marketten daha fazla sexshop var ve aklınızın alamayacağı türden ürünler mevcut. 9-) Şehrin en büyük barlarından birinin logosu penis şeklinde ve bu dev penis çok uzaklardan bile görünüyor. 10-) Kadınlar o kadar güzel ve cana yakınlar ki, yanlış yerde doğduğum hissi peşimi hiç bırakmadı. 11-) Her ortamda ateşli bir şekilde öpüşen eşcinseller görmeniz mümkün ve bu kadar yakışıklı erkeklerin gay olmasına isyan eden çok fazla kadın olacaktır. 12-) Ve son olarak baylar, sakın ama sakın bu güzelliklerin ve özgürlüklerin başkentine benim yaptığım gibi kız arkadaşınızla gitme gafletinde bulunmayın yoksa kıskançlık krizlerinden dolayı ilişkiniz derin bir yara alır.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|