09 Temmuz 2008 Çarşamba
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
25 gün 12 saat önce gönderdi.
|
Aşka inanmadığı için bir seferinde uzun uzun tartıştığımız kardeşim, yüzünden düşen bin parça vaziyette geldi ve "Haklıymışsın, aşk diye bir şey varmış. Ama imkansız olanı, insanın canını çok yakıyormuş." dedi. Tartışmayı kazandığıma sevinemedim.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
25 gün 16 saat önce gönderdi.
|
Çantaları yerleştirirken arkamızdaki koltuğa küçük bebekleri olan bir çiftin oturacağını anlıyorum. Bebek huzursuz ve sık sık ağlıyor. "Anlaşıldı, bu 7 saat zor geçecek." derken baba bebeğini alıyor, minik elini tutup uzatıyor ve en önde sürücüden başlayarak bütün yolculara " Merhaba, ben Musti, iyi yolculuklar dilerim." diyerek tanıştırıyor. Yol boyunca da Musti'nin ağlamaları hepimize bir nihavend şarkı gibi geliyor.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
25 gün 16 saat önce gönderdi.
|
Bugün işyerime gelen kızım müdürümün yanına gidip çat pat kurduğu cümle ile "Annemi bırak, eve gelip benimle oynasın" dedi. O da karşılığında "Olmaz, anneni şimdi bırakamam" deyince önce gözler doldu, sonra hüngür hüngür ağlamaya başladı. Aldım, bağrıma bastım küçük bedenini. "Bazen öfkeden çıldırtsan da, sen benim her şeyimsin. Özür dilerim." dedim içimden. Keşke anlayabilsen beni, anlayabilsen ve affedebilsen...
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
25 gün 18 saat önce gönderdi.
|
50. doğum günüydü, iş seyahatindeydi ve akşam dönecekti. Güzel bir masa hazırladık, salonun her yerini mumlarla süsledik. Aslında kemancı çağırmayı bile düşünmüş ama abartmayayım diye vazgeçmiştim. Saat 21.00 gibi geldi. Bitmeyen iş konuşmalarına yarım saat kadar devam etti. Daha sonra mumlarla aydınlatılmış salona geçti, geçer geçmez ışıkları şakır şakır yaktı, ben çaktırmadan söndürüp daha az ışık verenini açtım. Yemeği yedik, hemen salona geçip oradaki mumları söndürdü ve İtalya-Hollanda maçını açtı. Tabii maçı oturarak izleyecek değildi, koltuğa uzandı. Ben bulaşıkları makineye koyup geldiğimde, çoktan uyumuştu bile ama arada bir gözünü açıp "Yaa çok güzel maç oluyor" demeyi ihmal etmedi. Bunları neden mi yazıyorum? Adamın ellinci yaş günü, evliliğimizin ise 23. yıldönümü. Ama ben, kocamdan bir romantik yaratma çabamdan hiç vazgeçmedim. Kendimi çok azimli görüyor ve çok takdir ediyorum doğrusu.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
Yıllar evvel, kızım üç-dört yaşlarında, doktor muayenehanesinde sıra bekliyoruz. Ortam kalabalık, mekan dar. Kızım yaşının verdiği tüm enerji ve merakla bir saniye bile oturmuyor, oradan oraya koşuşturup duruyor, beni yoruyor, kontrol etmekte zorlanıyorum. Köşede, geldiğimizden beri annesinin kucağından hiç kalkmayan, kızımla aynı yaşlarda, dünya güzeli bir erkek çocuk takılıyor gözüme. Kızımın elinden tutup yanlarına gidiyorum. "Bak kızım, kardeş ne güzel hiç annesini üzmüyor, uslu uslu oturuyor yerinde" diyorum. Anneden gelen cevap kendimde, kızımın bir ömür yapacağı yaramazlıklara dayanacak gücü bulmama sebep oluyor. "O yürüyemiyor ki teyzesi. Onun için buradayız zaten"
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
papri,
Kadın
,
21
,
İstanbul
|
26 gün 6 saat önce gönderdi.
|
Lisede 2 ay okuldan kaçtım. Ailem bir şekilde ayarlayıp okula devam etmemi sağladı. Lise 2'deydim ve alan seçimi olduğu için sınıf eski halinde değildi, başka sınıflardan gelenler vardı. Onların içinde öyle biri vardı ki; zekaca farklıydı bizden ama tam da deli değildi. Sanırım sadece biraz zeka geriliği vardı ve ailesi para vermek suretiyle bizim okula yollamıştı. En önde tek başına oturuyordu ve ben 2 ay gecikmenin sonucu olarak onun yanına oturdum. Aradan 2-3 ay geçmişti, herkes onu kullanıyordu, kimi elinden yemeğini alıyor, kimi parasını alıyordu. Bense insanca davranmaya, anormal hareketler yaparsa görmezden gelmeye çalışıyordum. Bir gün dersin ortasında aniden dönüp önce saçımı çekti, sonra tokat attı bana. O an film koptu sanırım bende, önümdeki kitabı aldım ve ona vurmaya başladım. Ne kadar vurdum, bilmiyorum. Sonra da kalkıp sınıftan dışarı attım kendimi. Ağladım ağladım... Babası geldi okula, olayı anlattılar, sadece ''Haklısın kızım'' dedi. Ben haklı olmak istemiyordum, o anı geri almak ona vurmamış olmak istiyordum. Yıllar geçti, o bunları eminim ki hatırlamıyor, hatta ertesi gün unutmuştu bile. Ama ben yaptığım hayvanlığı unutamadım, aciz bir canlıya vurduğum gerçeğini (önce o bana vurmuş olsa bile) unutamadım. Vicdan azabımdan kurtulamadım. En önemlisi; anladım ki şiddetin telafisi yok, izleri kalıyor mutlak bir yerlerde ve hiçbir şekilde savunması da yok. Kimse birine vurup da ''Hak etti'' diye kandırmasın kendini, kimse haketmiyor.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
26 gün 7 saat önce gönderdi.
|
Üniversitedeki hocalarımdan birinin karikatürünü çizip bir sitede yayınlattıktan sonra, hocanın sınıfa gelip "Arkadaşlar bir karikatürümü gördüm. Çok güzel, çok hoşuma gitti. Böyle yeteneklerin aramızda olmasına çok sevindim ve bunun için benim seçilmem de çok gurur verici ama çok merak ediyorum bu arkadaşımız kim?" sözlerine kanıp atlayan ve o dersten bırakılan akılsız da bendeniz olur.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
26 gün 9 saat önce gönderdi.
|
Fal baktırmaya giderken, boynundaki cevşeni çıkaran bir arkadaşım var. Neymiş? Falcının frekansı bozulmasınmış! Falcıya gerek yok arkadaşım; ben bu dediğinden de anlıyorum geleceğinde magmanın olduğunu!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|