|
|
|
|
|
|
|
3 ay 12 gün önce gönderdi.
|
6 yaşındaydım annemle babam boşandığında. Annemi teyzemin evine bıraktığımızda bunun onu son görüşüm olacağını bilmiyordum. Hiç aramadı bizi. Hangi yaşta olursa olsun anneye olan ihtiyacın boşluğu vardı içimde. Nihayet anne olduğumda yaşıyor ama görmüyor olduğumu fark ettim. İki sene önce aradım, buldum annemi. Yılların hesabını sormadım. Her gün görüşürmüşüz gibi sarıldık. Kaybettiğim sadece zamandı. Artık annem, kızkardeşlerim hatta bir de yeğenim var. İnsanız, her şey için mazeretlerimiz var ama büyüdük artık, içimizdeki çocuk küsmeyi unuttu.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Sürekli bakıştığım çocuk yanıma gelip adımı sordu. ''Buğday tanelerini taşıyan kılçıklı baş.'' dedim gülümseyerek. Şaşkınlıkla baktıktan sonra numaramı istedi. Telefonumu verirken son rakamı vermedim. ''Gerisini sen bul.'' dedim yine gülümseyerek. Peki aramayı geçtim, o günden sonra bir daha bana baktı mı? Tabii ki hayır! Ama ben sadece gizemli olmaya çalışıyordum yaa!
17
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
papri,
Kadın
,
21
,
İstanbul
|
3 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Bir kız arkadaşım muhabbet esnasında soruyor. ''papri sence erkeklere beni seviyor musun diye sormak akıllıca mı; yani sence gerçekten doğruyu söylüyor olabilirler mi?'' Bilmiş bilmiş gülümseyip cevap veriyorum: ''Saçmalama böyle bir soruyu sormak aptalca olur, seven insan zaten sordurmaz, kendiliğinden söyler seni sevdiğini.'' Akşam sevgilimle buluşuyorum, omuzuna başımı yaslıyorum, ağzımdan ''Aşkım beni seviyor musun?'' cümlesi dökülüyor. Ah bu ben kendimi nerelerden atsam?
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 13 gün önce gönderdi.
|
İki yıl önceydi. Kardeşimle sudan bir sebepten ötürü büyük bir kavga etmiş ve on gün dargın kalmıştık. Dargınlığın onuncu günü, öğle vakti, bir alışveriş merkezinde, sevgilimle ettiğimiz kavganın stresini üzerimden atmak için alışveriş yapıyor bir yandan da akşam seminerde yapacağım konuşmanın metnini içimden tekrar ediyordum. O sırada telefon çaldı, arayan kardeşimdi. Yüzümü ekşiterek ve "Of, seni hiç çekemeyeceğim şimdi!" diye düşünerek telefonu açtım ve "Ne var, ne istiyorsun?" diye bağırdım açar açmaz. Kardeşim, cılız bir ses tonuyla "Abla kaza geçirdim, X Hastanesi'ne gel." diyerek telefonu kapattı. O andan itibaren benim için dünya durdu... Renkler, kokular, insanlar, her şey ama her şey, bir anda silindi zihnimden... Büyük bir korkuyla ve aceleyle, hastaneye doğru yola çıktım... Artık, ne akşam gideceğim seminerin, ne sevgilimin o gün arayıp aramayacağının ne de diğer dünya telâşlarının önemi vardı. O günden sonra kardeşim aradığında, telefonu, her seferinde gülümseyerek ve ağız dolusu "Canım" diyerek açıyorum. Bu satırları yazarken bile gözlerim doldu ve okuyan herkese de tavsiyemdir; lütfen sevdiklerinize, şu an ya da geciktirmeden, en kısa zamanda, onları sevdiğinizi söyleyin. Hayat bu, bir dakika sonra bile çok geç olabilir...
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|