12 Şubat 2012 Pazar
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Ergenliğe yeni adım attığım günlerde boya merakım başlamıştı. Kahküllerimi suluboya ile siyaha boyadığımı hatırlıyorum. Hatta bir de suluboyanın kırmızı, pembe, beyaz renkleriyle tırnaklarımızı boyayıp üstüne de parlatıcı sürüyorduk ve istediğimiz renk ojeyi elde ediyorduk. Rimelim olmadığı için de annemin göz kalemiyle kirpiklerimi boyuyordum. Allık yerine annemin rujunu kullanıyorduk kız kardeşimle. En sonunda tablet şeklinde makyaj setini binbir pazarlıkla 1.5 milyon Lira'ya alana kadar. O seti yıllarca kullandığımı bilirim. Zira evlenirken kız kardeşime tek mirasımdı.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Kızım doğunca eltim durmadı, 3. bebeğine hamile kaldı. Bu yarışta geride kalmak hiç hoşumuza gitmedi kocamla. Kullandığım riayı çıkarttırıp çıkartmamakta kararsız kaldım. Kızım daha 2.5 aylık. Onların bakımından korkmuyorum ama belimdeki rahatsızlığın fıtık olduğunu öğrendim. Bir de yeni bir ev planımız uzunca bir süre için ertelenince bebek yapmak da pek mantıklı gelmiyor bana. Evimiz var ama alacağımız ev biraz lüks olacaktı ve ben de rahat edip üçüncüyü seve seve büyütecektim, planımız böyleydi ama ne kadar ertelersem yarışta geride kalmanın yanında, sene olarak da puan kaybedeceğim ve ben kaybetmek istemiyorum. Kazanmaktaki amacımsa, eşlerimizin ortak olan dükkanlarında hak payı eşit dağılsın.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Onun düğününde çok özel bir abiye alacaktım kendime. En güzel taşlı ayakkabıyı seçecektim elbisemin altına. Saçlarımı o günün şenliği adına çok güzel yaptıracaktım. Oynamayı hiç sevmezdim hatta çekinirdim ama düğün onun düğünü, ben de onun ablası olunca oynamam gerekirdi, oynayacaktım tüm bunların hatrına ve tüm cesaretimi toplayıp. Belki ona bir bilezik takacaktım naçizane. Onun evine en güzel hediyeyi ben alacaktım. Tencere seti de benden olacaktı. Eğer menfaatleri uğruna bizimle kırgın olmasaydı, laf taşıyıp beni ve kocamı ailemle birbirimize düşürmeseydi. Eğer yine menfaatleri uğruna, çıktığını bir anda bırakıp uzak diyarlardan biriyle ani bir kararla evlenmeseydi, hadi evlendi, düğününü burda yapsaydı ve düğün kartına yalnızca kayınbabasının adını değil kendi babasının adını da yazdırma şerefi gösterebilseydi. Eğer o gün hamile olmasaydım, düğününe gidebilseydim ve eğer içimdeki kırgınlık ve kırgınlıklarımız tükenmiş olabilseydi.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 5 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Ağlarmış insan, bahçeye biber, fasulye toplamaya indiğinde arkasından bebesi ağlarsa o da ağlarmış, bir yardım edenim, halin nedir diye soranım yok diye. Anası telefon edince, biraz fasulye gönder diye, karnım burnumda bunları ekerken yanımda yoktun, diyemezmiş insan. Fasulyenin kilosu varsın 5 Lira olsun, satın alacak olan düşünsün, ben organik tüketir, organik satarım, hazırcılara yedirmem der kendince tesellli olurmuş. 300 Lira maaşla çalışıp, 2 yılda 175 gram altına yatırım yapabildiğinde, aylık geliri 20 katı olan eşe öfke beslermiş insan, aylık 100 TL harçlığı çok görürse. Kendi kazandığından başkasına hayal ortağı olamazmış insan, eşi bile olsa. İşte böyle dertlenir dertlenir ağlarmış bu insan! Kendi kazandığıyla gelecek düşlermiş bir yandan.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 6 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Ben neden biriyle ağzımın tadıyla kavga edemiyorum, kızgınlarımı kırgınlıklarımı dile getiremiyorum, herkes gibi laf sokamıyor, söz çarptıramıyorum? Ne zaman beni inciten birine aynı dilden birşeyler söyleyecek olsam aniden adrenalin yükseliyor, ellerim titremeye başlıyor, kalbim hızlanıyor, kelimeleri şaşırıyorum. Bunları yaşamaktan korktuğum içinse kavga yapmaya yeltenemiyorum. Ne zaman yeltensem sanki suçluymuşum gibi heyecanlanıyor, elime yüzüme bulaştırıyorum. Bıktım kendimden, altta kalmaktan, söylemek istediklerimi söyleyememekten. Alevimi kolayca püskürtebildiğim tek kişi eşim. Bir de karşılık verse tadı tam çıkacak ya, neyse.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 9 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Hayat okuluna erken başlamamdan mıdır bilmiyorum, hep hayatını yaşayan insanları kıskanmışımdır. Özellikle ben bu yaşımda ikinci bebeğimi beklerken otuzunu geçmiş insanların hala bekar ve sorumluluk almamış olmaları beni delirtiyor. Eğer zamanı başa alsaydım asla evlenmez, sadece gönlüme göre yaşamanın peşinde olurdum. Kendimle çelişiyor gibi görünsem de içimde yaşayamadıklarımın özlemleri ve keşkeler dolu. Ama dengeli olsun canım, ne onlar bu kadar ertelesinler hayatı ne de benim gibi cahiller bu kadar acele etsin. Ne siz bana acıyan gözlerle bakın ne de ben size hırs ve kıskançlıkla. Bu kadar uçurum olmasın ama değil mi ya?
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 10 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Seni bekliyorum kızım; insanı insan olarak görmenin gerektiğini savunan ben bile sen kız olduğun için içimde sana karşı bilmediğim bir antipati ile, seni nasıl yürekten seveceğimi düşüne düşüne ve bu duygunun neden bu kadar yoğun olduğunu anlamayarak bekliyorum seni. Aslında en çok kadınların ezildiği bu dünyada sırf topu erkeklere atmayan ben, kadınları kadınların da ezdiğini savunan ben bir kadın olarak, kendi cinsimden olacağını bilip sana antipati duyuyorum. Kadınları kadınlara ezdiren duygunun belki de bu olduğunu bildiğimden vicdan azabı yaşıyorum. Erkeklerimizin bir kadın tarafından elimizden alındığını, bir kadın yüzünden aldatıldığımızı, anne ve kayınvalidelerimizden şiddet bile görebildiğimizi bilen, en çok sıkıntıyı annemden gören ben, bir kadın olan ben, bir kız annesi olmaktan korktuğum için derin vicdan azabı duyuyorum. Her gün bu duygularıma inat ben kendi kendime seni en güzel şekilde yetiştirip, sana sahip çıkacağıma söz veriyorum. Bilmiyorum, seni kucağıma aldığımda tüm bu olumsuzluklar bitiverecekmiş gibi geliyor. Sadece hasretle seni bekliyorum.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 10 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Epilasyon yaparken acı duymamak adına keşfettiklerim: 1) Daha kısa sürede daha fazla yüzeyde etkili epilasyon yöntemlerini tercih edin. Kısa sürede tüylerin kopması demek acı duyusu ani başlayıp ani bitecek demektir. 2) Asla tüyü alınacak bölgeye değil, alakasız konulara odaklanın ki beyin acıyı algılamasın. 3) Kesinlikle tüyleri güzelliğinize, temizliğinize mani olarak görün, onlardan tiksinin. 4) Epilasyon esnasında tüylerinize bakarken onlardan kurtulmak istediğinize kendinizi inandırın. 5) Eğer onları bedeninizle bütün olarak algılarsanız, beyin bedeninizin bir parçasından ayrılıyormuşsunuz gibi size acıyı yoğun hissettirecektir. 6) Kaşınma hissi ile epilasyona başladıysanız başarmışsınız demektir, epilasyon boyunca da bu devam edecektir ve daha az acı duyacağınız anlamına gelir, en azından bende böyle oluyor. 7) Hala acıyı yoğun hissediyorsanız kaymak gibi teni olanlardan ne eksiğiniz olduğunu kendinize telkin edin, edin, edin...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 11 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Ona hiçbir zaman yalan söylemedim ve yalancıktan bahanelerle avutmadım. Duyması gerekenleri yaşına uygun aktardım. Karanlık ve korku kelimesini bir arada kullanmadım ve öcülerle, havhavlarla korkutmadım. Doktora giderken ve gittiğimizde bile doktorun nasıl muayene yapacağını, gerekirse iğne bile olacağını, canının biraz acıyabileceğini fakat çok büyük bir acı olmadığını anlattım ve doktorlardan doktor abla ve doktor abi diye bahsettim. Hastanelerden hiç kokarak yetişmedi ve iğne bile olacağını bilse çıngar çıkarmadı. Ama ne zaman anneannesiyle az da olsa vakit geçirse; ya poposunu köpeklerin ısıracağından bahsederek karanlıktan kaçıyor ya da kendinin bile inanmadığı yalanların olasılığından bahsediyor. Şimdi anladım hala karanlıktan neden korktuğumu, geceleri tuvalete tek başıma neden gidemediğimi ve karakterimdeki nice olumsuzlukların sebebini...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|