|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 24 gün önce gönderdi.
|
Birkaç ay önce, yeğenimi durumları pek iyi olmadığı için gezmeye götürdüm. Önce sinemaya gidip çizgi film seyrettik(hayatında ilk kez sinemaya gidiyor), sonra en sevdiği yemekleri aldım yedirdim. Oradan da çarpışan arabaya, atlı karıncaya derken akşamı ettik. Ama o, dinlenmek için parkta oturduğumuz sırada gördüğü kavga eden iki güvercini gülmekten katıla katıla herkese anlattı, diğerlerinden bahsetmedi. Bazen bir çocuğu neyin ne kadar mutlu edeceğini kestiremezsiniz.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 24 gün önce gönderdi.
|
Hadi banyoda abdest alırken yanıma gelip "Abdest mi alıyorsun?" diye sordun; cevap vermeyince, "Neden beni ciddiye alıp cevap vermiyorsun?" diye bana sitem ettin anladım. Peki "Abdest alıyorum anne!" deyince "Abdest alırken konuşulmaz! Sana bunu kaç kere söyledim!" diye bana neden kızdın? Offf anne offf!
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 26 gün önce gönderdi.
|
1974 Kıbrıs Harekatında Rumları toplu mezarlara koyanlar arasında babam da varmış. Bana iki tane toplu mezarın yerini de söylemişti. Şimdi ekipler her yerde toplu mezar arıyor. Vicdanen düşündüğümde "Düşman olmalarına rağmen kayıplarını bulmaları onların da hakkı değil mi? Mezarına gidip dua okumak istemezler mi?" diyorum kendime. Ama diğer taraftan da toplu mezarlar bulundukça benim ülkem kötülenecek diye düşünüyorum. Düşündükce mideme ağrılar giriyor. Kahretsin; keşke böyle bir şeyi hiç öğrenmemiş olsaydım.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Bir arkadaşımla bir başka kız arkadaşın evine iftar davetine gidilir. Çok oturulmaması gerektiği konusunda yolda anlaşmaya varılır. Erkek olduğum için müsaade isteme görevi de bana verilir. Önce yemekler, sonra da tatlılar yenir. Yolda verilen kararı, ilerleyen vakitlerde unutunca kız arkadaştan bir SMS gelir. Ancak telefonda kayıtlı olmayan diğer hattan yollanan bu SMS'in kimden geldiği düşünülüp odadaki iki kızdan yardım almak maksatlı aynı mesaj onlara da yüksek sesle okunur: "Ya nu numara kimin biliyor musunuz? Baksanıza ne yazmış: Hadi, bıktım bu meymenetsizin suratına bakmaktan, kalkalım!" Ve mağmaya seyahat için kapıya doğru gidilir.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay önce gönderdi.
|
Tatil dönüşü arka koltukta kemer takmayan üç yaşındaki yeğenim için bir polis aracına yaklaşıyoruz ve "Memur bey, arkadaki çocuk kemer takmıyor. Biraz kızar mısınız?" diyoruz. Polisin ardarda soruları dumura uğratıyor bizi. "Hangi araba? Arkadan mı geliyor? Plakasını aldınız mı?" Aldık memur bey, aldık. Paniğe gerek yok...
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay önce gönderdi.
|
Öğrencilerin cesaretini artırmak, onları sürü olmaktan birey olmaya teşvik etmek için sürekli sizli bizli konuşan ben, her fırsatta onlara değer verdiğini ifade eden ben, onları tahtaya kaldırıp örnek soru çözdüren ve tebrik eden ben dün itibarıyla bu görevlerimden istifa ediyorum. Dün derste, "Yok mu tahtaya kalkacak?" dedim, cevap yok. "Yok mu ben bu sorunun canına okurum diyen?" dedim cevap yok. Veeee bilinçaltının dışa vurumu olacak, ağzımdan "Yok mu bu sorunun a...... bile korum diyen?" sözleri çıkıyor, yine ses yok. Daha ağzımdan çıkarken fark ettim ama ağzımdan çıkmış bulundu işte. Öğrencilerimle karşılaşmak istemiyorum. Madden, manen iflas ettim. Yol verin magmaya gideyim.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay önce gönderdi.
|
Ehliyetimi aldığım gün arkadaşlarımla Cuma namazına gitmiştik. Planıma göre namaz sırasında secdeye yatınca gömleğimin üst cebindeki ehliyet düşecek, arkadaşlarım da böylelikle yeni ehliyetimi görecekti. Namaz kılmaya başladık. İlk secdeye yatışta düşmedi. İkincisinde kendimi daha hızlı yere attım, yine düşmedi. Üçüncüsünde resmen amuda kalktım. Maalesef yine düşmedi... Artık son rekatta nasıl gaza gelmişsem kendimi öyle bir yere attım ki önce kafamı yere vurdum, ardından hızımı alamayıp öndeki dedenin sırtına çıktım. Ve, ve, ve, mutlu son... Yerdeki ehliyetimi gördükten sonra ne dedenin bastonunun acısı ne de kafamdaki kocaman yumrunun acısını hissetmiyordum...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay önce gönderdi.
|
Çok değerli site arkadaşlarım! Çocukluğunuzda pasta yiyemediğinizden veya kaleminizin küçük olduğundan utanıp şekilden şekile girmişsiniz. Benim çocukluğumda öğretmenimizin önemli öğütlerinden biri okula papuç ile gelmemizdi. Pabuç giymezsek hasta olurmuşuz. Çünkü ayakkabısı olmayan çok arkadaşımız vardı. Kışta, kıyamette yağmur çamur demeden öylece yalınayak okula gelirdik. Bezden yaptığımız topumuzu hepberaber oynardık. Ortaokul yıllarımızda 19 Mayıs törenlerine hazırlanırken öğretmenlerimiz bizi bez ayakkabı almaya zorlamaz, bez ayakkabısı olmayanlar beyaza boyasınlar derlerdi. Biz de ayağımızda ne varsa (lastik veya iskarpin) kireçle beyaza boyardık. Ve ayakkabısı olan olmayan, elbisesi yamalı veya ütülü bütün çocuklar hepbirlikte oynardık. Kimse kimsenin elbisesine ayağına bakmazdı. Hiç kimse kendinde eziklik hissetmezdi. Ne mutlu çocuklardık biz. İyi ki köyde büyümüşüm. Pasta mı? O da ne?
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay önce gönderdi.
|
İki yıl önce birinci sınıfları okutuyordum. Öğrencileri daha tam olarak tanımadığım okulun ilk günleriydi. Derste beslenme yapıyoruz. Öğrencilerin büyük çoğunluğu sandviç, meyve suyu, süt, elma vb. oluşan beslenmelerini peçetelerini de sererek sıralarına yaydılar. Güle oynaya yemek yiyen çocuklarımın arasında, en önde oturan bir çocuğumun ellerinin arasında gazete parçasına sarılmış bir şeyi evirip çevirdiğini gördüm. Yanına gittim ve elindeki gazeteyi açtığımda içinde çocuğun beslenmesi olduğunu gördüm. Ekmeğin köşesinden koparılmış içi boş bir parça... Evet içi bomboş bir ekmek köşesi. Yanında su bile yok. Çocuk gazetesini sıranın üzerine açtı ve ekmeğini kemirmeye başladı. Gözümün önüne sabah oğlumla yaptığım tartışma geldi. Ondan bir yaş büyük oğlum X marka süt olmazsa bundan sonra kahvaltısında asla ve asla süt içmeyeceğini söylemişti. Ben sınıf annesine para verip öğrencim için kantine sandviç yaptırmaya gönderdim. Biraz sonra sınıf annesi gelmeden çocuk yanıma geldi ve "Beslenmem bitti, tuvalete gidip ellerimi yıkayabilir miyim?" diye sordu. Evet beslenmesi bitmişti, yani içi boş olan ekmek köşesini kemirmeyi başarmıştı. Şimdi üçüncü sınıftayız onunla birlikte. Ben de her bayram ona ve iki kardeşine bayramlıklarını alıyorum. Okul ihtiyaçlarını karşılıyorum. Eline torbaları arkadaşları sınıftan çıktıktan sonra veriyorum. O an gözlerinde gördüğüm sevincin ve parıltının bana yaşattığı mutluluğu hiçbir şeye değişmem.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|