17 Mayıs 2008 Cumartesi
|
|
|
|
|
|
1 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Terminalde babamla otobüs bekliyoruz. Tam bitişiğimizdeki koltuğa iki Çinli arkadaş gelip oturdular ve başladılar Çince muhabbete. Öyle hararetli konuşuyorlar ki, gerçekten 5 dakika sonra başımız şişti. Babam kalktı ayağa, aklı sıra kızgınca bakıp susmalarını sağlayacakmış. "Baba, yapma etme. Bak bunlar uzakdoğulu, karete falan biliyorlardır, uçurmasınlar seni." dedim. Babamdan gelen cevap şu oldu: "Ne uçuracaklar! Zaten topu topu 30 kilo eder bunlar, yesem .ıçmam ben bunları be!"
17
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Güney Afrika izlenimlerim: 1-Cape bölgesindeki liberaller hariç herkes ırkçı. Siyahı, beyazı, Hintlisi, melezi hepsi birbirinden nefret ediyor. 2- Nüfus sanıldığı gibi sadece siyah ve beyazlardan ibaret değil, 2 milyona yakın Hintli, 4 milyon civarında "Coloured" denen siyah-beyaz-Malezyalı melezi halk mevcut. 3-Siyah çeteler tarafından işlenen hırsızlık, gasp, adam öldürme ve tecavüz vakaları ürkütücü boyutlarda. Beyazlar ve Hintliler korku içinde yaşıyor, siyah çeteler güpegündüz bile evlere girip önlerine çıkanı katlediyor. Nelson Mandela'nın eski eşinin malikanesi de soygunlardan nasibini almış. 4-Daha güvenli olan, Cape Town harici büyük şehirler ve bunların banliyölerinde bütün evler; elektrikli teller, yüksek duvarlar, alarm sistemleri ve güvenlik kameralarıyla çevrili. 5-Siyahlar arasında ilkel voodoo inanışları çok yaygın. 7-Beyazlar barbeküye çok düşkün. Barbekü sadece et kızartmaktan ibaret değil, envai çeşit yemekler, hatta tatlı bile yapıyorlar. 8-Kabile topraklarını bırakıp şehirlere göç eden milyonlarca siyah, mukavva ve tenekeden derme çatma barakalarda sersefil yaşıyor. 9- Yüksek doğum oranına rağmen AIDS yüzünden nüfus artmıyor. Her zenci kasabasının yanı başında devasa birer AIDS mezarlığı var. 10- Mandela ve halefi, Mbeki Xhosa kabilesine mensup oldukları için hükümet diğer kabilelere ayrımcılık yapıyor. Siyahlara zorunlu kota ayırma ve siyahlara ait işletmelere devlet kredisi gibi avantajlardan Zulular ve diğer kabile mensupları pek yararlanamıyor. 11- Televizyonda akşam haberlerinin İngilizce ve kabile dillerinde olan versiyonları arasında dağlar kadar fark var. 12-Siyahlar Güney Afrikalı beyazlardan, hele de Boer denen Felemenk asıllı beyazlardan nefret ediyor ancak beyaz turistlere genelde iyi davranıyorlar. 13-İngilizlerin Anglo-Boer savaşı sırasında Boer kadın ve çocuklarını toplayıp katlettiği toplama kampları müze haline getirilmiş. Bunları gezerken insanın tüyleri diken diken oluyor. 14- Güney Afrika dünyanın en muhteşem doğal güzelliklerine sahip. Burada son derece kaliteli yiyecekleri, şarapları, lüks ürünleri inanılmaz ucuz fiyatlara bulmak mümkün ancak her yerde insanın karşısına çıkan sefalet ve gittikçe kötüye giden genel durum maalesef burayı yaşanmaz hale getirmiş.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Annem musluk ve priz tamir ediyor, üçlü prizlerin kablolarını uzatıyor, kablolu TV'yi çekiyor, şofben monte ediyor (elektirikli, tüplü hiç fark etmez, doğalgazı daha tam çözememiş ama yakında yapacakmış) lavaboların altlarını söküp takıyor. Anneler gününde de hediye olarak matkap istiyor. Of anne ya, ben mi öğreteceğim sana; sen kadınsın ya!
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Deliler gibi sevdim seni. Yokluğunda nefes alamayacak, hücrelerini hücrelerimde hapsetmek isteyecek kadar. Hayat toz pembeydi. Bir sen vardın yeryüzünde, bir ben bir de aşkımız. Hiçbir şey seni benden, beni senden alamazdı, alamamalıydı. Doktordan döndüğünde sen raporuna göz atana kadar da hayatımın ekseniydin. Çocuk dahi istemiyorduk, sadece "biz" olmalıydık aşkımızın merkezinde. Hıçkırıklarla raporu okuduğumuzda, yıkılabilecek ne varsa yıkılmıştı hayatımda. Sen, aslanım, sen, tek sevdiğim, yıkılıyordun parça parça. Günlerce ağlaştık "biz"e vurulan bu darbeye. Günlerce sarıldık bizi koparmak isteyen bu illete nispet. Çıkar yol aradım göz yaşlarıma hakim olarak. Buldum sonunda. Madem seninle uzun bir hayat süremeyecektim, sen artık hayatımda yokken, "senden" bir parça ile katlanabilirdim belki yokluğuna. Çocuğunu doğurmak istiyordum. "Biz"den bir canı. Aşkımızın imzasını atmak istiyordum. Değil mi ki, doktorlar sana "Çocuğunuz olsaydı, onu kucağınıza alamazdınız 3-5 sene sonra..." demişlerdi. Ben seni pamuklara sarıp bakacaktım. Hem sana, hem yavrumuza. İyi ki, o kararı alabilecek kadar gençmişim, iyi ki, o kararın arkasında durabilecek kadar "ben"mişim. Bugün, aradan geçen 13 sene sonra, ardıma baktığımda, hayatımda verdiğim en güzel iki karardan biridir yavrumuz. Diğeri, senin olmak kararı. Bugün, yavrumuzun varlığında, tüm olumsuzluklarına karşın raporun, sen hala hayatımdasın ya, sen yavrumuzun büyüyüp serpilmesine tanıksın ya, sen sana olan aşkımı ve tutkumu hala çözemedin ya... Canın sağolsun, benimle kal yeter.
29
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|