07 Eylül 2008 Pazar
|
|
|
|
|
|
5 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Deliler gibi sevdim seni. Yokluğunda nefes alamayacak, hücrelerini hücrelerimde hapsetmek isteyecek kadar. Hayat toz pembeydi. Bir sen vardın yeryüzünde, bir ben bir de aşkımız. Hiçbir şey seni benden, beni senden alamazdı, alamamalıydı. Doktordan döndüğünde sen raporuna göz atana kadar da hayatımın ekseniydin. Çocuk dahi istemiyorduk, sadece "biz" olmalıydık aşkımızın merkezinde. Hıçkırıklarla raporu okuduğumuzda, yıkılabilecek ne varsa yıkılmıştı hayatımda. Sen, aslanım, sen, tek sevdiğim, yıkılıyordun parça parça. Günlerce ağlaştık "biz"e vurulan bu darbeye. Günlerce sarıldık bizi koparmak isteyen bu illete nispet. Çıkar yol aradım göz yaşlarıma hakim olarak. Buldum sonunda. Madem seninle uzun bir hayat süremeyecektim, sen artık hayatımda yokken, "senden" bir parça ile katlanabilirdim belki yokluğuna. Çocuğunu doğurmak istiyordum. "Biz"den bir canı. Aşkımızın imzasını atmak istiyordum. Değil mi ki, doktorlar sana "Çocuğunuz olsaydı, onu kucağınıza alamazdınız 3-5 sene sonra..." demişlerdi. Ben seni pamuklara sarıp bakacaktım. Hem sana, hem yavrumuza. İyi ki, o kararı alabilecek kadar gençmişim, iyi ki, o kararın arkasında durabilecek kadar "ben"mişim. Bugün, aradan geçen 13 sene sonra, ardıma baktığımda, hayatımda verdiğim en güzel iki karardan biridir yavrumuz. Diğeri, senin olmak kararı. Bugün, yavrumuzun varlığında, tüm olumsuzluklarına karşın raporun, sen hala hayatımdasın ya, sen yavrumuzun büyüyüp serpilmesine tanıksın ya, sen sana olan aşkımı ve tutkumu hala çözemedin ya... Canın sağolsun, benimle kal yeter.
29
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 19 gün önce gönderdi.
|
E hani sen Mecidiyeköy Metrosu Cevahir çıkışını sordun ya bana, ama sen sorunca ben hafif bir gülümseme ile "Bilmiyorum, ama öğrenirim." deyip merdivenleri inecektim. Yön tabelalarına bakıp öğrenip sana söylemek için geri gelecektim, ondan sonra sen teşekkür edip bana gülümseyecektin. Ben "Ben de o tarafa gidiyorum." deyip yolumu değiştirecektim. O tarafa doğru yürüyüp vedalaşacaktık. Sen beni platonikİM'e yazacaktın. Ben "Evliyim maalesef." diye şımarık bir cevap verecektim. Beraber üzülecektik. İyi de ben yön tabelasına bakmaya gidip geri döndüğümde sen neden başkasına sorup hemen gittin ki? Çok ayıp ettin. Buralardasın biliyorum, bulma beni!
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Resmi evraklardan uçak yapıp odasında uçuran ya da bardak altlığı olarak değerlendiren, bilgisayarı sadece arkadaşlık sitelerinde vakit harcayarak kullanan, mesaiye 10:30'da gelip 15:30'da giden, resmi kurum aracıyla sıkıldıkça birkaç personeli yanına alıp Polonezköy'e mangal yapmaya giden, kurumun verdiği cep telefonuyla 800'lü hatları aradığı için hakkında soruşturma açılan, sigaranın yeteri nikotini verdiğine inanmadığı günlerde nargilesini yakan, havanın çok sıcak olduğu günlerde odasında resmi kıyafetin altında şortla oturan, terlediğinde atletini odasındaki çiçeklerin üstüne asarak kurutan, mevsimi geldiğinde bahçedeki ağaçlara tırmanarak meyveleri toplayan, mesaiye gelen personelin kafasına üzüm taneleri atan sevgili amirim; hadi psikoloji branşında yüksek lisans yapmanı kabul ettik de imzalaman gereken evraklar için siyah tükenmez kalem verdiğimizde "Siyah dolma kalem istiyorum, devlet işi şakaya gelmez. Prensipli olmak gerekir." sözü ne anlam ifade ediyor senin için? Anlayan varsa gelsin beri...
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Lise sondayken telefona dalıp ocaktaki yağın yanarak alev almasına ve de mutfağın yanmasına sebebiyet veren, yangının büyüklüğüne rağmen bunu fark edemeyen, balkona çıkıp çevreyi kesen ve çevreden geçenlerin el kol hareketlerine "Lan, sapıklar da amma çoğaldı." deyip gülen, sonunda alevlerin balkona sıçramasıyla durumu fark eden ve bütün bunları kardeşinin üzerine atan kafadan sakat benim. Çığlıklarımıza koşup gelen, yangını söndürmek için tüpün hortumunu kesmeye kalkan kafadan sakat da eski kapıcımız. "Amca onu kesersen tüp patlar!"diyen 9 yaşındaki kardeşimse apartmanı havaya uçmaktan kurtaran fakat "Yangını o çıkardı!" diye suçlanan zavallıdır... Anne ve babama duyurulur.
16
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Boşanmak üzere olan abimle sebeplerini konuşuyorduk. Bir sürü bahaneyi saydıktan sonra en sonunda "Daha genç ve güzel bir kadınla beraber olmak istiyorum. Ne yani, aldatsa mıydım? Hiç değilse dürüstçe boşanmak istiyorum." diyerek gerçek sebebini söyledi. Abimi eskisi kadar sevemiyorum artık, üzgünüm abi; senin dürüstlük anlayışın bana uymadı.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 17 gün önce gönderdi.
|
Milletçe İtalya'ya gıcık olduğumuz dönemlerde ben ve arkadaşlarım yürüyüşe katılmıştık. ''İtalya şaşırma,sabrımızı taşırma''diye bağırarak yürürken, bir grup insanın ufacık bir adamın çevresini sarmış imza almaya çalıştığını fark ettik. ''Kim bu acaba?'' diye aramızda konuşurken, yanımızdaki arkadaş bizi aydınlattı. ''Arkadaşlar bu adam doğuda gazi olmuş. Ufacık boyuyla düşmanı perişan etmiş. Ondan herkes imza alıyor.'' dedi. Gittik, biz de imza aldık. Şimdi geriye bakınca buradan iki kişiye söyleyecek bir çift sözüm var: 1) Aylin Allah belanı vermesin. Madem bilmiyorsun sus be kardeşim. Bizi de yalan yanlış bilgilendirdin. 2) Halil Mutlu abi, kusurumuza bakma ya. Sen o kadar madalya al, lise çağındaki biz odunlar seni tanımıyalım. Valla çok ayıp oldu. Özür!
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Fen ve Teknoloji'den yazılı yapılır. "İnsanda üreme nasıldır?" sorusu sorulur. Kız öğrenciden gelen cevap aynen şöyledir. "Annemle babam gece yatar. Anneminki yuvarlaktır; babamınki uzundur, başı topaktır, kuyruğu vardır." Buradan sesleniyorum, atın beni öğretmenlikten!
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|