|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Çok büyük bir kaza oldu, çoook. Saatte 170 km. hızla, gözünü bile kırpmadan çarptın kalbime ve hayatta olup olmadığıma bile bakmadan, cama yapışan duygularımı bir silecek darbesiyle savurup etrafa gaza basıp gittin. Her gün onlarca araca kaza tespiti yapıyorsun, hasarlı parçaların değişimi için talimat veriyosun ama pert olmuş şu kalbimle ilgili yaptığın hiçbir şey yok! Her bakışımda siyah şapkanı afacan çocuklar gibi düzeltiyor gri Focus'una binip gidiyorsun. Sıkı bir itirafçı olduğunu düşünüyorum. Bir demet kır çiçeği topladım sana...
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Tarih öğretmenisin, her olaya tarihten örnekler vermende de bunun etkisi çok büyük, anladık. Ancak Arabistan'dan aldığın notebook'un klavyesinin, Arapça karakterlerini, sırf sana iyilik olsun diye, Türkçe karakterlerle değiştiren arkadaşını ne demeye; "Ben devşirme notebook kullanmam!" diye terslersin be adam? Böyle devam edersen tarihe; gelmiş geçmiş en büyük gerzek diye adın geçecek bilesin!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Yaşım kaç? 32. Emekli veya halen görevde general, albay gibi üst rütbelilerin sıkça geldiği bir hastanede askerlik yapıyor muyum? Evet. Benim rütbem ne peki? En düşük rütbeli subay yani asteğmen. Sabah sevdiğim bir onbaşımı kantinde görüp 20 metreden günaydın demek için "Asker!" diye bağırdım mı? Evet. Bahçedeki tüm erat ve rütbeliler irkilip, hatta bazıları oturduğu yerden kalkarak esas duruşa geçip bana baktı mı? Evet. Benim rütbem ne tekrarlayalım, asteğmen. Bu yaşta benden asker olur mu? Bilmem. Bu kafayla askerlik biter mi? Eh göreceğiz artık, hayırlısı. Rütbeyi gene tekrarlayalım ki unutmayalım; asteğmen. Tekrarlayalım...
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Bir varmış, bir yokmuş... Güzel bir ülkenin eğitimden sorumlu bakan sekreterinin kızı, uzak diyarlarda bir köyde öğretmenliğe başlamış. Herkesin eşit olması gereken o güzel ülkede, kızımız kendini ayrıcalıklı hissetmekteymiş. Tabii uzak diyarların yöneticileri, onun kendisini ayrıcalıklı hissetmesi için ellerinden gelen bütün özeni, ilgiyi ve şefkati ona göstermekteymiş. Güzel ülkenin bakanı ve hatta başbakanı, her fırsatta "Kimseyi kayırmıyoruz" deselerse de, tıpkı masallardaki gibi bir mucize olmuş ve uzak diyarların köyündeki öğretmen 6 ay geçmeden köyü terk eyleyip şehrin merkezine gidivermiş. Ne de olsa bu güzel ülkede tanıdığı olanların kayırılması, Ezop'tan daha eski zamanlardan beri yapılagelmekteymiş.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Kalbimi her kırdığında; reddedemeyeceğimi bildiği için, Carte d’Or profiterollü dondurma elinde, kapımı çalardı. O’nu gördüğümde, mideme kramplar girdiği için dondurmayı yiyemezdim; benim yerime de O yerdi. Ben O’nsuzken, Carte d’Or lezzetini doya doya yaşardım. Uzun yıllar süren büyük aşkınız biter, sevgiliniz gider ama Carte d’Or sizinle kalır. Dondurma benim için keyif verici, üzüntülerimi unutmama vesile olan bir yiyecektir. Giden sevgilinin ardından ağlarken bile, yanı başınızda Carte d’Or olması gerekir.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Hani çok güçlüydün, hani her şeyin vardı... Şimdi hastane kapısında annen için dua ederken, nasıl da çaresizsin değil mi? İşte şu an kendimi çok savunmasız ve yanlız hissediyorum. Ah be anne, kalk da sana sarılayım ve hiç bırakmayayım. Ne olur kalk artık.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|