24 Temmuz 2008 Perşembe
|
|
|
|
|
|
8 gün 22 saat önce gönderdi.
|
Unutulamayan eski sevgililer, gönderilmeyen mektuplar derken ben de yaşadığım farklı bir olayı anlatayım istedim. Hesapladım tam 12 sene olmuş. Önce mektuplarla başladı her şey. İmzasız, isimsiz, narin ve nahif bir kadının elinden çıktığı belli olan mektuplarla. Bana olan ilgisinden, sevgisinden bahsediyor ve tek bir şey istiyordu: " Hiçbir karşılık beklemiyorum, sadece size olan özlemim dayanılmaz hale gelince sizi görmeye gelebilir miyim?" Benzer duygular beslemiyordum ama elbette hayır diyemedim. Sonra haftada, ayda ya da birkaç ayda bir gelmeye başladı. 30'lu yaşların başlarındaydı. Narin, güzel yüzünü, kara gözlerini belli belirsiz bir hüzün çevreliyor, sesi çabuk titriyordu. Havadan sudan, günlük olaylardan konuşurken asıl amacının konuşmaktan çok bana bakmak olduğunu hissediyordum sanki. Evliydi, çocuğu vardı. Başka bir beklentisi olduğunu gösterecek davranışlardan özenle kaçındı. Sonra gelişlerinin arası uzamaya başladı. Son olarak da 1 yılı buldu. Bana olan özlemi sonunda bitti herhalde diye düşünürken, birkaç gün önce telefonla aradı. Çocuğunun sınav hazırlıklarıyla meşgulmuş, "Sınav sonrası sizi görmeyi arzu ediyorum." dedi, kapattı. Benzerini yaşayan oldu mu bilmem ama bu da böyle bir hikaye işte.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
29 gün 1 saat önce gönderdi.
|
Sokağımızın dişi kedisinin yeniden kızışması, etrafta peydahlanan erkek kedilerin alışılmamış azgınlığı, devamlı taciz ve hatta tecavüzleri; hiçbiri sorun olmadı da, dul komşumun, herkesin balkonlarda, pencerelerde olduğu saatte "Ne yapıyorlar bunlar böyle gabari bey?" diye bağırması sorun oldu. Basit bir açıklama bile, gülmekten yerlere yatan bu kadar insanın ortasında, hele de hazırlıksız yakalanınca çok zor olabiliyor komşum, affet!
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Basit bir evrak değişikliği için sabah 08.30'da bir devlet dairesine gittim. Evraklarımı teslim edebildiğimde saat 16.00 olmuştu. Sonucu 4 gün sonra alacak olmam ana para, görevli memurun "bütün dertlerimin sebebi sensin" muamelesi de faiziydi. Böyle günlerde memur maaşlarının yüksek olduğunu düşünmem de kaçınamadığım bir duygu.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Çantaları yerleştirirken arkamızdaki koltuğa küçük bebekleri olan bir çiftin oturacağını anlıyorum. Bebek huzursuz ve sık sık ağlıyor. "Anlaşıldı, bu 7 saat zor geçecek." derken baba bebeğini alıyor, minik elini tutup uzatıyor ve en önde sürücüden başlayarak bütün yolculara " Merhaba, ben Musti, iyi yolculuklar dilerim." diyerek tanıştırıyor. Yol boyunca da Musti'nin ağlamaları hepimize bir nihavend şarkı gibi geliyor.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 14 gün önce gönderdi.
|
İtiraf ediyorum bugüne kadar şöyle bir bakıp geçtiğim ve çok da önemsemediğim ağda itiraflarına haksızlık etmişim. Neden mi? Elektro çekilirken yapıştırılan bantlar unutulmuş. Ben de geç fark ettim. Sonuç; acılar içerisinde ve saatlerce sürmüş kadar uzun gelen, makaslı, jiletli bir işlem, göğüste uzaylıların yaptığı iddia edilen izlere benzeyen bir görünüm ve tövbekar ben. Bazen tüysüz olmak ne büyük nimetmiş...
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Zamanlar yokluk zamanlarıydı, yokluk da ayrılmaz parçamız.
Her çocuk gibi benim de bir has arkadaşım vardı. Memur çocuklarıydık, evlerimiz yakındı. Sabah buluşur, yamulmuş, pençeli ayakkabılarımız, olmayan paltomuz yerine bizi ısıtan kazaklarımızla karlara bata çıka okula giderdik. En büyük keyfimiz çok nadiren alabildiğimiz Nestle Damak çikolataydı. Bir günde yemeye kıyamaz, her gün bir küçük kare o, bir küçük kare ben ağzımıza atar, okula gidinceye kadar o tadın keyfini çıkarırdık. Okul bitti, ayrı şehirlere gittik. Birbirimizin izini kaybettik, ta ki birkaç ay öncesine kadar. Tesadüfen okuduğum bir haber, internetten araştırma, mail, telefon, mesaj derken hayat bizi yeniden karşılaştırdı. Eskileri, yenileri, yitirdiklerimizi yazıştık. Ancak belli bir yaşı geçenlerin anlayabileceği bir özlemle çocukluğumuzun geçtiği şehirde bir tarihte yeniden buluşmaya karar verdik. Buluşunca yapacağımız şeylerden birisi de bir sabah evlerimizin olduğu yerden okula kadar yürümek olacak. Arnavut taşlı daracık sokaklardan geçerken 45 yıl önce olduğu gibi cebimden bir adet Nestle Damak çikolata çıkaracağım, bir küçük kare ona verip bir küçük kare de kendi ağzıma atacağım. Diğerleri sokaktaki çocukların olacak. Ve eminim aynen yıllar önceki tadı alacağım.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Giden gençliğine mi yanarsın, kaybolan yıllarına mı? Yediğin dayaklara mı, çektiğin eziyetlere mi? Okuldan atılan, gözaltına alınan, tecavüze uğrayan, asılan, öldürülen arkadaşlarına mı? Hepsi boşunaymış. Pluton Oğlak'a geçiyor; kapitalizm çöküyormuş. Bize de Pluton sayesinde zaten çökecek bir şey için kendimizi çökertmenin hüznü kalıyormuş.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|