|
|
|
Bir arkadaşıma göre Sultanbeyli ana bulvar üzerinde çocuklu, sakat, çarşaflı, türbanlı, deli görünümlü, Roman kökenli her türden ne kadar dilenci varsa, alayı yabancı istihbarat elemanı. Kimisi MOSSAD'ın, kimisi CIA'in, kimisi MI5'ın, kimisi SAVAMA'nın... İçlerinde bir tek bizim istihbarat örgütünden kimse yokmuş. Bizimkiler yurttaşa güveniyormuş! Onlar verilen paraların değil, sokaktaki hareketlerin peşinde imiş. Hangi binaya kaç kişi giriyor, kim nereden ne alıyorsa hepsi tespit ediliyormuş. Ayrıca bu dilenci görünümlü istihbaratçılar (!) birbirlerinin hareketlerini de takip ediyorlarmış. Ben de öyle sık sık kimisine "Fatih ne haber?","Abla yağmurda açıkta dilenme. Kenarda bekle, yağmur çıkınca yardım iste." filan diye sohbet etmemeliymişim. Yoksa beni de fişlerlermiş. Sanırım bizimki epey paranoyak. Yoksa ben aksini düşünmek bile istemiyorum!
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
cosca,
Kadın
,
28
,
Ankara
|
6 ay önce gönderdi.
|
AmaAmaAmaAmaAmaaaa 'nın itirafını okuyunca yazmadan geçemedim. Babam 55 yaşında kansere yakalandı, çok zor günler geçirdi, tedavi oldu ve 7-8 yıl hiç sorunsuz devam etti hayatına. Ama hep olumluyduk, ailecek arkasındaydık. Bir gün evimizden bir ağlama sesi yükseldi, herkes babamın vefat ettiğini sandı, bize koştu. Evet evden biri ayrılmıştı ama o hasta babam değil, 28 yaşındaki dağ gibi abimdi. Bir trafik kazasıyla ayrıldı aramızdan. O güne kadar gayet sağlıklı olan babamın da hastalığı nüksetti o günden sonra. Ve babam kendini bıraktı, iyileşmek istemedi ve elimizden kayıp gitti. Burada 2 önemli şey var. Birincisi kimin ne zaman bu dünyadan ayrılacağı hiç belli olmuyor. Hasta, sağlıklı, genç ,yaşlı değil bunun kriteri. Ve ikincisi bu hastalığın en büyük ilacı moral ve inançtır. İnancınızı yitirmeyin.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|