11 Ekim 2008 Cumartesi
Rumuz
Parola

alyofobi

alyofobi
[İtirafçı]


569
atmosferdeliği, Kadın , 28 , Ankara
3 ay 26 gün önce gönderdi.
Sol kol altımdaki ağda bandını çekerken, sağ omzum çıktı. Her şey bir anda oldu, şaşkınım.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

589
çocuklarınanası, Kadın , 27 , İstanbul
3 ay 27 gün önce gönderdi.
10 gündür diyetteyim. Sadece yağsız tuzsuz sebze ve meyve yiyorum. 5 aylık tontonumla oynarken, tombul bacakları gözüme tavuk butu gibi görününce diyeti bıraktım.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

651
coldwinter, Kadın , 43 , İngiltere
3 ay 28 gün önce gönderdi.
Sarı saçların yıllar önce döküldüğü halde, cebinde hep tarak taşıdın bulut saçlı anamın saçlarını taramak için. Bir kadın; Mecnun gibi, yaşlanana kadar hiç ihanet etmeden, aynı aşkla nasıl sevilir, herkese gösterdin. Cebinde hiç vizite kartları, banka kartları taşımadın. Emekle, çalmadan-çırpmadan nasıl güzel yaşanır herkese gösterdin. Cebinde hep çocuklarının diplomasını taşımak istedin. "Kız çocukları okutulmaz" denen dönemde herkesi karşına alarak, dört kızını da okuttun. Herkese eşitliğin ne olduğunu gösterdin. "Babalar sevgisini göstermez" denen bir dönemde; hepimizi kedi gibi başında, kucağında, tepende koklaya koklaya, seve seve büyüttün. Sevginin utanılmayacak bir şey olduğunu herkese gösterdin. "Senin kızın komünist olmuş, hapse girmiş. Evlatlıktan reddet!" denen dönemde; hapishane önünden hiç ayrılmayarak, ziyaretlerde askerlerin ve cezaevi müdürlerinin gözlerinin dolmasına sebep olacak dayanışmanla herkese babadan dost olduğunu gösterdin. Kızların gizli gizli sevgilileriyle buluştuğu, babaların kızlarına zengin koca aradığı ve başlık parasının yaygın olduğu zamanlarda; "Kiminle evlenirseniz evlenin, sadece aşkla evlenmenize izin veririm" diyerek, herkese mutluluğun aslında o kadar zor olmadığını gösterdin. Evlenirken hepimize; "Kapıyı açık bırakıyorum, ne zaman isterseniz dönebilirsiniz. Ömrüm yettiğince sizin yanınızdayım" diyerek; bize yollara güvenli çıkmayı gösterdin. Karadeniz'in en yakışıklısı; şairin dediği gibi, hayatta ben en çok seni ve aşık olduğun kadını sevdim. İyi ki babamsın. Babalar günün kutlu olsun çakır gözlü adam...
14 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

688
alçakgabari, Erkek , 58 , Ankara
3 ay 29 gün önce gönderdi.
Çantaları yerleştirirken arkamızdaki koltuğa küçük bebekleri olan bir çiftin oturacağını anlıyorum. Bebek huzursuz ve sık sık ağlıyor. "Anlaşıldı, bu 7 saat zor geçecek." derken baba bebeğini alıyor, minik elini tutup uzatıyor ve en önde sürücüden başlayarak bütün yolculara " Merhaba, ben Musti, iyi yolculuklar dilerim." diyerek tanıştırıyor. Yol boyunca da Musti'nin ağlamaları hepimize bir nihavend şarkı gibi geliyor.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

449
ChaplinCr., Kadın , 33 , Yurtdışı
3 ay 29 gün önce gönderdi.
Yaptığım 3 doğum yüzünden vücudum öyle bozuldu ki, benimle beraber olduğu için kocama madalya takmak istiyorum.
15 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

609
kolçantası, Kadın , 36 , Ankara
4 ay önce gönderdi.
Yıllar evvel, kızım üç-dört yaşlarında, doktor muayenehanesinde sıra bekliyoruz. Ortam kalabalık, mekan dar. Kızım yaşının verdiği tüm enerji ve merakla bir saniye bile oturmuyor, oradan oraya koşuşturup duruyor, beni yoruyor, kontrol etmekte zorlanıyorum. Köşede, geldiğimizden beri annesinin kucağından hiç kalkmayan, kızımla aynı yaşlarda, dünya güzeli bir erkek çocuk takılıyor gözüme. Kızımın elinden tutup yanlarına gidiyorum. "Bak kızım, kardeş ne güzel hiç annesini üzmüyor, uslu uslu oturuyor yerinde" diyorum. Anneden gelen cevap kendimde, kızımın bir ömür yapacağı yaramazlıklara dayanacak gücü bulmama sebep oluyor. "O yürüyemiyor ki teyzesi. Onun için buradayız zaten"
4 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

542
papri, Kadın , 21 , İstanbul
4 ay önce gönderdi.
Lisede 2 ay okuldan kaçtım. Ailem bir şekilde ayarlayıp okula devam etmemi sağladı. Lise 2'deydim ve alan seçimi olduğu için sınıf eski halinde değildi, başka sınıflardan gelenler vardı. Onların içinde öyle biri vardı ki; zekaca farklıydı bizden ama tam da deli değildi. Sanırım sadece biraz zeka geriliği vardı ve ailesi para vermek suretiyle bizim okula yollamıştı. En önde tek başına oturuyordu ve ben 2 ay gecikmenin sonucu olarak onun yanına oturdum. Aradan 2-3 ay geçmişti, herkes onu kullanıyordu, kimi elinden yemeğini alıyor, kimi parasını alıyordu. Bense insanca davranmaya, anormal hareketler yaparsa görmezden gelmeye çalışıyordum. Bir gün dersin ortasında aniden dönüp önce saçımı çekti, sonra tokat attı bana. O an film koptu sanırım bende, önümdeki kitabı aldım ve ona vurmaya başladım. Ne kadar vurdum, bilmiyorum. Sonra da kalkıp sınıftan dışarı attım kendimi. Ağladım ağladım... Babası geldi okula, olayı anlattılar, sadece ''Haklısın kızım'' dedi. Ben haklı olmak istemiyordum, o anı geri almak ona vurmamış olmak istiyordum. Yıllar geçti, o bunları eminim ki hatırlamıyor, hatta ertesi gün unutmuştu bile. Ama ben yaptığım hayvanlığı unutamadım, aciz bir canlıya vurduğum gerçeğini (önce o bana vurmuş olsa bile) unutamadım. Vicdan azabımdan kurtulamadım. En önemlisi; anladım ki şiddetin telafisi yok, izleri kalıyor mutlak bir yerlerde ve hiçbir şekilde savunması da yok. Kimse birine vurup da ''Hak etti'' diye kandırmasın kendini, kimse haketmiyor.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

281
svaziland, Erkek , 35 , İstanbul
4 ay önce gönderdi.
Uzun yıllar zevkle tükettiğim "Kesmece Karpuz"un aslında Adana'nın veya benzeri bir ilimizin Kesmece ilçesinin dünya çapında nam yapmış meşhur bir ürünü olmadığını öğrendiğim an kahrolmuştum, zira yaşım böyle bir hatayı kabul eder nicelikte değildi.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

615
coldwinter, Kadın , 43 , İngiltere
4 ay önce gönderdi.
Liseye giderken, neredeyse birlikte büyüdüğümüz bir kedim vardı, ismi Osman'dı. Sarı-beyaz tüyleri vardı ve çok güzel bir kediydi. 12 Eylül'den bir süre sonra, ben siyasi şubeye girdiğimde uzun süre herkesle bağlantım kesildi ve ben de herkes gibi işkenceden payımı aldım. İşkence yapanların; bazen gülmek için, koridorda dolaşan bir kediye dahi elektrik verdiklerini görünce içimden geçenleri bir ben bilirim. Annemi ilk gördüğümde Osman'ı sordum. Sadece "İyi" dedi ve konuyu değiştirdi. Konuşmaları dinleyenler, gözlerim bağlı bir şekilde beni bir odaya alarak dayak atmaya başladılar. "Kim lan bu Osman, örgüt liderin mi? Çabuk adresini ver!" diye sorguya çekmeye başladılar. "Osman benim kedim" demedim, sadece sustum. Sonra cezaevi süreci derken, nihayet tahliye oldum. Hemen Osman'ı aradı gözlerim. Annem sonunda gerçeği açıklamak zorunda kaldı. Günlerce beni aramış Osman. Anneme soran gözlerle bakmış, annemin her gün ağladığını ve beni hala ortalarda göremeyince birşeylerin yolunda gitmediğini anlamış. Ve merdiven altına yerleşerek, günlerce ağlama sesleri çıkararak, hiçbirşey yemeden ölene kadar orada kalmış. Osman intihar etmiş. Suçluluk duygusu, acı ve çaresizlik içinde günlerce uyuyamadım. Bir daha hiç bir kediye yaklaşmadım, sevmedim. Özür dilerim Osman...
13 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

545
hınıkım, Kadın , 33 , Samsun
4 ay 1 gün önce gönderdi.
Dün hastalarımdan biri "Bizim komşulardan biri trenin altına atlayıp intihar etmiş. Psikolojik tedavi görüyormuş, siz tanırsınız" dedi. Daha fazla konuşunca kadını tanıdığımı anladım. Bir buçuk yıl önce, bu şehre yeni geldiğim zaman tanışmıştım, çocuğunu getirmişti bana, ama beş yıldır ağır depresyon ilaçları kullanmaktan bakışları ifadesizleşmişti, yaşadığının farkında bile değildi. Çok yoğundum, hastanede istediğim gibi zaman ayıramayacaktım. Eşine "Evime getirin. Normalde evde baktığım hastalardan ücret alıyorum, onu da istemem. Belki bir faydam olur" dedim. Bir defa getirdi, bir daha da onca ısrarıma rağmen, esnaf olmasına ve altında arabası da olmasına rağmen getirmedi. Çünkü ona ilaçları yutup yutup evin işlerini yapacak, ona ve çocuklara bakacak, anasının dırdırını çekecek, evden çıkmayacak ve bunları da hiç şikayet etmeden yapacak robot gibi bir kadın lazımdı ve iyileşmesini falan istemiyordu. Adamı en son bir yıl kadar önce, eşinin ilaçlarını yazdırmak için hastaneye geldiğinde gördüm. Şimdi o, ana-babası boşandığı ve üvey babası olduğu için aile sıcaklığını küçükken görememiş, çocukken çalışmaya başlamış, 16'sında belki mutlu olurum diye başka bir şehre gelin gelen ve bana "Ne olur söyleyin de beni size getirsin. Buraya gelmekten başka dışarı bile çıkamıyorum, evde esir gibiyim" diyen kadıncağız daha 26'sında arkasında iki çocuk bırakıp öldü. Böyle olmamalıydı, bir insan böyle yaşayıp, böyle ölmemeliydi. Kendimi suçlamadım, ben elimden geleni yaptım. Her ne kadar "İntihar edenler kesin cehenneme gider" dense de ben, ilahi adaletin istisnaları olabileceğini düşünüyorum ve hiç değilse, öbür tarafta mutlu olur belki diye düşünüp "Allah rahmet eylesin" diyorum, eder inşallah.
7 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım
Skip Navigation Links
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
...
96
97

anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.