|
|
|
emire,
Kadın
,
30
,
Ankara
|
10 ay 29 gün önce gönderdi.
|
150 YTL verip aldığım nemlendiricimi, el kremi sanıp ellerine süren Alzheimer olan anneanneme kızgınlığım, bugün öğleden sonra yeni aldığım kadife kapri pantolonumu gösterirken "Baaak, benim de var." dedikten sonra açıp basma çiçekli paçalı donunu göstermesiyle uçtu gitti. Canım benim ya, severim ben seni.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Ailem, bürokrat olan seks partnerimle 5 yıldızlı otelde buluşup seviştiğimi öğrendi. Abimin ilk sorusu "Ücreti kim ödüyor?" oldu. "Tabi ki ben." dedim. "Sorun yok o zaman." dedi... Ailece tuhaf olduğumuz belli oldu sanırım.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Tıp fakültesinin ilk yılında hepimiz çok meraklı ve heyecanlıydık. Bu sebeple 'Kim tıbbi bir araştırmaya katılmak ister?' sorusunu duyduğumuzda hemen el kaldırdık. Kimimiz güzel asistan ablaları, kimimiz deney hayvanlarını, kimimiz mikroskopları hayal ede ede tarif edilen odaya doğru hayaller içinde koşturduk. Odaya vardığımızda ucuna selobant yapıştırılmış olan cam çubukları elimize tutuşturdular. Asistan bize aynen şöyle söyledi: "Gidin bu bantları g.tünüze yapıştırın. Çubukla iyice bastırın. Sonra çıkarın, dokunmadan buraya geri getirin!" Araştırmanın konusunun 'Tıp fakültesi öğrencilerinde barsak parazitlerinin görülme sıklığı' olduğunu tuvalette cam çubuklarla k.çımızı karıştırırken anladık. (Bilmeyenler için açıklayayım. Parazit yumurtaları selobanta yapışıyor ve daha sonra bu bantlar incelenerek tanı konuluyor.) Daha ilk günden araştırma hevesimizi tabir yerindeyse k.çımızdan çeke çeke aldılar.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 19 gün önce gönderdi.
|
Büyük bir alışveriş merkezinde yüzüme dik dik bakan bir adamı fark ediyorum. Biraz tereddütten sonra, "Siz Doktor ... değil misiniz?" dediğinde, "Evet" diyorum. Reyonların arasında koşturan 6-7 yaşlarında dünya güzeli bir veledi çağırıyor ve "Öp amcanın elini, o olmasaydı sen şimdi çöp tenekesinde ..." diyor. O anda geldikleri günü hatırlıyorum. O da, babası tarafından sonlandırılması istenen bir gebelikti. Muayene odasında annesi ağlayarak "Hocam, ben bu çocuğu doğurmak istiyorum. "dediğinde anneden yana olmuş, hatta işi iyice abartıp gebeliğin devam etmesinin zaruri olduğu konusunda teatral bir nutuk çekmiştim. İyi ki de çekmişim; yoksa o yanakları şimdi nasıl mıncıklardım? Ve mıncıklarken, o zaman onu istemeyen babasının, "Çok sıkıştırıp oğlumun canını acıtmasa bari." diyen bakışlarını nasıl görmezden gelebilirdim?
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 19 gün önce gönderdi.
|
Klasik bir dizi düşünün. Büyük bir fabrika patronunun yakışıklı oğlu ve orda masa başı asgari ücretle çalışan fakir ama güzel kız. Dizilere göre esas oğlanın fakir ama güzel kıza aşık olması lazım değil mi? Yok, öyle değilmiş. Esas oğlan kendi dengi başka bir kızla severek evlenebiliyormuş. Bu diziler yüzünden salak oldum.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 19 gün önce gönderdi.
|
Alkışların en kralını 1995-96 eğitim öğretim yılında Van' da bir grup üniversite öğrencisinin evine baskın yapıp duvarda Ciwan Haco' nun posterini görüp "Bu kim lan" diye sorup, "Abi tanımadın mı? Ünlü Fransız bestekar Sivın Hako." cevabını aldıktan sonra tanıyormuş gibi "Haaaa!" diyen sevgili polis abimize gelsin.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 20 gün önce gönderdi.
|
Merak edenler için Kayseri: 1) Türkiye'nin yarıdan fazlasını gezmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki Kayseri ülkemizin en düzenli şehridir. Şehir, bir ova üzerine kurulu olduğu için rampa göremezsiniz. 2) Sanayisi oldukça gelişmiştir. Hatta olayı abartan işadamlarımız, tek seferde 150 fabrika temeli atarak Guinnes Rekorlar Kitabı'na girmeye hak kazanmışlardır. 3) Her ne kadar taklitçiler çıksa da sucuk ve pastırma bizimdir, bizim kalacaktır. 4) Kayseri insanı hayırseverliğiyle de ün salmıştır. Geleneksel hale getirilen hayırseverler gecesinde bir gecede toplanan para 300 milyon dolardır.(evet yanlış duymadınız) Rahmetli Kadir Has'ın ise sadece eğitim ve sağlık alanında yaptığı hayır miktarı ise 100 milyon doların üzerindedir. Bu sayede devlet üstün hizmet madalyası bile almıştır. 5) Şehre taşınmak isteyen arkadaşlar kesinlikle ve kesinlikle aylıklı ev kiralamayı düşünmesinler. Hele hele Türk parasına kiralamayı hiç düşünmesinler. Zira kiralar euro üzerinden yıllık peşin olarak alınır. 6) Paris belediye başkanının ilimize gelerek belediye başkanımızdan bilgi aldığı düşünülürse belediyecilik alanında ne kadar ilerlediğimiz de anlaşılır sanırım. 7) Sucuk ve pastırma haricinde mantı yağlama ve gül baklavası diğer enfes yöresel yemeklerimizdendir. 8) Yaz sıcağında insanlar Hisarcık, Talas, Hacılar ve Gesi'deki bağ evlerine giderler. Gesi Bağları türküsü de bize aittir bu arada. 9) Kayseri güzel ülkemizin görülmesi gereken illerindendir.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 21 gün önce gönderdi.
|
Kızcağız 16 yaşında, kaçtığı oğlan ise 20. Bir grup vatandaş giriyorlar karakola. "Şikayetçiyiz. Kızımızı kaçırdılar memur bey." diye bağrınmaya başlıyorlar. Dayanamayıp soruyorum. "Siz kimsiniz?" Biri cevap veriyor. "Ben kaçırılan kızın babasıyım." Diğeri "Abisiyim." Diğeri "Amcasıyım." Bir diğeri "Amca oğluyum." Biri "Annesiyim." Biri "Ablasıyım." Bir tanesi de "Ben kocasıyım." diye atılıyor. Adama bakıyorum, en az 45-50 yaşlarında. "Sen 16 yaşındaki kızın kocası mısın?" "Evet" diyor. "İki gün sonra düğünümüz vardı. Ama oğlanın biri kızı kaçırdı." Bu arada "Kızı da oğlanı da öldüreceğiz!" diye karakolun içinde bağıra çağıra ahkam kesiyorlar. Ne mi yaptım? Hepsini kovdum. Ne ifade, ne şu, ne bu. Siz 16 yaşındaki kızı zorla elin ciğeri beş para etmez babası yaşında adamına satın, sonra da kız sevdiğine kaçtı diye bunu namus meselesi yapın. Defolup gidin cehenneme kadar yolunuz var!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 21 gün önce gönderdi.
|
Haftasonu can sıkıntısından iki gazetenin televizyon rehberlerine varana kadar okudum. Program eleştirmenleri sözleşmiş gibi dizilerde su gibi insan öldürüldüğünü, bunun da kötü bir şey olduğunu çeşitli sözlerle belirtip eleştirmişler dizileri. Ülkemizin çeşitli yerlerinde her gün askerimiz çatışmada, polisimiz görevde şehit olarak, çocuklarımız derelerde boğularak, maganda kurşunuyla ölen gençler onar onar can verirken, entel dantel sanal yazarlara tek batan dizilerde ölenler. Ne gam ne tasa. Hey gözünü sevdiğimin medyası!
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|