|
|
|
faten,
Erkek
,
26
,
İstanbul
|
1 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Kola almak için bile bakkala telefon açarken, 1 bardak su için, 2 gün sabredebilmek demekmiş askerlik. En kısa mesafe için bile taksiye binerken, her gün onlarca kilometre yolu yürüyebilmek demekmiş askerlik. Burnun kanayınca doktora giderken, yaralı arkadaşının helikoptere taşınmasını, bacağındaki yarayı saklayarak izlemek demekmiş askerlik. ''Ben kimseye güvenmem'' derken, canını ''kardeşim'' dediğin birine emanet edebilmek demekmiş askerlik. Her şehit haberinde kahrolup, için için ağlarken, bir ölüp bin doğmak demekmiş askerlik. Öğrendim.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 7 gün önce gönderdi.
|
"İçki tüketim ortalamasının en yüksek olduğu il senin memleketmiş (Konya) abi." diyorum. "Doğrudur." diyor. "Yakışıyor mu Mevlana'nın torunlarına be abi?" diyorum. "Kendisi ne olursan ol, gel demiyor mu? Bz de geliyoruz işte" diyor. Susuyorum, susuyorum, susuyorum...
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Ne iki ayrı doğum günü partisi, ne pastalar, ne hediyeler, ne gelen telefonlar, ne e-postalar, ne sosyal paylaşım sitesinde duvarıma yazılan onlarca kutlama mesajı... Hiçbiri, doğum günümde haber bülteninde izlediğim belediyenin temizlik işçisine, sokakta yerleri süpürürken, çalışma arkadaşları ve şeflerinin getirdiği pasta kadar sevindirmedi beni. Bir de muhabirin "Kaçıncı yaşgününüz?" sorusuna, "İlk" cevabı yok muydu?
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Misafirliğe gelen yaşlı teyze hem ağlıyor hem anlatıyordu, gencecik, annesiz, babasız olan torununu evlenme vaadiyle kandırmış şerefsizin birisi. Kızımız hamile kalıp olay ortaya çıkınca çocuğun ailesi devreye girmiş. Kızımız doğurana kadar sahip çıkmışlar sonrada kucağında küçücük çocuğuyla getirip babannesinin kapısına atıvermişler. Kader ya işte karşısına onu o haliyle kabul edecek birisini göndermiş Mevlam. Çocuğu kendi öz evladı gibi bağrına basmış, o küçük melek de benimsemiş onu, kızımız ikinci çocuğunu dünyaya getirince delikanlı nüfus müdürlüğüne gitmiş, iki kızına da kimlik çıkartmış, ikisini de kendi nüfusuna yazdırmış. Şimdilerde ikisini de hiçbir ayrım yapmadan canından çok seviyormuş. İnsanların kendi çocuklarına çok gördükleri sevgiyi, kendisiyle hiçbir bağı olmayan bu masum yavruya gösterdiği için bence alkışların en büyüğü bu delikanlıya gitmeli.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Kocama sudan sebeplerle biraz canım sıkılıyor. Ama sabah çıkarken ona bir şey hissettrmiyorum. Ayak üstü konuşmak istemiyorum ayrıca sabah sabah tadı da kaçsın istemiyorum. Yol boyunca kırıldıklarımı, değiştirmemiz gereken şeyleri uygun bir dille nasıl anlatırım die kendi kendime düşünerek iş yerine geliyorum. Birkaç saat sonra yan masadaki erkek mesai arkadaşım karısıyla konuşmaya başlıyor. "Lan avrat, sabah sabah ağzımı bozacaksın benim, izin vermiyorum sana, bu gün evden çıkmak yasak sana! Zaten sabah kahvaltı da hazırlamadın, şimdiki aklım olsa senle evlenmezdim... vs" diye devam eden oldukça seviyesiz bir konuşma geçiyor aralarında. O sırada benim telefonum çalıyor. "Bir tanem sabah canın sıkkın gibiydi, sorular sorup üzerine gelmek istemedim, istersen öğle arasında dışarda bir yemek yiyelim veya biraz yürüyelim iyi gelir ne dersin?" diyen kocama telefonu kapatırken onu çok sevdiğimi söylüyorum ve akşam için kafamda hazırladığım konuşma metnini beynimden siliyorum.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Bir pastanenin önünde tanıdım onları. Ben arkadaşımı bekliyordum onlar vitrindeki rengarenk, çeşit çeşit pastalara bakıyolardı. O ana kadar benim için sadece 2 kirli çocuktan ibaretlerken, küçük olanın abisine "Abi sen hiç bu pastalardan yedin mi?" diye sormasıyla muhabbetlerine kulak kesildim. Hayır anlamında kafasını salladı abisi. Küçük olanı suratındaki en masum ifadeyle "Ben de" dedi. Abisi de "Hehe oğlum ben yemediysem zaten sen de yememişsindir" diye dalga geçti onunla. O an gözlerim doldu. Arkamı dönüp gittiğimde o küçük sesin vicdanımı rahatsız edeceğini biliyordum. Hemen onlara doğru yönelip "Aaa ne kadar güzel pastalarmış, ben hiç bunlardan görmemiştim. İçeri girip yiyelim mi?" dedim. "Bizi içeriye almazlar ki abla" dediler. "Sizin adınız ne?" diye sordum. Büyük olanı Mehmet küçük olanı Rıdvan'mış. Kalem satıyorlarmış. "Memnun oldum artık sizinle arkadaş olduk. Benim arkadaşlarımı içeriye alırlar" dedim. Garsonların tuhaf bakışları altında girip oturduk en güzel pastayı seçtik. Üzerinde futbol oynayan bir çocuk vardı. "Oğlum ben bacağını yedim, ben burnunu yedim" diye kıkır kıkır gülerek yediler pastalarını. Onlar pasta yerken mutlu oldu ben de onları seyrederken. Yaptığım çok küçük bir şeydi ama biliyordum ki o pastanenin önünden her geçişimde aklıma gelecekler ve vicdanım rahat olacak...
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Ben ülkücü, en iyi dostum bir Kürt milliyetçisi olunca, kalp kırmamak adına siyasete fazla giremiyoruz. Ben ona sinirlenince uluyorum, o da bana zılgıt çekiyor. Gülmekten mesele kapanıyor zaten. Ne gerek var silaha mermiye!
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Trafikte inanılmaz riskli bir manevrayla önüme fırlayan arabayı ileriki kavşakta sıkıştırıp durdurdum. İçinden inen iriyarı ve öfkeli genç adamı görünce her ne kadar dizlerimin bağı da çözülse metanetimi korumaya çalışarak ''Ne biçim araba kullanıyorsun, daha dikkatli olmalısın'' diyebildim güç bela. Bana cevaben ''Sana mı soracağım moruk'' demeseydi, kanımın beynime hücum ediş hızı böyle kuvvetli olmaz ve kendimde ''Tabi bana soracaksın, benim ehliyetim bile senin yaşın kadar zibidi'' deme cesaretini bulamazdım. Cesaretim onu öyle şaşırttı (hatta korkuttu)ki hiçbir şey demeden kocaman açılmış gözlerle arabasına binip gitti. Ben de günümün kalanını moruk ama zibidiye haddini bildirmiş bir moruk olarak mutlu geçirdim.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Yer ABD'de master yaptığım üniversitenin bir anfisi, konu ise herkesin atalarının nereden geldiği. Amerikalılar sırayla 1800'lü yılların sonlarında büyük dedelerinin nerelerden geldiğini anlatıyor, kimisi İrlanda, kimisi Norveç, kimisi de Alman asıllı olduklarını söylüyorlar ve sıra bana geliyor. Onlara atalarımın 1071 yılında Malazgirt Savaşı sonucunda Orta Asya'dan Anadolu'ya giriş yaptıklarını söylüyorum! Onlarsa nasıl olup da dedelerimi bu kadar eskiye dayanarak bildiğimi sorarak hayatlarının şaşkınlığını yaşıyorlar. Ama ben yalan söylemedim ki, vallahi doğru söyledim.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|