|
|
|
|
|
4 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Bizi birer stres topu ve köle yapan teknolojiden nefret ediyorum. Bilgisayarcıyım, iş yerinde bana ait iki, evde üç adet bilgisayar, tam donanımlı yol bilgisayarına sahip araba, evde hemen her odada bir televizon ve birer sinema sistemim var. Giyim hariç her türlü alışveriş internetten yapıyorum. Konuşmalar, planlar, notlar ve toplantılar sekreter olarak kullanılan PDA telefondan yapılıyor. Köyümü, sabanımı, pınar başı çeşmelerini özlemekte haksız mıyım? Hadi Ferdi abi, herşeyin fişini çekip köyümüze geri dönelim!
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Son günlerde okulumuzda yanıtlanamayan sorular; 1) Müdür yardımcısının tuvalete giderken taşıdığı torbada oda spreyi mi var? 2) Matematik öğretmeni çatıya çıkan merdivende mi eteğini yırttı? 3) Rehber öğretmen odasında yaktığı tütsülerden mi zehirlendi? 4) Okul aile birliği başkanı oda kapısının altındaki boşluğu niçin paspaslarla kapatıyor? 5) Bazı öğretmenler, öğrenci servis araçlarının arkasına neden çömelerek mevzileniyor? 6) Hizmetli personel kalorifer yanmadığı halde neden sık sık kalorifer dairesine girip çıkıyor? Şahsen ben bu soruların yanıtları ile sigara yasağı arasında bir bağlantı kuramıyorum. Kurabilene de aşkolsun!
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Annem ve babam öldüklerinde, ikisi de çok gençti. Arkadaşlarıma, akrabalarıma onların yokluğunu pek umursamıyormuş gibi görünüyorum ama sürekli içimde bir boşluk hissediyorum. İyi bir işim, iki tane evim ve bir arabam var. Etrafımdaki yaşıtlarımın çoğu benim sahip olduklarımı istiyorlar, ben de balkonda ailemle birlikte bir kahvaltı hayal ediyorum.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Göreve yeni başlayan arkadaşlarımızdan birinin yazdığı tutanak: "Genç kız erkeğin cinsel organını eline almış gidiyor geliyor, aynı anda öpüşüyor, erkeğin bir eli kızın sol göğsünde, bir eli eteğinin altında sağ kalçasını okşar vaziyette görülmüş olup" diye devam ediyor. Aslanım, senden polis molis olmaz!
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 15 gün önce gönderdi.
|
Kilo aldığımda, "Kilo aldın, biraz zayıfla" demek yerine, "Hadi tosunum, az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen sevgili kocam, ben sana kel olmandan dolayı "Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni" diyor muyum? Demiyorum!
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 18 gün önce gönderdi.
|
Küçükken nasıl bir hayal gücüne sahipsem artık, yazlığımızdaki havuza eğer kolluklarımı ayağıma geçirerek girersem suyun üstünde yürüyebileceğimi düşünmüştüm. Tabii bu denemem, daha ilk adımda baş aşağı dönmem ve suyun altını boylamamla son buldu. Neyse ki yakınlarda olan büyük kuzenim havuzunüstündeki bir çift ayağı gördü ve beni kurtardı. Neymiş, hayal gücünün sınırlarını zorlamayacakmışız.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
Bozzi,
Erkek
,
33
,
Ankara
|
4 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Evde yaptığı bir haylazlıktan dolayı abim tarafından cezalandırılan ve fırça atılan 3,5 yaşındaki yeğenim, gözleri dolu bir bakışla babasına verdiği "Üzerime gelme baba, görmüyor musun ağlamak üzereyim?" cevabı ile demagoji dalında oskara adaylığını ilan etmiştir, ahaliye duyurulur.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Toplantı var diye kırmızı bir gömlek giyilir. Amaç, tüm gözleri üzerinize çekmektir. Ancak ansızın gelen bir hapşırıkla tüm düğmeleriniz açılır ve tam da istediğiniz gibi, tüm gözler artık sizin üzerinizdedir.
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Sen kalp krizi geçirdiğinde hissettiğin o acıyı kalbimde hissetmek, doktorlar elektroşokla seni hayata döndürmeye çalışırken kapının diğer tarafında elimden hiçbir şey gelmeden ağlayarak beklemek, yoğun bakımda yatarken seni birkaç saniyeliğine görebilmek için hemşirelere yalvarmak, hayatımdaki en sevdiğim erkeği benden almaması için Allah'a dua etmek, bir daha seni asla üzmeyeceğime dair kendi kendime defalarca söz vermek, her an kötü bir haber gelecek korkusuyla telefonumu yanımdan 1 dakika bile ayırmamak, bunları yaparken bir yandan da güçlü görünmeye çalışıp aileme destek olmak... Tüm bunlar hayatımda hiç tatmadığım acıları tattırdı bana; ama en çok yüreğime dokunan, beni en çok ağlatan neydi biliyor musun? Hani hastaneden çıktıktan sonra sen evde yatarken; okula gitmeden önce "Hoşçakal." demek için yanına gelip seni öptüğümde, hasta halinle her seferinde arkamdan endişeli bir sesle "Paran var mı kızım?" diye sesleniyordun ya... Sen o halde bile bunu düşünüyordun ya; varsın param olmasın, yeter ki sen hep yanımda ol. Seni çok seviyorum canım babam...
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|