|
|
|
|
|
3 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Askerdeyken çarşı iznine çıkar çıkmaz önce camiye gitmemin sebebi, dini bütün biri olmam değil; nasıl bir özlemdir bilemiyorum ama, sürekli postalların içindeki zavallı ayaklarımın yün halıya temas etmek özlemini gidermekti.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Üç yıl öncesine kadar ucuz pazarlama taktiklerinin bende işe yaramayacağını iddia ederdim. Üç yıl önce her gelişinde ters davrandığım bilgisayar firmasının pazarlamacısı, yeni elemanlarıyla birlikte ofisime uğradı. Gerekli gereksiz birçok şey aldım. Birkaç ay sonra da o yeni elemanla nişanlandım.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Daha 10 yaşındaydım, annem ağlıyordu yine. Dayanamadım "Niye çekiyorsun ki bu adamı?" dedim. "Haklısın" dedi. O günden sonra hayatı paylaştık annemle, beraber yaşadık. Ama korkuyorum bazen, ben de onun gibi olur muyum diye. Sonuçta armut dibine düşermiş. Ama ben olmayacağım, üzmeyeceğim ne annemi ne sevdiğimi, herkesin önünde söz veriyorum.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Çantaları yerleştirirken arkamızdaki koltuğa küçük bebekleri olan bir çiftin oturacağını anlıyorum. Bebek huzursuz ve sık sık ağlıyor. "Anlaşıldı, bu 7 saat zor geçecek." derken baba bebeğini alıyor, minik elini tutup uzatıyor ve en önde sürücüden başlayarak bütün yolculara " Merhaba, ben Musti, iyi yolculuklar dilerim." diyerek tanıştırıyor. Yol boyunca da Musti'nin ağlamaları hepimize bir nihavend şarkı gibi geliyor.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Yaklaşık 4 yıllık evliyiz ve tıbbi nedenlerden dolayı çocuk sahibi olamayacağımız maalesef kesinleşti, sorun benimle ilgili. Bundan sonra kocamın bana olan bakışında bir değişiklik olup olmayacağını merak ediyorum. Şu sıralar, olaylar taze olduğu ve ben depresyonda olduğum için gayet iyi ve nazik davranıyor. Doğurgalığı olmayan bir kadın yarım kadın mıdır? Bir arkadaşım bana sorsa, onu avutmak adına; "Saçmalama, olur mu öyle şey? Kendine haksızlık etme, sen gerçek bir kadınsın hem de tüm güzelliğinle..." der ve onun kendini iyi hissetmesini sağlardım. Ama şimdi aynı durumda ben varım. Ne yapacağımı bilmiyorum, bundan sonra bana nasıl davranılacağını tahmin edemiyorum.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Sabah kalktığımda en güzel kahvaltılıklar ve en sevdiğim yiyecekler pişmiştir. Evde ben uyanana kadar çıt çıkmaz, herkes parmak ucunda yürür. Sofraya oturduğumuzda, çocuklar aldıkları notları (tabii yüksek olanları) söyler. Karım apartmandaki güncel haberleri (yani dedikoduları) anlatır. Akşam sofrada herkes hazırdır. En sevdiğim şarkılar çalar. Bir iki kadehçik de olsa parlatırız. Canımı sıkacak mevzular konuşulmaz. Çocukların bir istediği varsa da en az iki gün ertelenmiştir. Yemekten sonra kahvem gelir. En sevdiğim program açılır. İlgi ve alaka en üst seviyededir. Bir dediğim iki olmaz. Karım hep neşelidir. Şimdi buraya kadar anlattıklarım, despot bir baba olduğumu düşündürdüyse yanıldınız. Sadece o gece uzun ve tehlikeli bir görevden gelmişimdir.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Yıl 1992, Aralık ayı. Siirt'in Baykan ilçesinde görev yapan abimle yengemin yanındayım. 17-18 yaşlarında, yeni mesleğe başlamış, yengemin arkadaşları olan 4 hemşire kızla akşam yemeğinden sonra çaylarımızı içiyoruz. Derken bir patlama sesi. Birkaç saniyelik bir sessizlikten sonra 2. bir patlama sesi daha. Hemen ışıkları kapatıp yere yatıyoruz. Bulunduğumuz yer bir tepenin yamacında, askeriyeyle yanyana. Teröristler tepeden askeriyeye roketatarlarla saldırıyor. Asker de aşağıdan yukarıya ardı ardına ateş ediyor. Yattığımız yerden başımızı kaldırıp gökyüzündeki aydınlığı izleyebiliyoruz, ortalık cehennem yeri gibi. Çatışma yaklaşık yarım saat sürüyor. Biter bitmez kızlar paltolarını giyip abimin "Ben bırakayım." ısrarına aldırmadan, hızlı bir şekilde evden ayrılıyorlar. Hala cesaretlerine hayran kalırım. (Onlardan aldığım cesaretledir ki fakülteyi bitirince, yanıbaşımdaki İstanbul da şark görevinden sayılmasına rağmen Diyarbakır'ı tercih etmiş, il merkezine 120 kilometre uzaklıkta bir dağ köyünde çalışmıştım.) O yarım saatlik çatışma beni uzun bir süre etkilemişti. Şimdi orada görev yapan askerleri ve onların yollarını gözleyen annelerini düşününce, şehit haberlerini duyunca; aldığım nefesten, rahatça uyuduğum yatağımdan, keyifle içtiğim çaydan bile utanıyorum. Onların hakları nasıl ödenir bilemiyorum. Bir de üstüne bazı vatandaşların "PKK'lılara terörist diyemeyiz, onlar da davalarında haklılar" demelerine ise söyleyecek çok şey olmasına rağmen bir şey söyleyemiyorum. Ne diyeyim, sizi magma bile kabul etmez, püskürtür!
21
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
zigot,
Erkek
,
27
,
İstanbul
|
4 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Azar ve dayak yiyerek geldim bir yaşa kadar, aynı şiddetten annem ve diğer kardeşlerim de nasibini aldı. Fiziken buna karşı koyabilecek duruma geldiğimden beri, onlarla babam arasında bir kalkan vazifesi görüyorum. Artık herşey daha güzel ama diken üstünde geçen çocukluğuma üzülüyorum. Bazen dışarıda gördüğüm sıcak baba-oğul tabloları öyle içimi sızlatıyor ki, anlatamam.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|