|
|
|
|
|
11 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Market kasasında sıra beklerken önümde karısı ve üç çocuğuyla duran, halinden ve tavrından dar gelirli olduğu anlaşılan aile babasına eşinin; "Bunlar yine bir sürü şey aldılar Veli, mani olamadım." demesi üzerine cüzdanını usulca çıkarıp içindekilere baktıktan sonra; "Çocuklarıma feda olsun." yanıtını verdiği için samimi bir alkış rica ediyorum. Gönül zenginliği dedikleri bu olsa gerek.
17
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 11 gün önce gönderdi.
|
Her yıl 24 Kasım günü okula gidip sınıfa girince öğrencilerim beni hep "Öğretmenim canım benim" şarkısı söyleyerek karşılarlar ellerinde çiçeklerle. Benimse onların ışıl ışıl gözlerine bakarken aklıma hep aynı görüntü, kulağıma fısıldanan aynı ses gelir. Yıl 2002. Yine bir 24 Kasım yine bir öğretmene hediye verme günü. Birinci sınıf okutuyorum. Sınıfa girdim. Öğrencilerin ellerinde çiçekler. Yoksul bir semt, ellerinde ufak tefek hediyeler. Kimisi ambalajlı, kimisi gazete kağıdına sarılı. Ben sandalyede oturuyorum, onlar sırayla gelip öpüyorlar, ellerindekileri veriyorlar. Sonra zil çalıyor. Yerimden kalkmaya çalışıyorum. O sırada minik bir kız öğrencim beni çekiştiriyor. Eğiliyorum. Kulağıma "Öğretmenim, ben sana hediye alamadım ama cebine para kattım." diyor. Elimi ceketimin cebine atıyorum. Şimdiki parayla tahminen 25 kuruş gibi bir bozuk para buluyorum cebimde. O günkü gevrek parasını bana vermiş hediye alamadığından. Elimde para kalıveriyorum, gözler bana bakıyor heyecanla. "Sen beslenme yaptın mı Ü.. " diyorum. "Hayır" diyor. "Ben de yapmadım. Gel ikimiz bu parayla yemek yiyelim. Ben de çok acıkmıştım." diyorum. Kantine gidiyoruz beraber. Birlikte sandviç yiyip ayran içiyoruz. Ü.. bana yemek ısmarladığı için çok mutlu. Bense gevrek parasını aç kalma pahasına bana veren bu minicik yüreğin büyüklüğü karşısında kendimi nasıl hissedceğimi bilemiyorum. Her yıl 24 Kasım'dan bir gün önce Ü...'nün sesi kulağıma gelir. Ve ben her yıl 24 Kasım'dan önce başka Ü...ler de bu ezikliği yaşamasın diye öğrencilerimi sıkı sıkı tembihler, bana hediye getirmemelerini, benim için bir resim yapmalarını, mektup yazmalarını söylerim. Ve her 24 Kasım'da sınıfta hep beraber gevrek yiyip ayran içeriz. Onun yüzüğünü benimkinden daha kalın almışlar diye birbirleriyle rekabete giren öğretmen arkadaşlara bakarak.
25
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
COEUR,
Erkek
,
41
,
İzmir
|
1 yıl 11 gün önce gönderdi.
|
Platonikim'e; ''Hemen her gün Hatay Caddesi'nde beyaz Golden köpeğini gezdiren, karizma güzellik, sana yaklaşma cesaretimi toplayıp aptal aptal, 'Aaaaaa kocaman olmuş hala sokağa mı işiyor bu?' şeklinde saçmaladığım günü hatırladın mı? Ben aslında bakışlarınla ifade ettiğin gibi deli değilim vallahi, sadece heyecan. Ne olurdu burada olsaydın.'' diye yazan yakışıklı! O burada; ama işin kötüsü sevgilisi olarak ben de buradayım. Sayende köpeği -nefret ettiğim halde- her akşam artık ben gezdiriyorum. Sana saygılarımı sunmak için bekliyorum.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 23 gün önce gönderdi.
|
Kocamla çok erken yaşta, muhafazakar ailelerimizin isteği ile evlendik. Bana ailem tarafından öğretilen ahlak kuraları arasında karşı cinsle tokalaşmamak bile öğretilmişken evlendiğim fakat hiç tanımadığım bir adamla aynı yatağa girmek zorunda kaldım. İşin ilginç tarafı onu hala tanımıyorum. Hala kendimi zorlayarak birlikte oluyorum. Her şeye ama her şeye çouğum için katlanıyorum. Benim psikolojimi bozan aileme inat ona cinselliği, kızları, her şeyi anlatıyorum. Ve ben de bir itiraf.com annesi olarak ona şimdiden boxer giydiriyorum.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 24 gün önce gönderdi.
|
Asker olma zamanım geldiğimde şubeye gitmiştim. İlgili evraklardan sonra fiziksel muayene için bir salona gönderildim. İçerde altı yedi masa ve bir paravan var. Doktor olan -her halinden belli- paravan arkasında soyunmamı söylüyor. Ne kadar diyorum? İç çamaşırın kalsın nidası geliyor. Slip çamaşırım ve ben muayeneye hazırız. Doktoru paravanın arkasında beklerken içerden "Gel!" deniyor. Nasıl yani ya doktor buraya gelmeyecek mi diyorum içimden ve çıkıyorum yedi kişinin önüne. Birinci masaya yanaşıp dosyamı alıyorum elime ve adeta devlet dairesinde iş gördüren vatandaş edasıyla o masadan ötekine donla dolaşıyorum. Herkes mühür basıp imza işini hallediyor. En son ayakta olan doktorun yanına varıyorum. Şöyle bir bakıp tamam diyor, git giyin. Don seramonisi bitiyor. elimde dosyayla paravanda giyinirken içeri dört-beş asker adayı daha geliyor. Masadakiler ve doktorlar meşgul. Haliyle giyinen bana soruyorlar abi ne kadar soyunacağız diye. Bir an bu seramonide tek başıma oynadığım başrol heyecanı ve sıkıntısı ile içerdekiler geliyor aklıma ve sakince montumu koluma atıp dışarı çıkarken "Hepsini arkadaşım, hepsini." diyorum ve uzaklaşıyorum. Sol... Sağ... Soll sağ...
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 24 gün önce gönderdi.
|
Dedem bize oturmaya geldi. Ailecek oturduk dizi izliyoruz. Dedemin canı sıkılıyor belli ama ses etmiyor. Önce bir süre huzursuzca yerinde kıpırdanıyor. Sonra etrafta onu oyalayabilecek bir şeyler aramaya başlıyor. Gözleri kardeşimin laptopunun üzerine gelince bir anda yüzü aydınlanıyor. Allah Allah ne anlar ki dedem laptoptan diye düşünüyorum. Meraklanıp izlemeye devam ediyorum. Dedem yerinden doğruluyor, laptopu alıyor, yere koyuyor ve sonra üstüne çıkıyor! Ben daha dede ne yaptın bile diyemeden dedem bana sesleniyor: "X gel de bir bak hele, kaç kiloymuşum?"
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 24 gün önce gönderdi.
|
Temizlik konusunda hassas bir arkadaşımla bulaşıkları yıkarken sohbet ediyoruz. Bu arada gözüm yaptıklarına ilişiyor. Bardakları önce üzerinden buhar çıkan bir kovaya batırıyor akabinde maşa ile tutup başka bir kovaya batırıyor. Gözlerimde parlayan soru işaretlerinden anlamış olacak ki yaptıklarını açıklamaya başlıyor. "Güzelim bulaşıkları şokluyorum, mikropları önce ısıtıyor sonra aniden soğutarak öldürüyorum. Böylece hiç biri hayatta kalamıyor." Akla yatkın olmakla birlikte evde kurduğu bu düzeneğin işe yaramayacağını anlatmaya kalkmıyorum tabi ki, sessizce başımı sallayarak yaşadığım bu dumuru kendi kendime aşmaya çalışıyordum ki, soğuk sudan çıkmış bir çay bardağı çatlayarak fizik kurallarını arkadaşımın suratına tokat gibi çarptı. Fakat mikropları şoklayacak kadar bilime inan arkadaşım "Bu evde ne çok nazar var ya, yine kırıldı." diyerek bardaktan sonra beni de çatlatmayı başardı.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|