|
|
|
|
|
1 yıl 18 gün önce gönderdi.
|
Yıl 2002. Sakız Adası'nın karışısında bulunan Ürkmez-Gümüldür'de yazlıktayız. Komşumuz balığa çıkmış. Buraya kadar normal, ama komşumuz bir korgeneraldir ve balığa bir zırhlı eşliğinde çıkmakta sakınca görmemiştir. Paşam, anladık Türk karasularında fazla balık bulamadın ve açıldın, hadi aradaki hap kadar tampon bölgeden de yeterli verim alamadın, ama minik tekneni ve beraberindeki muhripi Yunan adasına yöneltmek neydi Allah aşkına? Hayır, sen sevine sevine anlatana kadar da anlamamıştık o kadar Yunan jeti niye uçuyor diye.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 23 gün önce gönderdi.
|
Tekirdağ tarafından İstanbul'a doğru gelirken polis durdurdu ve ehliyet, ruhsat istedi. İnceledikten sonra "Ceza yazacağım." deyince babam atıldı; "Suçumuz nedir memur bey?" Polis "Radara girdiniz beyefendi." deyince babam tarihe geçecek şu cümleyi söyledi; "Girdikse s..çmadık ya içine; çıkarız!"
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 23 gün önce gönderdi.
|
Asker olma zamanım geldiğimde şubeye gitmiştim. İlgili evraklardan sonra fiziksel muayene için bir salona gönderildim. İçerde altı yedi masa ve bir paravan var. Doktor olan -her halinden belli- paravan arkasında soyunmamı söylüyor. Ne kadar diyorum? İç çamaşırın kalsın nidası geliyor. Slip çamaşırım ve ben muayeneye hazırız. Doktoru paravanın arkasında beklerken içerden "Gel!" deniyor. Nasıl yani ya doktor buraya gelmeyecek mi diyorum içimden ve çıkıyorum yedi kişinin önüne. Birinci masaya yanaşıp dosyamı alıyorum elime ve adeta devlet dairesinde iş gördüren vatandaş edasıyla o masadan ötekine donla dolaşıyorum. Herkes mühür basıp imza işini hallediyor. En son ayakta olan doktorun yanına varıyorum. Şöyle bir bakıp tamam diyor, git giyin. Don seramonisi bitiyor. elimde dosyayla paravanda giyinirken içeri dört-beş asker adayı daha geliyor. Masadakiler ve doktorlar meşgul. Haliyle giyinen bana soruyorlar abi ne kadar soyunacağız diye. Bir an bu seramonide tek başıma oynadığım başrol heyecanı ve sıkıntısı ile içerdekiler geliyor aklıma ve sakince montumu koluma atıp dışarı çıkarken "Hepsini arkadaşım, hepsini." diyorum ve uzaklaşıyorum. Sol... Sağ... Soll sağ...
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 27 gün önce gönderdi.
|
Yazılı kağıtlarını okurken öğrenci isimlerini ve sonra da aldıkları notları deftere yazan arkadaşıma sıradaki ismi okuyorum: E.... Negünekaldım. Önce duraksamama, sonra da nefesim kesilene kadar gülmeme sebep soru zat-ı muhteremden geliyor: "Sonuna soru işareti koyulacak mı?" El-insaf, böyle bir soyisim mi olur?
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Uzun zamandır bir ilişkisi olmadığını, içinde biriken sevginin çok büyük olduğunu örneklerle anlatıyor. Sonra da kısaca özetliyor kendince: ''X demem o ki, bendeki şey çok büyük; sen de tamam dersen...'' İçindeki sevgiyi kastetmiştir değil mi?
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Bir alkış da mesleki anons ekipmanlarını her fırsatta kullanan polis abilerimize gelsin. Zira tıklım tıklım dolu olan otobüse bindiğimizde: "Kaptan, basen dışarda kaldı, kapatma kapıyı, sıkışacak! Kapatmaa!" diye bağırmak suretiyle kız arkadaşımı depresyona soktu kendileri!
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|