29 Ağustos 2008 Cuma
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Seninle tanıştığımızda, hamile kaldığım ve çocuğumu doğurmayı çok istediğim için ailem tarafından terk edilmiş, işimden çıkartılmış, o adamın evli olduğunu öğrenmiş, "Beni ve karımı rahatsız etme" deyişinin ardından kendisinden bir daha haber alamamıştım. Evime geldiğin ilk gece başımı güzel gögsüne koyup günlerce ağladım. Gençtin, yakışıklıydın, yüzünde ışık vardı. Beni sadece sıkıca sardın, saçlarımı okşadın, hiç bırakmadın. Göğsünde huzur, sevgi, mutluluk buldum. "Bundan sonra gölgen gibi yanındayım." dedin. Beni sevdin, korudun, iyileştirdin. Yaralarımı sardın tek tek. Kızım olacağını öğrendiğinde "Kızım geliyor, Delal geliyor!"deyip sevinçten ağladın. Şimdi kızımızla ilgili planlar yapıyor, benden daha büyük bir heyecanla onu bekliyorsun. Seninle yeniden doğdum. Kızım da, ben de hayattaysak, geleceğe umutla, inançla bakıyorsak senin sayende. Kelimeler yetmiyor sana duyduğum sevgiyi, minneti anlatmaya. Sağol, çok ama çok sağol.
16
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Bu akşam kapıcımız elinde bir kilo elma, bir kilo ıspanak, yarım kilo domates ile kapımı çaldı. "S..., sizin evden doğru dürüst çöp çıkmıyor. Hanımla konuştum, çöp çıkmayan evde yemekte yoktur diye. Bunları aldık şimdilik, yanlış anlamayın öğrencisiniz, aç kalmayın. Hiç yoksa, arada bir bize uğrayın Allah ne verdiyse yeriz." dedi. Daha önce bu kadar utandığımı hiç hatırlamıyorum. Adama diyemedim ki; midem çok hassas, bir gün yediğim şeyi ertesi gün yiyemiyorum, evde her gün en az 2-3 çeşit yemek yapıyorum. Her sabah okula giderken bir yığın yemeği sokağın başındaki kedi köpeğe götürüyorum, giderken çöpü de atıyorum diye. Düşündükçe halen gözlerim yaşarıyor, onlar gerçekten fakir! Bu iyi niyetlerinin altında kalmamak için de çocuklarına sürekli bir şeyler almaya başladım, yakında ben de iflas edeceğim ama feda olsun.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Sevgilimin ailesiyle tanışmak için tam bir ayım var. Karşılarına seksen kilo ağırlığında bir tosuncuk olarak çıkmamak için diyete girdim. İleride kayınvalide sorunlarıyla uğraşacağımı düşünerek "Değmez." deyip diyetten vazgeçtim. Ama sonra "Aman bunu mu bulmuş?" demesinler diye tekrar diyete girdim. "Beni seven böyle sevsin!" deyip tekrar vazgeçtim diyetten. İş ciddiye binerse "Aman kızım gelinlik giyeceksin, dikkat et zayıfla biraz." deyip tavsiye vermeye kalkarlarsa sinir olmayayım diye bir daha diyete girdim. "Topu topu bir ayım var zaten, kaç kilo verebilirim ki?" diye düşünüp yeniden diyeti bozdum. İyice sinirim bozuldu, kilo vereceğim varsa da veremez oldum. Şimdi tekrar diyete gireyim istiyorum ama bir iç ses beni tam da buzdolabının önünde durduruyor. Sevgilimse kör herhalde, beni hala altmış beş kilo sanıyor. Yaz da geliyor. Hep siyah giymek de nereye kadar? Bu yap boz tahtasından ne zaman kurtulacağım ben ya?
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Sabah uyandığınızda yanınızda "yaşayan ölü" tipinde biri ile karşılaşırsanız, benim gibi korkmanıza gerek yok. Yalnızca saçını sarıya boyatmış bir Çinlidir. Gece gece biraz da içince fark edilmiyorlar ki!
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Büyük bir firmada üstdüzey yöneticiyim. Kadromda bulunan yaklaşık 1500 kişiden 200 tanesini işten çıkarmak zorunda kaldım. Bu yaşıma geldim, hiç bu kadar acı çekmemiştim. Tarifi mümkün olmayan lanet bir duygu bu, gecelerce uyuyamadım resmen. Bir ara istifa etmeyi bile düşündüm ama mecburen listeyi hazırlayıp yönetim kuruluna verdim. Hala kendimde değilim, isimleri belirlerken 1 kişiye bile haksızlık ettim mi acaba sorusu içimi kemiriyor.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 4 gün önce gönderdi.
|
O'nu çok seviyorum; çünkü 1) Bana yıllardır gözlerinde hep aynı sevgi ve ilgiyle bakıyor. Ne zaman üşüdüğümü, ne zaman yorulduğumu ben söylemeden anlamaya çalışmasına bayılıyorum. 2) "Ben erkeğim" havalarına girip ağlamaktan veya aşkını söylemekten hiçbir zaman kaçmıyor. Erkekliğin, duygusuzluk anlamına gelmediğinin ne mutlu ki farkında benim sevgilim. 3) Özel günleri benden daha fazla önemsiyor. Yıldönümlerini geçtim; buçuklu ay dönümlerimizi bile onun isteği üzerine kutluyoruz. 4) Üzerimde hiç baskı kurmuyor. Giyimime, tavırlarıma, arkadaşlarıma her özgür insan gibi kendim karar verebiliyorum. Çünkü bizim aşkımız zorunlu bir esaret değil; sımsıkı güven bağıyla çevrelenmiş kocaman bir aşk yumağı. 5) İnanılmaz özgün sürprizler yapıyor bana. "Normal günlerde bile böyleyse; bu çocuk sana nasıl evlenme teklif eder kim bilir"in tasasına düştü bile şimdiden arkadaşlarım. Açıkçası ben de çok merak ediyorum. 6)Değer vermeyi, dokunmayı biliyor. Ağladığımda hiç bitmeyecek gibi dökülen gözyaşlarımı tek tek, sabırla silebiliyor. Islak kirpiklerim, zonklayan gözlerim öpücüklerine hasretken bunu anlıyor ve beni sıkıca göğsüne bastığında tarifsiz bir güvenle doluyorum. O anda, üstesinden gelemeyeceğim tek derdin “onsuzluk” olduğuna inanıyorum. 7) Bazen denize döndürüyor yüzümü. Sahildeki demir çubuklara yaslanıp ‘birbirine aşık balıklardan’ bahsedecek kadar çocuklaşabiliyor bazen. 8) Kimi zaman yaşça daha da büyüyor; gölgesine sığınacağım koca bir dağ olup açıyor kollarını bana. Ona şarkı söylememi istediğinde, beni gözleri kapalı koklayarak öptüğünde, bana “Hayatımsın” dediğinde anlıyorum; ben onu gerçekten çok seviyorum!
20
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|