24 Temmuz 2008 Perşembe
|
|
|
|
|
|
1 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Arabadayız. Bir türlü daha önce girdiğimiz sokağı bulamıyoruz. Gidiyoruz gidiyoruz. Artık gerektiğinden fazla uzağa gittiğimizin farkındayız ama geri de dönmüyoruz. Teyzem; "Ya sanki daha gerideydi. Bu kadar gitmiyorduk ki!" diye hayıflanırken, diğer teyzem; "Ya baksanıza neredeyse dere yoluna geldik! Bu kadar da uzakta değildi ki." diyor. Tam bu esnada en gerçekçi yorum anneannemden geliyor; "Benim daha önce buraya geldiğimizde çişim gelmiyordu! Çişim bile geldi! Çok uzaklaştığımız buradan belli!" diyor. İkna oluyor, geri dönüyoruz.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Kızım olmayacak bir şey istedi. "Olmaz." dedik. Israr etti, ağlamaya başladı (en büyük silahlarıdır çocukların). Karşıma aldım, "gel konuşalım kızım." dedim. Yüzünü ekşitti, "Olmaz, bana ne!" diye kaçtı. Peşinden gittim, "Neden konuşmuyoruz bakayım?" dedim. Cevabı beni kahkalara boğdu. "Ama baba, konuşunca hep sen haklı çıkıyorsun!"
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Kundaktayken; annem üzerimde duran bir akrep bulmuş, ama akrep bana zarar vermemiş. 5 yaşında; havuza düşmüşüm, yaklaşık 5 dakika sonra farkedip çıkarmışlar. 16 yaşında; ayağımın dibinden yaklaşık 100 km hızla bir araba geçip, beni sadece serinletti. 17 yaşında; içinde sadece ben ve servis şoförümüzün olduğu minibüs, ben indikten hemen sonra kaza yaptı ve şoför öldü. 18 yaşında; ağır, ölümcül bir hastalıktan ölecek diye beklerlerken, ben doktorların şaşkın bakışları arasında iyileştim. 26 yaşında; bir kazadan dolayı çok kan kaybettim, bayılmışım ama ölmedim. Dokuz canlıyım galiba....
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Liseye giderken, neredeyse birlikte büyüdüğümüz bir kedim vardı, ismi Osman'dı. Sarı-beyaz tüyleri vardı ve çok güzel bir kediydi. 12 Eylül'den bir süre sonra, ben siyasi şubeye girdiğimde uzun süre herkesle bağlantım kesildi ve ben de herkes gibi işkenceden payımı aldım. İşkence yapanların; bazen gülmek için, koridorda dolaşan bir kediye dahi elektrik verdiklerini görünce içimden geçenleri bir ben bilirim. Annemi ilk gördüğümde Osman'ı sordum. Sadece "İyi" dedi ve konuyu değiştirdi. Konuşmaları dinleyenler, gözlerim bağlı bir şekilde beni bir odaya alarak dayak atmaya başladılar. "Kim lan bu Osman, örgüt liderin mi? Çabuk adresini ver!" diye sorguya çekmeye başladılar. "Osman benim kedim" demedim, sadece sustum. Sonra cezaevi süreci derken, nihayet tahliye oldum. Hemen Osman'ı aradı gözlerim. Annem sonunda gerçeği açıklamak zorunda kaldı. Günlerce beni aramış Osman. Anneme soran gözlerle bakmış, annemin her gün ağladığını ve beni hala ortalarda göremeyince birşeylerin yolunda gitmediğini anlamış. Ve merdiven altına yerleşerek, günlerce ağlama sesleri çıkararak, hiçbirşey yemeden ölene kadar orada kalmış. Osman intihar etmiş. Suçluluk duygusu, acı ve çaresizlik içinde günlerce uyuyamadım. Bir daha hiç bir kediye yaklaşmadım, sevmedim. Özür dilerim Osman...
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Dün hastalarımdan biri "Bizim komşulardan biri trenin altına atlayıp intihar etmiş. Psikolojik tedavi görüyormuş, siz tanırsınız" dedi. Daha fazla konuşunca kadını tanıdığımı anladım. Bir buçuk yıl önce, bu şehre yeni geldiğim zaman tanışmıştım, çocuğunu getirmişti bana, ama beş yıldır ağır depresyon ilaçları kullanmaktan bakışları ifadesizleşmişti, yaşadığının farkında bile değildi. Çok yoğundum, hastanede istediğim gibi zaman ayıramayacaktım. Eşine "Evime getirin. Normalde evde baktığım hastalardan ücret alıyorum, onu da istemem. Belki bir faydam olur" dedim. Bir defa getirdi, bir daha da onca ısrarıma rağmen, esnaf olmasına ve altında arabası da olmasına rağmen getirmedi. Çünkü ona ilaçları yutup yutup evin işlerini yapacak, ona ve çocuklara bakacak, anasının dırdırını çekecek, evden çıkmayacak ve bunları da hiç şikayet etmeden yapacak robot gibi bir kadın lazımdı ve iyileşmesini falan istemiyordu. Adamı en son bir yıl kadar önce, eşinin ilaçlarını yazdırmak için hastaneye geldiğinde gördüm. Şimdi o, ana-babası boşandığı ve üvey babası olduğu için aile sıcaklığını küçükken görememiş, çocukken çalışmaya başlamış, 16'sında belki mutlu olurum diye başka bir şehre gelin gelen ve bana "Ne olur söyleyin de beni size getirsin. Buraya gelmekten başka dışarı bile çıkamıyorum, evde esir gibiyim" diyen kadıncağız daha 26'sında arkasında iki çocuk bırakıp öldü. Böyle olmamalıydı, bir insan böyle yaşayıp, böyle ölmemeliydi. Kendimi suçlamadım, ben elimden geleni yaptım. Her ne kadar "İntihar edenler kesin cehenneme gider" dense de ben, ilahi adaletin istisnaları olabileceğini düşünüyorum ve hiç değilse, öbür tarafta mutlu olur belki diye düşünüp "Allah rahmet eylesin" diyorum, eder inşallah.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Türk hamamını beğenmeyip spa'lara yüzlerce dolar bayılanlara, "Bir şeyi kırk kere söylersen olur" lafını saçma bulup "Secret" kitabını yutarcasına okuyanlara (sonuçta aynı mantık: ikisi de çok söylenen bir şeyin gerçekleşeceğini anlatıyor), kendi tarihini lise sayfalarında bırakıp Hollywood yıldızlarının hayatlarını hatmedenlere, Mevlana'yı, Yunus Emre'yi tanımayıp saçma sapan tarikatlara merak salanlara, şehit cenazelerine duyarsız kalıp tırnağı kırıldığında dünyası başına yıkılanlara sinir oluyorum.
21
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Babam son bayiler toplantısında herkese geceyarısı otel odalarında bulunmalarını, hepsine bir sürprizi olduğunu söyledi. Müdürüne de sürprizin rus hanımlar eşliğinde geleceği dedikodusunu yayması talimatını verdi. Tam geceyarısı her bayinin kapısı, arkalarından habersizce gelen otobüsten inen biricik hanımları tarafından çalındı. Sabah kahvaltısında her bayinin suratı gerçekten görülmeye değerdi.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Kemoterapi gören arkadaşım “Yaşasın! Uzun süre kıldır tüydür uğraşmak zorunda kalmayacağım, tertemiz yapacak beni bu meret” dedi. Ben de hayata bu kadar bağlı, tüm bu sıkıntıları atlatacağından emin olan, bu haldeyken bile kendisine takılan çelmeyi umursamayan ve yaşayacağından şüphe duymayan, kemoterapiyi kendi lehine bir olay olarak gören kişiye bakıp, hayattan yediğim tek rüzgârda yıkılmış olmanın mahcubiyetini yaşadım.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 15 gün önce gönderdi.
|
5 yıl ingilizce mühendislik eğitimi alan ben, yabancı dilimi nerede mi kullanıyorum? Kahvede arkadaşlarımla eşli okey oynarken. Ortağımın da ingilizce bilmesi, aramızda muazzam bir iletişim gücüne sebep oluyor ve kazanan hep biz oluyoruz. Ben 5 sene bunun için mi okudum diye düşünüyorum bazen...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|