07 Eylül 2008 Pazar
|
|
|
|
|
|
2 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Liseye giderken, neredeyse birlikte büyüdüğümüz bir kedim vardı, ismi Osman'dı. Sarı-beyaz tüyleri vardı ve çok güzel bir kediydi. 12 Eylül'den bir süre sonra, ben siyasi şubeye girdiğimde uzun süre herkesle bağlantım kesildi ve ben de herkes gibi işkenceden payımı aldım. İşkence yapanların; bazen gülmek için, koridorda dolaşan bir kediye dahi elektrik verdiklerini görünce içimden geçenleri bir ben bilirim. Annemi ilk gördüğümde Osman'ı sordum. Sadece "İyi" dedi ve konuyu değiştirdi. Konuşmaları dinleyenler, gözlerim bağlı bir şekilde beni bir odaya alarak dayak atmaya başladılar. "Kim lan bu Osman, örgüt liderin mi? Çabuk adresini ver!" diye sorguya çekmeye başladılar. "Osman benim kedim" demedim, sadece sustum. Sonra cezaevi süreci derken, nihayet tahliye oldum. Hemen Osman'ı aradı gözlerim. Annem sonunda gerçeği açıklamak zorunda kaldı. Günlerce beni aramış Osman. Anneme soran gözlerle bakmış, annemin her gün ağladığını ve beni hala ortalarda göremeyince birşeylerin yolunda gitmediğini anlamış. Ve merdiven altına yerleşerek, günlerce ağlama sesleri çıkararak, hiçbirşey yemeden ölene kadar orada kalmış. Osman intihar etmiş. Suçluluk duygusu, acı ve çaresizlik içinde günlerce uyuyamadım. Bir daha hiç bir kediye yaklaşmadım, sevmedim. Özür dilerim Osman...
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Bembeyaz, uzun saçları vardı. Hasta yatağında bile her gün saçlarını taratır, "Benim kendime saygım olmazsa başkasının hiç olmaz." derdi. Bir gün "Bugün ör saçlarımı." dedi. Hastalığından dolayı seyrelen saçlarını örmeye çalışırken, "Öldüğüm gün de tara tamam mı saçlarımı? Dağınık olmasın, istemem." dedi cılız sesiyle... "Ne ölümü anneanne, daha çok içilecek kahvemiz, bakman gereken fallarım var." dedim yaklaştığımız sonu bile bile. Son günlerinde taradığım saçlarından eser kalmamıştı, her taradığımda elime gelen saç telleri ayrılığı haber veriyordu aslında. Nur içinde yat dünyanın en güzel saçlı kadını, güzel ismin benimle yaşıyor.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Deliler gibi sevdim seni. Yokluğunda nefes alamayacak, hücrelerini hücrelerimde hapsetmek isteyecek kadar. Hayat toz pembeydi. Bir sen vardın yeryüzünde, bir ben bir de aşkımız. Hiçbir şey seni benden, beni senden alamazdı, alamamalıydı. Doktordan döndüğünde sen raporuna göz atana kadar da hayatımın ekseniydin. Çocuk dahi istemiyorduk, sadece "biz" olmalıydık aşkımızın merkezinde. Hıçkırıklarla raporu okuduğumuzda, yıkılabilecek ne varsa yıkılmıştı hayatımda. Sen, aslanım, sen, tek sevdiğim, yıkılıyordun parça parça. Günlerce ağlaştık "biz"e vurulan bu darbeye. Günlerce sarıldık bizi koparmak isteyen bu illete nispet. Çıkar yol aradım göz yaşlarıma hakim olarak. Buldum sonunda. Madem seninle uzun bir hayat süremeyecektim, sen artık hayatımda yokken, "senden" bir parça ile katlanabilirdim belki yokluğuna. Çocuğunu doğurmak istiyordum. "Biz"den bir canı. Aşkımızın imzasını atmak istiyordum. Değil mi ki, doktorlar sana "Çocuğunuz olsaydı, onu kucağınıza alamazdınız 3-5 sene sonra..." demişlerdi. Ben seni pamuklara sarıp bakacaktım. Hem sana, hem yavrumuza. İyi ki, o kararı alabilecek kadar gençmişim, iyi ki, o kararın arkasında durabilecek kadar "ben"mişim. Bugün, aradan geçen 13 sene sonra, ardıma baktığımda, hayatımda verdiğim en güzel iki karardan biridir yavrumuz. Diğeri, senin olmak kararı. Bugün, yavrumuzun varlığında, tüm olumsuzluklarına karşın raporun, sen hala hayatımdasın ya, sen yavrumuzun büyüyüp serpilmesine tanıksın ya, sen sana olan aşkımı ve tutkumu hala çözemedin ya... Canın sağolsun, benimle kal yeter.
29
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Nişanlıyken karımla iddiaya girmiştik. Evlendikten sonra ilk kim "Bu gece olmaz" derse tüm evliliğimiz boyunca ütüyü o yapacaktı. Centilmenliğimi göstermek için iddia sonuçlanana kadar ütüyü yapmayı kabul ettim. Altı senelik evliyiz, ütüyü hala ben yapıyorum. Bu güzel kadın ya bana gerçekten çok aşık ya da ütü yapmaktan hakikaten nefret ediyor.
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Aynı apartmanı paylaştığımız komşumuz karısından erkek çocuğu olmuyor diye ayrılıyormuş. Bunu yapan adam üniversite mezunu kariyer sahibi olarak gördüğümüz bir abimiz. Tesadüf bu ya kapıcımızın da 4 kızı var ve hiç erkek çocuğu yok. En son doğan kızdan sonra "X Abi, boşa sen bu Y Teyze'yi. Baksana, sana bir erkek çocuk veremiyor." diye espiri yapıp takılmak istedim, verdiği cevap ayakta alkışlanacak cinstendi. "Ben karımı erkek çocuk versin diye almadım, sevdiğim için aldım." Ey üniversite mezunu komşum; duyuyor musun?
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Karım 6 yaşındaki kızıma ufak ufak ev işleri yaptırıyor. Sebebi büyüdüğünde ev işlerine alışık olup zorluk çekmemesiymiş. Aldım kızımı karşıma, bu işleri yapmamasını söyledim. Kadınların bu köle hayatına daha küçükken hazırlandığını, onun yapabileceği işleri bir erkeğin de yapabileceğini, hayatın müşterek olduğunu anlattım. "Ezdirme kendini kızım." dedim. Erkeklerle kadınların her platformda eşit olduğunu onun anlayabileceği şekilde anlatmaya çalıştım. Kızım bunu yaşayarak öğrensin diye elimden geldiği kadar bunu görerek ögrenmesi için evde aynı şeyleri ben yapıyorum. İleride kendini bilmez bir öküzün onu incitmesinden çok korkuyorum. Kızım büyüdükçe ateşli bir feminist oluyorum sanırım.
27
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Nitelikli hırsızlık suçundan yargılandığı duruşmada, duygu sömürüsü yapma amacıyla, Robin Hood romanını okuyup çok etkilendiğini söyleyen sanığa, "Şimdi senin, Tolstoy'un 4 ciltlik Suç ve Ceza'sını okumak için de bol bol zamana ve sakin bir yere ihtiyacın vardır." yanıtını veren hakimi alkışlıyordum neredeyse.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|