|
|
|
|
|
1 yıl 8 gün önce gönderdi.
|
Üç ay önce evlenen arkadaşımla telefonda konuşuyoruz: “N'aber, evlilik nasıl gidiyor?” diye soruyorum. “Süper, her şey o kadar güzel ki, niye daha önce evlenmedim diye kendi kendime soruyorum. Sen de en kısa zamanda evlen, bak çok memnun kalacaksın” diye cevap veriyor. “Karın mı yanında?” diye ekliyorum. Karşıdakinin ses tonu heycanından hiçbir şey kaybetmiyor: “Evet, tabii ki.” “Tamam, mesaj alınmıştır.”
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 8 gün önce gönderdi.
|
Üniversite 1.sınıftan bu yana beni rahatsız eden telefon sapığıma birkaç ay önce ''Türkçe'ni düzelt de öyle gel kıro ne olacak!'' dedim. Kendisinden tam da umudumu kestiğim ve oh sanırım bu sefer gerçekten de kurtuldum diye sevindiğim anda ciddi ciddi Türkçe'sini düzeltip de geldi. Bir zamanlar aşağıladığım fakir ama gururlu genç, düzgün diksiyonu, bozuk ruh sağlığı ile geri döndü! Oy ben nidem, nasıl edem, başım alıp nere gidem?
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 8 gün önce gönderdi.
|
Hangi akla mantığa 'Çıkarsam yanarım' diyerek Allah'ın Bodrum'unda ve bu kavurucu sıcakta serinlemek için girilen denizden tam sekiz saat boyunca çıkmamak sığar ben biliyorum. Sonunda fenalaşıp daha hastahanenin acil kapısına gelmeden üst derisini atmaya başlayan o gerizekalıyı kastediyorum. Yaraların iyileşecek de, itiraf.com'u okuyacaksın da, o beyninin aldığı sıcak etkisini kaybedecek de. Ohooo, sen buradan da bilmezsin ki kendini. Boşuna salak demiyeyim o zaman sana ben!
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 8 gün önce gönderdi.
|
Eğer bir Japon'un yanınıza gelip İngilizce ya da Türkçe olarak sorduğu soruya Japonca cevap verirseniz o konuşmanın devamını uzun bir süre İngilizce/Türkçe olarak sürdürür. Yaklaşık yarım saat sonra onların dilinde konuştuğunuzu idrak edip konuşmanın ortasında şaşkınlık, sevinç vs. ifade eden acayip sesler çıkarıp tepinmeye başlar. Bu tecrübeyle sabit olup, her seferinde ''bu adamlar hangi beyinleriyle bu icatları yapıyorlar?" diye düşünmenize neden olur.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 8 gün önce gönderdi.
|
Bir Türk erkeği iseniz hayatınız boyunca iki tip dırdıra maruz kalırsınız. Birincisi, anneniz tarafından uygulanan, takriben dört beş yaşlarında başlayan, bir ömür süren, el kızının değil de, kendi sözünün dinlenilmesini öğütleyen 'telkin' dir. İkincisi, el kızı tarafından uygulanan, tanıştığınız andan itibaren başlayan, yine bir ömür süren, annenin değil de, el kızının sözünün dinlenmesini öğütleyen telkindir. Bu kısır döngüdeki en ironik kısım ise, evlenip çocuk sahibi olan bu el kızlarının, kocalarına ikinci yöntemi uygularken erkek çocuklarına birinci yöntemi uygulamalarıdır.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 8 gün önce gönderdi.
|
Belediye otobüsünde gidiyoruz. Yanımda üniformalı bir polis, karşımda da bir baba ve 8-9 yaşlarında bir erkek çocuk oturuyor. Hemen hemen bütün çocukların yaptığı gibi bu ufaklık da polis amcanın silahına gözünü dikmiş bakıyor. Polis amca da bunu fark etti ve çocuğa: ''Sana vereyim mi bu silahı? Çok beğendin galiba'' dedi. Çocuktan gelen, babasını kıpkırmızı eden cevap inanlımazdı: ''Benim babamınki bundan daha güzel. Ama sizin yüzünüzden babam onu poşete sarıp bahçeye gömdü!' 'Polis amcanın 'yaktım seni' bakışı, babanın yerden ayrılamayan gözleri ve sessizlik, sessizlik, sessizlik...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 8 gün önce gönderdi.
|
Saat sabaha karşı 05:00 falan, bir arkadaşımla Sabahçı Kahvesi' nin kaldırımda çay içiyoruz. Yoldan ellerinde müzik aletleriyle çalıştıkları eğlence mekanından dönen vatandaşlar geçiyor. Kahvenin işletmecisi 18-19 yaşlarında olan klarnetçiye takılıyor: “Nasıl lan, öğrendin mi çalmayı” Klarnetçi elindeki klarneti havaya kaldırıp bombayı patlatıyor "Ürenmem mi beyav alacam Deniz'i Üsnü'nün elinden"
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 9 gün önce gönderdi.
|
Hayatımda yaşadığım en uzun cinsel aradan sonra gelen telefonla evden fırladım ve taksiye bindim, o an nasıl bir heves yapmışsam taksicinin "Nereye gidecektiniz?" sorusuna "Sevişmeye!" deyiverdim. Bununla kalsa gene iyi; taksici abimizin "Belinize kuvvet de, hangi semtte sevişecektiniz?" sorusuyla bir anda lavlar içinde yandım yandım kül oldum, o yol bitmedi, zaman geçmek nedir bilmedi.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|