06 Temmuz 2008 Pazar
|
|
|
|
|
|
|
|
5 gün 2 saat önce gönderdi.
|
Şimdilerde, hayvan hakları savunucusu olan Bridget Bardot, nesli tükenmekte olan hayvanlar için soyunmuş... Bir arkadaşım bu haberi okuduktan sonra bana "Sen hangi hayvan için soyunursun?" diye sordu. Düşündüm... "10 yıl bir öküz için soyunmuştum. Artık başka bir hayvan için soyunmak istemiyorum." dedim. Fikrimin arkasındayım!
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 gün 12 saat önce gönderdi.
|
Sabah yolda karşılaştığım birisi "Oo maşaallah kilo almışsın." diyor; "Sorma, bugünlerde aldım biraz." diyorum. Bir saat sonra bir başkası "Kilo vermişsin." diyor, "Vallahi yaz yaradı, sıcaklarda bayağı verdim." diye arka çıkıyorum. Öğlen başka birisi "Kilo almışsın, bu ne göbek?" diyor, "Haklısın abi, bu aralar tutamıyorum boğazımı, baksana şu hale..." diye ondan beter yerden yere vuruyorum kendimi. Akşamı bir başkası "Göbek erimiş, rejime mi başladın?" diye soruyor, sıcaklarda iştahımın nasıl kapandığını, yemek yiyemediğimi anlatıp yardakçılık yapıyorum. Ey ahali; karar verin artık! Sizin yüzünüzden dengesiz herifin teki oldum! Üstelik tartının ayarını da kaçırdım, gerçekten kilo verdim mi aldım mı bilemiyorum sayenizde. Aldığım kilolar kaçırdığım bu ölçü yüzünden. Şayet verdiysem, o da beni strese sokmanız yüzünden. Eee ama!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 gün 10 saat önce gönderdi.
|
Cannes izlenimlerim. 1-Harika bir mimari anlayışı var, bir taraf sahil diğer taraf inanılmaz güzellikte binalarla çevrili. 2-İnsanlar her daim baloya, operaya veya Oscar ödül törenine gidecekmişcesine giyimli ve bakımlılar. 3-Yaşlılar da en az gençler kadar bakımlı, özenli. 4-Cannes film festival binası önündeki cadde bizim Bebek sahili gibi sıkışık trafiğe sahip ve ring yapan gösterişli üstü açık arabalarla dolu. 5-Festival binası önünde oraya gelen ve ödül alan ünlülerin el izlerinin olduğu bloklar mevcut. 6- Jean-Claude Van Dame'ın elleri çok küçük, parmakları oldukça kısa. 7- Whoopie Goldberg'in elleri ise oldukça büyük. 8- Bütün ünlülerin el izlerinin üzerine elimi koydum,onlarla tokalaşmış hissine kapıldım. 9-Elit bir mekanda sadece tuvalete girdim. Bir şey almadım, yemedim, içmedim, çok pahalıydı. 10-Plajda ünlü olmak için soyunan kızlar sadece festival boyunca oradalar ve diğer ülkelerden sezonluk işçi gibi geliyorlar. 11-Plaj sanıldığının aksine ufacık ve çok da güzel olmayan bir denize ve kumsala sahip. 12- Oradan da Türkler geçmiş. Tuvalette "Bunu yazan Tosun..." yazıları mevcuttu.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 gün 15 saat önce gönderdi.
|
Ne güzeldi milli maçımızda Hırvatistan'ı yenmek... Ama ne gerek vardı ki, maç sonrası kutlamak için o kadar hız yapmaya. Zengin olabilirsin, farklı bir yaşam tarzın olabilir ama şehrin göbeğinde 160 kilometre hızla giderken hiç mi düşünmedin karşıdan karşıya geçmekte olan bir insanın çocuklarını babasız bırakacağını, binlerce öğrenciyi Hüseyin öğretmenlerinden ayıracağını? Hüseyin öğretmeni bugün toprağa verdik. Oysa 1,5 ay sonra kızının düğünü vardı ama şuursuzca eğlenen(!) bir maganda yüzünden göremeyecek. Silahla ve bu şekilde magandalık yaparak kutlamaya son verin lütfen. Rahat uyu sevgili abiciğim, mekanın cennet olsun.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 gün 1 saat önce gönderdi.
|
Euro 2008'de Türkiye başarıdan başarıya koşup yarı finale kadar yükseldi. Şimdiye kadar sürekli takımımızın daha yukarı, daha yukarı çıkması için dua ettim durdum. Maçlarda hop oturup hop kalktım, ama artık yükselmelerini istemiyorum. Neden mi? Her galibiyetten sonra eline silahı alan rastgele havaya ateş açıyor. Teknik direktör dahil herkes insanları bilinçli olmaları konusunda uyarıyor ama nafile. Her maçın ardından aynı görüntü. Kararan hayatlar, yitip giden insanlar... Herkes Türkiye'nin galibiyeti sonrası o gururu yaşamak istiyor, hepimiz vatanımızı, milletimizi seviyoruz ve her zaman en iyi yerlerde görmek istiyoruz. Ama bir tarafta sevinç yaşanırken neden diğer yanda ailelerin ocağına ateş düşsün? Ben korkuyorum. Sevdiklerim zafer coşkusuyla sokaklarda tura çıkacak ve başlarına bir şey gelecek diye deli gibi korkuyorum ve bu yüzden artık daha fazla galibiyet görmek istemiyorum. Herkesten özür dilerim ama coşkuyu, sevinci paylaşmayı öğrenmediğimiz sürece varsın kupa almayalım, Avrupa şampiyonu olmayalım. Çünkü her ne sebeple olursa olsun kimse maganda kurşunuyla yaralanmayı, ölmeyi hak etmiyor.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
13 gün 3 saat önce gönderdi.
|
Rüşvet yiyiyorum, haksız kazanç sağlıyorum ve yapılan işlere aracılık edip komisyon alıyorum. Neden mi yapıyorum bunları? Çünkü yarınım garanti değil. İnsanlıktan nasibini almamış, haksız servet sahibi, trilyonluk projeler üretip son model lüks arabalara binen ve her yıl bu arabaları yeni modelleriyle değiştiren ama yanında çalıştırdığı insanlara açlık sınırında maaş veren, en ufak bir hatada yıllardır yanında çalıştırdığı çalışanlarını bile kapının önüne koyan insanların yanında çalışıyorum ve kimse bana dürüst çalışmaktan, helal kazançtan bahsetmesin!
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
23 gün 23 saat önce gönderdi.
|
Liseye giderken, neredeyse birlikte büyüdüğümüz bir kedim vardı, ismi Osman'dı. Sarı-beyaz tüyleri vardı ve çok güzel bir kediydi. 12 Eylül'den bir süre sonra, ben siyasi şubeye girdiğimde uzun süre herkesle bağlantım kesildi ve ben de herkes gibi işkenceden payımı aldım. İşkence yapanların; bazen gülmek için, koridorda dolaşan bir kediye dahi elektrik verdiklerini görünce içimden geçenleri bir ben bilirim. Annemi ilk gördüğümde Osman'ı sordum. Sadece "İyi" dedi ve konuyu değiştirdi. Konuşmaları dinleyenler, gözlerim bağlı bir şekilde beni bir odaya alarak dayak atmaya başladılar. "Kim lan bu Osman, örgüt liderin mi? Çabuk adresini ver!" diye sorguya çekmeye başladılar. "Osman benim kedim" demedim, sadece sustum. Sonra cezaevi süreci derken, nihayet tahliye oldum. Hemen Osman'ı aradı gözlerim. Annem sonunda gerçeği açıklamak zorunda kaldı. Günlerce beni aramış Osman. Anneme soran gözlerle bakmış, annemin her gün ağladığını ve beni hala ortalarda göremeyince birşeylerin yolunda gitmediğini anlamış. Ve merdiven altına yerleşerek, günlerce ağlama sesleri çıkararak, hiçbirşey yemeden ölene kadar orada kalmış. Osman intihar etmiş. Suçluluk duygusu, acı ve çaresizlik içinde günlerce uyuyamadım. Bir daha hiç bir kediye yaklaşmadım, sevmedim. Özür dilerim Osman...
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Üniversite öğrencisiyken siyasi nedenlerden cezaevine girdiyseniz; 1) İfade verirken dayanılmaz şiddet görürsünüz. 2) Tüm kanun ve tüzükleri ezbere bilirsiniz ama o kanun ve tüzüklerin aslında olmadığını anlarsınız. 3) Cezaevine girdiğinizde şiddetin yerini saygı alır. 4) Siyasi koğuşlarda gardiyanlar kimi zaman akıl danışır. 5) Ailenizle görüştürülmezsiniz. 6) Hiç okumadığınız kadar kitap okursunuz. 7) Tahliye olduğunuzda okulunuza devam edersiniz, ama okul arkadaşlarınızın çoğu mezun olmuştur. 8) Damgalanmışsınızdır, işaret parmaklarının hedefi olursunuz. 9) Sizinle arkadaşlık etmeye çekinenler olur, kendinizi cüzzamlı gibi hissedersiniz. 10) Yarıda kalan planlar devam ettirilmez, sizin için idealizm sona ermiştir.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Annem temizlik yaparken mutlaka işin bi ucundan tutturur, en kötü toz alır ya da ne bileyim onun cam sildiği bezi yıkardım. Yemek yaparken çorbayı karıştırır, ihtiyacı olan malzemeleri falan verir, salatayı yapardım. Dışarıda yemek yediğimizde parayı elime tutuşturur hesabı bana ödetirdi, kitap okumaya teşvik etmek için okuduğu kitaplardan parçalar anlatır bilgi hazinesiyle kıskandırırdı. Gitar, org, flüt, mızıka hepsini denettirdi ama müziğe yeteneğim yok. Maddi olarak en sıkışık zamanlarımızda bir yol bulup basketbol yüzme vs. derslerine kendisi götürdü. Eğer biz evdeyken kendisi iş yapıyorsa, mutlaka babamın da eline birşeyler tutuşturdu. Evleneceğim kız için "Eğer evleneceğin kızı biz istemezsek ve sen kızı değil de bizi seçip evlenmezsen, gözüme görünme" diyor ve kendisi normalde ilkokul mezunuyken bu yaz liseden mezun oluyor. Şimdi damned.girl 'ün tarifine uyarsak ben çok küçük ihtimalle Türk olanlardanım ama unutmayın, herşey yetiştirilme tarzıyla alakalı. Geleceğin öküzlerini de, yabancı(!)larını da yaratmak siz itiraf.com kadınlarının elinde.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|