26 Mayıs 2012 Cumartesi
|
|
|
|
|
|
4 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Hormonları nasıl anlatacağım kaygısıyla; Hababam sınıfını aratmayan, tüm öğretmen arkadaşların “illallah” çektiği 8. sınıfların dersine giriyorum. Ortalık çarşamba pazarına dönmüş. Kan ter içinde kavga edenler, toz, duman… Tahtaya çizilen kalp, ortasından geçen ok ve okun bir ucundaki Mehmet ismi takılıyor gözüme, diğer ucunda da defalarca silinip yazıldığı belli olan belli belirsiz Kübra ismi. Bağırışların arasında, kavga nedeninin de bu olduğunu anlıyorum, Mehmet’in aşkının ifşa edilmesi. “Fırsat budur kızım” deyip sınıfa yüksek bir sesle “kim çizdi bu kalbi” diyorum. O ana kadar beni fark etmeyenler yerlerine oturuyor. Sorum havada kalıyor, cevap alamıyorum. “demek ki hala böbreğimizle aşık olduğumuzu bilmiyorsunuz” diyorum. Yüzlerindeki şaşkın ifadeyi görmezden gelip bir böbrek şekli çiziyorum tahtaya, ortasından geçen bir ok ve okun bir ucuna Mehmet, bir ucuna da Kübra yazıyorum. Ardından, “her şeyin sorumlusu adrenalin hormonu. Böbrek üstü bezleri tarafından -mesela- heyecan durumunda salgılanır. Aşık olduğumuz kişiyi gördüğümüzde heyecanlarınız. Çünkü adrenalin salgısı kalp atışımızı hızlandırır ve biz sırf bu yüzden kalbimizle aşık olduğumuzu sanırız” diyorum. Hepsinin derse ilgisini uyandırdığımı anlayınca da konumun planladığım kısmını rahat rahat anlatıyorum. Hatta zaman bile kalıyor; aşklarından, özlemlerinden konuşuyoruz. Zil çalıyor, ilk defa o sınıftan halimden memnun çıkıyorum. Darısı diğer konularımın başına.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
yerds,
Erkek
,
38
,
İstanbul
|
7 ay 18 gün önce gönderdi.
|
Evli erkek arkadaşlarımın yeni girilen bir ortamda bulunan kadınların göğüsleri, kalçaları hakkında yorumlar yapmasına uyuz oluyorum. Hepsine girişesim geliyor. Ya kardeşim, belki ben hoşlandım, tanışacağım, belki çocuklarımın anası yapacağım ne biliyorsunuz? İleri geri konuşup canımı sıkıyorsunuz. Hayret bir şey ya!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 24 gün önce gönderdi.
|
Yaklaşık bir aydır Şırnak'ta sözleşmeli öğretmenlik yapıyorum. Eski bir ahır ikiye bölünmüş. 1,2,3,4 ve 5. sınıflara bir odada, 6,7 ve 8. sınıflara diğer odada ders veriyoruz. Benim dışımda iki öğretmen daha var. Camide yatıp kalkıyoruz şimdilik. Ancak camide tuvalet ve duş alabileceğimiz bir yer yok ne yazık ki. Okula yeni başlayanlara ilk olarak Türkçe öğretmemiz gerekiyor. İnsanlar çocuklarını okula göndermek istemiyor, "Okuyup da ne olacak" diyorlar. Biz de çocuğunu okula göndermeyenlerin yeşil kartlarını devlet geri alacak diye yalan söylüyoruz. Ancak bu şekilde ikna edebiliyoruz velileri. Kız öğrencilerim büyüyünce genellikle anne, erkekler ise Polat Alemdar olmak istiyorlar. Okuma yazma bilmeyen köylüleride açtığımız kurslara katılmaya ikna etmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimin çoğunun bırakın önlüğü; kalemi, silgisi bile yoktu ilk etapta. İlk maaşım, babamın gönderdiği harçlık ve diğer iki öğretmen arkadaşımın katkısıyla kalem, silgi işini hallettik çok şükür. Şimdi sıra geldi okulun tamirine, zira burada kış kendini belli etmeye başladı bile. Bunu da inşallah bir-iki aya kadar hallederiz. Daha şu an sayamadığım tüm olumsuzluklara rağmen Doğu'da öğretmenlik yapmaktan hiç pişman değilim. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi, ''Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez.''
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 24 gün önce gönderdi.
|
"Ne bu?" dedim, "Yeni projenin sözleşmeleri. Bundan böyle sen ilgileneceksin" dedi. O günden beri işten başımı kaldıramıyorum. O bir manyak. Ona çalışkan görünmek ürpertici bir duygu, hatta ürkütücü. Garip huyları var. Mesela akşam evine giderken, incelemesi gereken dosyaları benimle bırakıyor. Bakmamı istiyor, millet paydos ediyor, ben bakıyorum. İğrenç bir duygu. "Lusty Bey, yanına dizüstü bilgisayarını falan alma ha!" diyor. Psikopat! Hapşırdığımda "Çok çalış" diyor. "Çok çalış!" Beni işten atmasından korkuyorum. Hiç mi hiç yakışmıyor bu departmanın müdürlüğüne. Amerika’yı yeniden keşfetmeye ne gerek var?
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Arkadaşımın telefonuna indirdiği çalan şarkıyı bulma programının ne kadar başarılı olduğunu, telefona yaklaşıp "Ecivici vokke.. Ecivici vokke.. Ayuvokke eni" dediğimde Michael Jackson'ın Smooth Criminal parçasını bulmasıyla teyid etmiş olduk.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 yıl 2 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Dedemle babaannemi sahile gezmeye götürdüm. Çay içerken ikisinin de sakat olan bacaklarından konu açıldı ve dedem ilk defa bacağının neden sakat olduğunu anlattı. Dedem babaanneme aşık olduğunda ailesi, "Seve seve o topalı mı sevdin? Köyde başka kız mı yok! Davul bile dengi dengine." deyince dedem sevdiği kadına hakaret edilmesine dayanamamış ve tüfeği ayağına dayayıp hiç düşünmeden ateş etmiş. Böylece durumları eşit hale getirmiş ve aynı zamanda da bu aşkın önünde hiçkimsenin duramayacağını anlatmış. Babaannem, "Onun ayağının acısı iki haftaya geçti. Ama kendine bunu yaptığı için benim gönlümün acısı 48 yıldır sürüyor." deyince anladım ki her yeni günümde bildiğimizi zannettiğimiz birçok kavramın aslında elimizde oyuncak olduğunu öğrenmek çok utanç verici, çok...
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 yıl 2 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Babaannem, "Allah yaşama gücü versin yavrum!" diye dua ederdi. O zaman küçüktüm, idrak edemedim. Nur içinde yat babaanne, anlıyorum şimdi ne demek istediğini. İnsan, yaşamak için ilahi bir güç arıyor bazen...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
yaş63,
Erkek
,
62
,
İstanbul
|
3 yıl 9 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Babam 63, ben 27 yaşındaydım. Bir akşam yemeğinde babam gayet sakin anneme dönüp, "Ben aşık oldum ve senden ayrılıp, onunla evleneceğim" dedi. Önce inanamadık, kızdık, karşı çıktık, "O yaşta aşık olunur mu?" diye isyan ettik. Ben çok şaşırmıştım. Aşık olmak, sevmek bizim yaşımızdakileri hakkı idi; o yaştaki insanların zaten bir ayağı çukurdaydı. Şimdi ben, babamın yaşındayım ve çok yakında evde bir akşam yemeğinde böyle bir konuşma yapacağım. Çok kararlıyım, çook...
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 25 gün önce gönderdi.
|
Zanzibar izlenimlerim. 1-) Afrika kıtasının doğusunda Tanzanya kontrolünde iki adadan oluşan özerk bir bölge. Bu iki adanın isimleri; Zanzibar ve Pempa adası. Resmi dilleri Swahili ama ingilizce hakim. Para birimleri Tanzanya şilini. Başkenti Sone Town. 2-) Ülkenin başlıca gelir kaynakları; Balıkçılık, turizm ve baharat üretimi. 3-) Zanzibar aynı zamanda Queen grubunun solisti Freddie Mercury’nin doğduğu yer. Bu arada rahmetlinin gerçek adı Farrokh Bulsara imiş. 4-) Mısırlılar M.Ö 12. yüzyılda Zanzibar'ı keşfedip kısa bir süre ticaret yapmışlar. O zamanlar Zanzibar'ın dünyanın köşesinde olduğuna ve daha fazla giderlerse aşağıya düşeceklerine inanıyorlarmış. Sonrasında Şiraz’dan gelen İranlılar adaya hakim olmuşlar. Haliyle hala arap kültürü hakim. Örneğin; kapalı kadınlar, camiler kuran kursları etkin. 5-) Stone Town’da 5 katlı her yanı balkonlu dikkat çekici beyaz bir bina var. Bu bina 1800’lü yıllarda Sultan Barghas için yapılmış. Halk bu bina için Beit El Ajaib (acayip ev) diyorlar. Nedeni o yıllarda elektiriği ve asansörü olan tek bina imiş. Şu an ise müze olmuş. Terasından şehrin manzarası çok etkileyici. 6-) Başkentte bulunan Dar Es Salaam’dan Zanzibar’a deniz otobüsü yada gemi ile gidebiliyorsunuz. Yalnız çok ilginç bir detay var. Zanzibar adasına girerken gümrük ve pasaport kontrolü yapılıyor. Yani ülke içinde başka bir ülke. 7-) Taksiciler çok sahtekar mutlaka pazarlık yapın. 8-) Bu adada kaybolmak çok sıradan, çünkü sokaklarda isim ve numara yok. 9-) Foradhani Meydanı'nda satılan baharatlı balık ve şerbetli portakal mükemmel bir tat. Aynı zamanda Fat Bottomed ve Bohemian Rhapsody kokteylleri değişik ama lezzetli. 10-) Zanzibar dalış için müthiş bir yer. Nesli tükenmekte olan bir çok su altı canlısını çok rahat görebiliyorsunuz. Aynı zamanda adanın güneyinde bulunan Kizimkazi bölgesinde kıyıya çok yakın yaşayan yunuslarla yüzebilir hatta dokunabilirsiniz. 11-) Adada bulunan Jazoni Ormanı koruma altında. Sebebi, kırmızı kalabus maymunları bu bölgede yaşıyorlar. İki dolar karşılığında rehber sizi maymunların olduğu bölgeye götürüyor. Maymunlar cidden çok komik. Çünkü gülerek poz veriyorlar. Tek kişinin lüks bir haftalık maliyeti 2500 Euro.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|