11 Ekim 2008 Cumartesi
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Unutulamayan eski sevgililer, gönderilmeyen mektuplar derken ben de yaşadığım farklı bir olayı anlatayım istedim. Hesapladım tam 12 sene olmuş. Önce mektuplarla başladı her şey. İmzasız, isimsiz, narin ve nahif bir kadının elinden çıktığı belli olan mektuplarla. Bana olan ilgisinden, sevgisinden bahsediyor ve tek bir şey istiyordu: " Hiçbir karşılık beklemiyorum, sadece size olan özlemim dayanılmaz hale gelince sizi görmeye gelebilir miyim?" Benzer duygular beslemiyordum ama elbette hayır diyemedim. Sonra haftada, ayda ya da birkaç ayda bir gelmeye başladı. 30'lu yaşların başlarındaydı. Narin, güzel yüzünü, kara gözlerini belli belirsiz bir hüzün çevreliyor, sesi çabuk titriyordu. Havadan sudan, günlük olaylardan konuşurken asıl amacının konuşmaktan çok bana bakmak olduğunu hissediyordum sanki. Evliydi, çocuğu vardı. Başka bir beklentisi olduğunu gösterecek davranışlardan özenle kaçındı. Sonra gelişlerinin arası uzamaya başladı. Son olarak da 1 yılı buldu. Bana olan özlemi sonunda bitti herhalde diye düşünürken, birkaç gün önce telefonla aradı. Çocuğunun sınav hazırlıklarıyla meşgulmuş, "Sınav sonrası sizi görmeyi arzu ediyorum." dedi, kapattı. Benzerini yaşayan oldu mu bilmem ama bu da böyle bir hikaye işte.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
open-youreyes 'in yaşadığını yıllar önce yaşamıştım. Tüm dünya erkeklerinin bir zamanlar gözdesi olan şu uzun kulaklı dergilerin Türkçe versiyonları yapılmaya başlandığında, bir tanesinde sayfalarca süren resimli röportajım olmuştu. Et aldığım kasaptan, bir yerlerden adresime ulaşan Avustralya'daki vatandaşımıza kadar çok kişinin ilgisi gerçekten güzeldi ama çoğu örnekte olduğu gibi benim şöhretim de kalıcı olmadı. Olsun, bana sizinle geçen yıllarım yeter.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Yolculuğun daha başında muavine "Güzel evladım, yiyecek içeçek filan dağıtırsan ve ben o sırada uyuyor olursam, hiç çekinmeden uyandır yoksa sana hakkımı helal etmem." diyen yurdum insanından başkası değildir.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Bir halam vardı, yoksulluktan başka dünyada hiçbir şey görmemiş, ölüm döşeğindeki kocasından bile hakaret işitmiş, kocasından göremediği bu şefkati hayatında bildiği ikinci ve son erkek olan evladına bahşetmiş, bilmeden şımarttığı bu oğluyla ve onun çocuklarıyla aynı evde yaşamak zorunda kalmış, yaşı 80’e ulaşıp yoksullukla dolu günlerin yoğunluğu arttıkça da akıl sağlığını yitirmeye başlamış, o şımarttığı oğlundan her akşam hortumla dayak yemiş ve (aldığım gizli bilgiler doğrultusunda) bu oğul dayağı sonucu ölmüş. Bir halam vardı; ama artık bir “halam oğlu” yok! Yıllar önce gerçekleşmiş bu olayı duyduğum an, bu cinayetten haberdar olup da zamanında ihbarda bulunmayan tüm akrabalarım da artık yok! Halamın cesedini yıkarken mosmor zavallı zayıf bedenine gözyaşları damlayan ve “Gidip polise haber verelim ama bu gecekondunun içinde bir dul kadın ve 5 küçük çocuk kalacak. Ne ekmek ne aş getirenleri var. Bu edepsiz hapse girince, bir de onlar düşecek sokaklara.” diyen komşuları ne kadar haklı, bilmiyorum. Ama dedim ya, bir halam vardı; şimdi sadece o şirin sesiyle hatıralarımda kaldı.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Teknolojiyle haşır neşir olduğumdan beri, telefonuma yeni bir sms, outlook'a yeni bir mail, itiraf.com hesabıma yeni bir msj geldiği zaman anında açıp okuma imkanım varken, meraktan çatladığım halde hemen açmayıp saçma sapan şeylerle ilgileniyorum, bu sırada kalp atışlarım hızlanıyor, ellerim terliyor, ağzım kuruyor... Üstelik bu ritüelleri her defasında yapmak istemediğim halde tekrarlıyorum. Manyak mıyım neyim, anlamadım ki!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Dün itibariyle sevgilim tarafından aldatıldığımı ve uzun bir süre boyunca bana yalan söylediğini öğrendim. Bu olayın yıkıcı olan tarafıydı. Ama bu olayın akabinde kafayı bulurken ve hüngür hüngür ağlarken etrafımda, benimle beraber benim acımı paylaşarak ağlayan dostlar görmek; işte bu olayın aydınlatıcı, kendime getirici tarafıydı. Yalan olanı unutmaya, gerçeklere dönmeye karar verdiğim andı işte bu. Dostlarımın önemini bir kez daha anlamama yardım eden andı!
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|