|
|
|
|
|
7 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Her yıl 24 Kasım günü okula gidip sınıfa girince öğrencilerim beni hep "Öğretmenim canım benim" şarkısı söyleyerek karşılarlar ellerinde çiçeklerle. Benimse onların ışıl ışıl gözlerine bakarken aklıma hep aynı görüntü, kulağıma fısıldanan aynı ses gelir. Yıl 2002. Yine bir 24 Kasım yine bir öğretmene hediye verme günü. Birinci sınıf okutuyorum. Sınıfa girdim. Öğrencilerin ellerinde çiçekler. Yoksul bir semt, ellerinde ufak tefek hediyeler. Kimisi ambalajlı, kimisi gazete kağıdına sarılı. Ben sandalyede oturuyorum, onlar sırayla gelip öpüyorlar, ellerindekileri veriyorlar. Sonra zil çalıyor. Yerimden kalkmaya çalışıyorum. O sırada minik bir kız öğrencim beni çekiştiriyor. Eğiliyorum. Kulağıma "Öğretmenim, ben sana hediye alamadım ama cebine para kattım." diyor. Elimi ceketimin cebine atıyorum. Şimdiki parayla tahminen 25 kuruş gibi bir bozuk para buluyorum cebimde. O günkü gevrek parasını bana vermiş hediye alamadığından. Elimde para kalıveriyorum, gözler bana bakıyor heyecanla. "Sen beslenme yaptın mı Ü.. " diyorum. "Hayır" diyor. "Ben de yapmadım. Gel ikimiz bu parayla yemek yiyelim. Ben de çok acıkmıştım." diyorum. Kantine gidiyoruz beraber. Birlikte sandviç yiyip ayran içiyoruz. Ü.. bana yemek ısmarladığı için çok mutlu. Bense gevrek parasını aç kalma pahasına bana veren bu minicik yüreğin büyüklüğü karşısında kendimi nasıl hissedceğimi bilemiyorum. Her yıl 24 Kasım'dan bir gün önce Ü...'nün sesi kulağıma gelir. Ve ben her yıl 24 Kasım'dan önce başka Ü...ler de bu ezikliği yaşamasın diye öğrencilerimi sıkı sıkı tembihler, bana hediye getirmemelerini, benim için bir resim yapmalarını, mektup yazmalarını söylerim. Ve her 24 Kasım'da sınıfta hep beraber gevrek yiyip ayran içeriz. Onun yüzüğünü benimkinden daha kalın almışlar diye birbirleriyle rekabete giren öğretmen arkadaşlara bakarak.
25
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Biliyorum ki sen bu siteyi takip ediyorsun. Sözüm sana eski kocam, senden aldığım tazminatla makyaj kursuna gittim; makyöz oldum. Ayrıca malzemelerimi aldım. Çok pahalıydı ama "Olsun." dedim; "Eminim ki kocam da böyle olsun isterdi..." Her ay yatırdığın nafakayı parfüm ve cilt kremleri için harcıyorum. Evliliğimiz süresince evin içinde hapsettiğin, paranın ne demek olduğunu unutan ben, şimdi senin kıyamadığın paralarınla özgür ve rahat bir hayat yaşıyorum. Ayrıca son 1 senedir çalışıyorum. Hani derdin ya "2. el eşya olursun benden ayrılırsan." diye; üzgünüm canım... Üstüne bir de sevgili eskittim. Saygılarımla İbrahimciğim.
27
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 15 gün önce gönderdi.
|
Çalıştığım kurumda dönem sonlarında durumu özel insanların kayıtlarını yenilemekteyim. Milletin ölü, sağ, evli, bekar gibi bilgilerini güncellerken nüfus kayıt örneğindeki ölüm kısmındaki açıklamanın "kapalı kayıt" olduğunu görünce hepsini öldü sanıp bilgilerini o şekilde günceledim, bir de onları valilik, kaymakamlık, muhtarlık ve nufus dairesine gönderdim. Hatta kendi kendime "Bu aralar da amma çok adam ölmüş" dedim. Ne yapayım; "Kapalı kayıt" yazısı bana dosyası kapanmıştır gibi geldi. Kendimi cinayet romanlarındaki kötü karakterli adamlar gibi hissediyorum. Tüm ailelerden özür diliyorum; anne ve babalarınız yaşıyor, ölmediler. Bilginize. Paniğe mahal vermeyin, deneyimsizliğime verin.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Her gün elinde mama torbasıyla kedi, köpek arayıp besleyen, arada bulduklarını toplayıp aşılatan, hasta olanlara ilaçlı kıyma yediren ve bu uğurda ayda 300 YTL harcadığını söyleyen ''Deli'' teyzemiz söylentilere göre ''On Numara''yı tutturmuş. Tutmayın beni. Gel pisi pisi...
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 17 gün önce gönderdi.
|
Her defasında kendimle savaşmanın, irademe sahip çıkamayışın yaşattığı öfkenin, yolda yürüken üzerimde hissettiğim bakışların, toplu taşıma araçlarında yanıma sığışmaya çalışan kişinin rahatsızlığının, giyim mağazalarını dolaşırken "Allah Allah burdaki hangi kıyafetin içine sığacağını düşünüyorsun" diye bakan görevlilerin, yemek yemek için oturduğum herhangi bir restoranda siparişimi alan garsonun imalı bakışlarının, zayıf olan diğer kardeşlerimle övünürken benim insan içine çıkmamamı tercih eden annemin, bakışlarıyla beni ezen babamın, arkamdan fısıldaşıp püskürenlerin, iğrenç bir mahlukmuşum gibi aşağılayarak bakan gözlerin, netten tanıdığım adamın karşısına çıkamayıp aylarca telefonda idare etmenin, yalanların, yalancı mutlulukların, bahanelerin, tüm başarılarımı gölgeleyen, yeteneklerimin önüne geçen görünümümün ve böyle gördündüğüm için tüm bunları hak ettiğimi düşünen beyinlerin farkındayım... Çünkü ben şişmanım. Çünkü sevgilinin, annenin, arkadaşın koynuna sığamayacak kadar iri ve yağlı bir bedene sahibim. Çünkü şişmanlık, yalnızlık demek...
39
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Bir sigara markasının ferahlığın sembolü olarak "Ice" adıyla çıkarıp, buz mavisi kutusuna buz dolabı kapağı resmi koyduğu mentollü sigaraya geçmiş doktor arkadaşın sekreteri. Bana sigara tutuyor "X abla, bak bu sigara yeni, buz dolabında saklanması gerekiyor, gerçi ben az önce çıkarttım dolaptan, ısınmıştır biraz ama yine de burdan yak" diyor. Umarım üstünde deve logosu olan sigarayı görmez, Allah muhafaza!
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Ana haber bülteni muhabiri, Türk lokumlarının Rumlar tarafından tescillendiğini söyleyerek satıcıya "Artık lokumlarınızı AB ülkelerinde satamayacaksınız ama..." diyor. Satıcı bir an düşünüp gayet kendinden emin bir şekilde şu cevabı veriyor: "Biz satarız!"
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|