24 Temmuz 2008 Perşembe
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Deliler gibi sevdim seni. Yokluğunda nefes alamayacak, hücrelerini hücrelerimde hapsetmek isteyecek kadar. Hayat toz pembeydi. Bir sen vardın yeryüzünde, bir ben bir de aşkımız. Hiçbir şey seni benden, beni senden alamazdı, alamamalıydı. Doktordan döndüğünde sen raporuna göz atana kadar da hayatımın ekseniydin. Çocuk dahi istemiyorduk, sadece "biz" olmalıydık aşkımızın merkezinde. Hıçkırıklarla raporu okuduğumuzda, yıkılabilecek ne varsa yıkılmıştı hayatımda. Sen, aslanım, sen, tek sevdiğim, yıkılıyordun parça parça. Günlerce ağlaştık "biz"e vurulan bu darbeye. Günlerce sarıldık bizi koparmak isteyen bu illete nispet. Çıkar yol aradım göz yaşlarıma hakim olarak. Buldum sonunda. Madem seninle uzun bir hayat süremeyecektim, sen artık hayatımda yokken, "senden" bir parça ile katlanabilirdim belki yokluğuna. Çocuğunu doğurmak istiyordum. "Biz"den bir canı. Aşkımızın imzasını atmak istiyordum. Değil mi ki, doktorlar sana "Çocuğunuz olsaydı, onu kucağınıza alamazdınız 3-5 sene sonra..." demişlerdi. Ben seni pamuklara sarıp bakacaktım. Hem sana, hem yavrumuza. İyi ki, o kararı alabilecek kadar gençmişim, iyi ki, o kararın arkasında durabilecek kadar "ben"mişim. Bugün, aradan geçen 13 sene sonra, ardıma baktığımda, hayatımda verdiğim en güzel iki karardan biridir yavrumuz. Diğeri, senin olmak kararı. Bugün, yavrumuzun varlığında, tüm olumsuzluklarına karşın raporun, sen hala hayatımdasın ya, sen yavrumuzun büyüyüp serpilmesine tanıksın ya, sen sana olan aşkımı ve tutkumu hala çözemedin ya... Canın sağolsun, benimle kal yeter.
29
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 28 gün önce gönderdi.
|
İki yıl önceydi. Kardeşimle sudan bir sebepten ötürü büyük bir kavga etmiş ve on gün dargın kalmıştık. Dargınlığın onuncu günü, öğle vakti, bir alışveriş merkezinde, sevgilimle ettiğimiz kavganın stresini üzerimden atmak için alışveriş yapıyor bir yandan da akşam seminerde yapacağım konuşmanın metnini içimden tekrar ediyordum. O sırada telefon çaldı, arayan kardeşimdi. Yüzümü ekşiterek ve "Of, seni hiç çekemeyeceğim şimdi!" diye düşünerek telefonu açtım ve "Ne var, ne istiyorsun?" diye bağırdım açar açmaz. Kardeşim, cılız bir ses tonuyla "Abla kaza geçirdim, X Hastanesi'ne gel." diyerek telefonu kapattı. O andan itibaren benim için dünya durdu... Renkler, kokular, insanlar, her şey ama her şey, bir anda silindi zihnimden... Büyük bir korkuyla ve aceleyle, hastaneye doğru yola çıktım... Artık, ne akşam gideceğim seminerin, ne sevgilimin o gün arayıp aramayacağının ne de diğer dünya telâşlarının önemi vardı. O günden sonra kardeşim aradığında, telefonu, her seferinde gülümseyerek ve ağız dolusu "Canım" diyerek açıyorum. Bu satırları yazarken bile gözlerim doldu ve okuyan herkese de tavsiyemdir; lütfen sevdiklerinize, şu an ya da geciktirmeden, en kısa zamanda, onları sevdiğinizi söyleyin. Hayat bu, bir dakika sonra bile çok geç olabilir...
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Hastane sterilizasyonunu sağlamak için ayaklara giyilen galoşun birini başına geçirip digerini de elinde sallaya sallaya dolaşan amcamı durdurup; "Amca bunlar ayak için, baş için değil." dediğimde aldığım yanıt aynen şuydu. "Ben de neden iki tane koymuşlar, bizim bir başımız var diye düşünüyordum."
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Mahallemizin eczacı abisi, geçen gün arabanı kardan kurtarmana yardım ettiğim için dükkanın önünden geçerken beni içeri çağırdın, teşekkür ettin. Üstüne bir de "Herhangi bir sorunun varsa çekinme, söyle ona göre bir güzellik yapayım." dedin. İyi de ben başımı öne eğerek "Gerek yok abi sağol." dediğimde niye derdimi anlamış gibi sinsi sinsi gülüp elime o cinsel uyarıcı hapları tutuşturdun ki? Allah'a şükür bu genç yaşta oradan o şekilde bir sorunum yok. Sadece saçlarım dökülüyor, gör diye başımı eğmiştim!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Orijinal müdürümüzle bugün toplantı yaptık okulda. Gene kendi stiliyle yönetti toplantıyı. Toplantıdan bir monolog aktarmak istiyorum: "Arkadaşlar, bunu yapmak zorunda değilsiniz, ancak ne yapıp ne edip yapmalıyız, mecburuz buna, yapacaksınız, ama tabii yapmak zorunda değilsiniz, bu haftasonuna kadar herkes yapacak." Rahat olalım yani, üzerimizde en ufak bir baskı yok.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|