08 Eylül 2008 Pazartesi
|
|
|
|
|
|
10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Aylardır teşhis konulamayan ve sürekli hasta olan babama aslında 10 gün kadar önce teşhis konulduğunu bugün öğrendim. Kocamın (teşhisi öğrendiğinden beri) benden kendini sakınmasının sebebini de öğrendim. Hayatımın en berbat günü. Babam HIV pozitifmiş, yani AIDS hastası. Virüsü tahminen 10 yıl önce bir klinikte çalışırken kapmış ve büyük ihtimalle hastalığının ve hayatının son evrelerini yaşıyor. Annem ve eşim negatif yani hasta değil. Benim durumum ise yarın belli olacak. Şimdi, yarın sabahı beklediğim bu dakikalarda, babam için ağlıyor, annem ve kocam için seviniyor, kendim için ise endişe ediyorum. İnsanın en sevdiğinin acısında bile kendisini düşünmesi çok acı. Kimseye söylemiyoruz. Kimse bilmemeli. 10 yıldır hastalıktan bihaber aynı evi paylaşmamıza, hatta zaman zaman zorda kaldığında kocamın babama ait traş bıçağını kullanmak zorunda kalmasına rağmen hastalığı kapmamış olması bir mucize. Bu bir sınav, farkındayım ama çok acı bir sınav... Asla bizim başımıza gelmez diyebileceğim bir hastalıktı bu. Hala inanamıyorum. Pozitif çıkmam ihtimaline kendimi hazırlamaya çalışıyorum, bir yandan babamı, annemi düşünüyorum. Benim bildiğimi bilmiyorlar. Onların yanında şaklabanlıklar yaptım, gözyaşlarımı içime akıttım. Kulaklarımda babamın "artık ölene kadar böyle yaşayacağım" sözleri, aklımda binlerce soru, öylece kalakaldım...
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Matematik dersinde kesirlerle ilgili ''Bir kütüğü nasıl 3 parçaya bölebiliriz?'' sorusuna (babalarının çoğu oduncu olan) çocukların verdiği cevaplar: 1) Ancak balta ile bölebiliriz. 2) Kütük kuru ise 8 vuruşta, yaş ise 6 vuruşta parçalayabiliriz. 3) Hızarınız varsa istediğimiz kadar parçaya bölebiliriz...
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Benden çok yemek yapar, çamaşır yıkar, çocuğa bakar, gece uyanıp çocuğu tuvalete götürür, ayda bir sevişirsek kendini şanslı sayar, çayımı kahvemi yapar ayağıma kadar getirir, ne derdim olsa dinler ve yardım eder, ülkenin en iyi okulundan mezundur, akıllıdır, sempatik ve komiktir, yakışıklıdır... Bu liste uzayıp gider. Benim kocam doğa üstü bir varlık mıdır? Yoksa, yoksa... Aldatılıyor muyum?
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Sabahın erken saatinde telefon çaldı. Arayan 5 yaşındaki yeğenim. Bayramımı kutluyor ve heyecanla ilk kez gittiği bayram namazını anlatıyordu. "Nasıldı namaz?" dedim. "Dayı İngilizceydi namaz." dedi. Canım benim, Arapça olmasın sakın?
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Kendisine "anne" kelimesini kullanmayıp onun yerine ismiyle hitap eden 35 yaşındaki oğlundan, geçen geceki sahurda bu kelimeyi duyduğunda babaannemin verdiği tepki, "Anne mi? Yakında yürümeye de başlarsın oğlum sen."
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
İki küçük kız, babalarını ancak resimlerde görebilecek olan. Birinin ayağı çıplak, diğerinin çorapları parça parça... Bir yaşlı baba, oğlunun yüzünü son bir kez görmek için yalvaran. Bir kardeş, çaresizce abisinin ardından bakan. Hemen hemen hepsi benim yaşlarımda. Düşünüyorum, onlardan biri benim babam, benim abim, benim kardeşim... İçim daha buruk olabilir miydi? Daha az mı isyan ederdim? Biz milletçe geçtik sınır ötesine. Acının, isyanın ve sabrın sınırının...
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Ben, liseye gidiyordum, O, ortaokula. Binamızın kazan dairesi, aşırı ısınma nedeni ile patlamak üzereydi. Basınçlı su buharı, evdeki kalorifer peteklerinin sarsılarak duvara vurmasına sebep oluyordu. Çok korkutucuydu. Giriş katında olduğumuz için tehlikeyi herkesten önce fark ettik, çünkü kazan suyu, alt katlardan başlayarak binaya dağıtılıyordu. O ve ben, kapıyı bile kapatamadan, yalınayak evimizden dışarı fırladık. Binadan 30 metre kadar uzaklaşmış, nefes nefese kalmıştık sonra birden göz göze geldik ve tekrar koşmaya başladık. Ancak bu sefer farklı yönlere koşuyorduk. O, binaya doğru, bense binadan olabilecek en uzak yere.. Bağırarak, çırpınarak, camları taşlayarak, duman altında kalmış dairelerin kapı zillerini çalarak herkesi uyarmaya çalışıyordu. Bense hala, buraya gel aptaaal diye bağırmakla meşguldüm. Hamile komşumuz dahil olmak üzere, çoluk çocuk bütün bina sakinlerinin dışarı çıkmasını sağladı. Her şey sakinleşince yüzü gözü kurum içinde yanıma geldi. O kim miydi? Aynı anne ve babaya sahip olduğumuz, canım kardeşimdi. Başkalarının canı için kendi canını düşünmeden feda edebilecek biri. Ben mi? Beni biliyorsunuz işte. Eski itirafçınız, zavallı smilingmoon.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|