|
|
|
|
|
11 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Türbanlıyım ve en çok korktuğum şey türbanın üniversitelerde serbest bırakılması. Ailemi üniversiteye o komik şapkayla gidebilmek için bile zor ikna etmiştim. Hiçbir şekilde kendi rızamla takmadığım şu bez parçasını hiç olmazsa okulda takmak zorunda değildim. Zaten her gün okula adımımı atar atmaz o şapkayı da çıkarıp, güzel şaçlarımı özgürce serbest bırakıyordum. Fakat şimdi her şey değişiyor. Hayatımda bana ait, sadece kendim olabildiğim bir günüm bile kalmayacak. Türbanını da çıkarırsın o zaman diyecekseniz, fakat inanın aynı şey değil. Türban takarken o kadar komik ve kötü giyinmek zorunda kalıyorum ki, o giysinin içinde saçlarım görünse de, görünmese de zaten fark etmez. Her gün ağlıyorum. Dinimden soğumak istemiyorum ama bu baskılar içimde kocaman bir uçurum açıyor. Her gün kendimle ve ailemle çatışmaktan, onlardan dayak yemekten bıktım. En büyük itirafım da, özgürce diledikleri gibi yaşayan çocukları ve onlara bu özgürlüğü tanıyan aileleri çok kıskanıyorum. Hayat hiç ama hiç adil değil...
34
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Komşularımızdan, sık sık görüştüğümüz bir teyze annemin samimiyetine güvenmiş olacak ki bir gün anneme bir derdini açmak ve onun fikrini almak istediğini söyledi. Annem kabul edince de anlatmaya başladı. Efendim teyzemizin kocası kendisi ile hiç ilgilenmiyor ve yatakta da kendisini çok ihmal ediyormuş. Haftalarca kocasının kendisine dokunmadığını gören teyzemiz de amcamızı ikna etmek için, televizyonda gördüğü striptiz olayını bir denemek istemiş. Ama amca oralı bile olmamış. Annem bu noktada soruyor. "Nasıl yaptın ki striptizi, yanlış bir şey mi yaptın acaba?" Teyzem anlatmaya başlıyor: "Yoo, her şeyi sırasıyla çıkardım. Önce hırkamı çıkardım, sonra yeleğimi, kazağımı, içliğimi. Daha eteğime gelmemiştim ki bir baktım benim bey uyumuş. Sanırım başkası var." Teyze bence senin üzerinde fazla kıyafet var, tek sorun bu!
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Boşanmak üzere olan abimle sebeplerini konuşuyorduk. Bir sürü bahaneyi saydıktan sonra en sonunda "Daha genç ve güzel bir kadınla beraber olmak istiyorum. Ne yani, aldatsa mıydım? Hiç değilse dürüstçe boşanmak istiyorum." diyerek gerçek sebebini söyledi. Abimi eskisi kadar sevemiyorum artık, üzgünüm abi; senin dürüstlük anlayışın bana uymadı.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Kardeşime Sayısal Loto'dan 4 trilyon çıkınca(!) kendisine mini etekli bir masajcı(!) tutacakmış. Sonra bizimki elindeki tostu yere düşürünce ve masajcı da eğilince onu dikizleyecekmiş. Kendisi sekiz yaşında olduğundan diyemedim ki "Oğlum dört trilyonun var; o kadar uğraşmana gerek yok." diye...
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Duygularını ifade etmekte sınırlı olan tipik Türk ailesinin ikamet ettiği bizim evde, başkadır "çay"ın anlamı. Eve sıkıntıyla gelene, yüzü asık olana diğeri, "Dur ben bir çay koyayım da içelim." der ama aslında "Anlat bakalım nedir canının sıkıntısı? " demek ister. "Çaylar geldiiii!" denmesi, "Toplanın salona da iki çift laf edelim."anlamına gelir. Akşam yemeğinden sonra babam keyifle "Prensesime güzel bir çay demleyeyim." derse yaptığım yemekleri çok beğenmiş, teşekkür ediyor demektir. "Eğer annem akşamları "Çay da soğudu..." derse aslında "Bu akşam da kimse benimle ilgilenmiyor." demek istemiştir. Tam çay saatinde gelen telefonda uzun konuşuyorsam ve çay yanıma getiriliyorsa arayan kişiyle konuşmamdan rahatsız olunmuyor ama "Kızım çayın soğudu, hadi kısa kes artık." deniyorsa karşı taraftaki kişiyle konuşmamdan hoşlanılmadığı ifade ediliyordur. Birbirimizin çayını doldurmak için erken davranıp servis yapmanın anlamı ise "Seni seviyorum"dur. Başkadır çayın tadı bizim evde.
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
miaji,
Kadın
,
37
,
Ankara
|
11 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Aşık olan herkes sanırım "Sevgililer Günü" güzellemesini yaşayacak. Erkeklerin oldukça meşhur "Bir kıza ne alınır?" sorusunun yanıtını vermek için yazmaya karar verdim. 1- Çiçek, o günden bir gün önce alıp buzdolabında saklamakta fayda var. O gün fiyatları çok pahalı, eve götürünce annenizin sevincini görüp ertesi güne evden çıkaramama ihtimaliniz de var tabii. Kadınlar incelikli şeyleri sever. 2-Bujiteri. Kadınların hayallerini süsleyen tek taşların gerçeği sadece ciddi ilişkilerde verildiğinde bir anlam kazanıyor. Ayrıldığınızda "Ver o zaman sana aldığım elmas kolyeyi" demek de hoş değil. Bujiteri fiyatlandırması kalite kalite değişir. 1.00YTL'lik oldukça da hoş olan bujiteriler bile var. Kadınlar süslendikçe kendilerini iyi hisseder. 3- Kıyafet: Palto-mantodan çok kazak ya da süveter. Kadınlar kendilerini ısıtan şeyleri sever. Etek/pantolon olmaz. (Ayakkabı yine uzun süreli ilişkilerin harcı!) 4- MP3 player, flash bellek vs. elektroniğe tapınan kızlar var. Plazma televizyon uygun değil. Kadınlar teknoloji ile romantizmi birleştirebilirler. 5- Parfüm. Orijinal olursa çok şık olur. Doldurması bayağı kaçar. Kadınlar duyularına hitap edilmesini sever ama taklit sevmezler. 6-Sevilen CD'ler, kitaplar, kasetler. Kadınlar sıradan yazılara, müziklere şarkılara anlam yükleyebilirler. 7- Özel bir ilişkiyse iç çamaşırı evet, ama gündelik değil. Kadınlar arzulandıklarını bilmek isterler. 8- Seveceği bir biblo belki de... Kadınlar kırılganlıklarını hatırlatan nadir şeyleri severler. 9- Aksesuar: Atkı-bere-eldiven, kemer-çanta, fular vs. Kadınlar kendilerini bütünleyen şeyleri severler. 10- Hediye ne olursa olsun veriliş tarzı ve samimiyeti önemlidir. Kadınlar samimiyetle sırnaşıklığı çok güzel ayırt edebilirler. 11- Baktınız bir şey gelmiyor aklınıza, bir paket çikolata... İçine de not yazmayı unutma "Senden daha tatlı bir şey yok aslında. Kadınlar kendileri olan erkekleri ve kalpleriyle kendilerini bulan gerçek sevgileri severler.
22
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 6 gün önce gönderdi.
|
Zar zor para biriktirilip en samimi arkadaşlarla Malta'ya gitmeye karar verilir. Önceden alınan istihbaratları gözde büyütmüş olarak La Valetta'ya girişte görülen ilk karnaval havasındaki eğlenceye dans ederek dahil olunur. Eğlencenin sebebini sorup Maltalıların Türklerden kurtuluşlarını kutladıklarını öğrendikten sonra kimsenin nereli olduğumuzu sormasına fırsat vermeden ortamdan hızla uzaklaşılır. Turgut Reis'in kemiklerini sızlatmanın ruhuna gönderilen bir Fatiha ile düzeleceği umulur fakat; Maltalılar da Türklerden henüz kurtulamadıklarının farkında değillerdir.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|