|
|
|
|
|
9 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Hastanede annemle sıramızı bekliyoruz. Kuyrukta beklerken ilk on dakika içinde canciğer kuzu sarması olan yurdum insanı lafı havaların durumuna getirmiş. İçlerinden oldukça yaşlı tonton nine, bilge bilge başını sallayarak "Birinci cemre havaya düştü." diyor. Annem bana dönüp "Bak gördün mü, eskiler bilir." diyor. Merakımı yenemeyip soruyorum teyzeye, "Nereden biliyorsunuz bu vaktin geldiğini?" Tonton nine, en sevimli ve saf gülümsemesiyle annemin tezini boşa çıkaran bendeyse boynuna sarılma isteği uyandıran cevabı veriyor. "Televizyondaaan."
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 7 gün önce gönderdi.
|
Dışarıda yağmur, yüzünde yağmur damlalarıyla kamufle olmuş gözyaşları. İçindeki hüzün denizi, kopan fırtınalar seni mantıkta saçma, tasvirde doğru bir yere, bir balıkçının tezgâhının önüne götürür. Satıcıların bağırışları dağıtır kafandaki hüznü. Ardından minik bir erkek çocuğunun daha yakından bakmak için balıklara yaklaştığını görürsün. Bir an belli belirsiz bir nedenle dalarsın yeniden ve "Annecim ne yaptın?" sesiyle yine ayılırsın, çünkü o küçük delikanlı kocaman bir palamuda sarılmıştır ve ağzından şu sözler dökülür "Anne kadeşş!" Senin kardeşini yerim ben, dağıttın tüm karabulutları. Ne için ağlıyordum ben şimdi?
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 3 gün önce gönderdi.
|
3 Temmuz 1997 tarihinde Kırıkkale'de mühimmat fabrikasında meydana gelen patlamalar sonucu şehrin konumu ve rafinerinin de bulunması nedeniyle olası büyük tehlike için şehrin tahliyesine karar verilmişti. O gün yaşanan bütün şansızlıklar yüzünden tüm ailem farklı yerlere dağılmış ve hiç kimse birbirinden haber alamamıştı. Bir şekilde babama ulaştım ve otobüse binip Ankara'ya geçmeye çalıştık. Elmadağ'a varınca o çok zor akıttığım gözyaşlarıma hakim olamadım. Tüm Elmadağ halkı yollara dökülmüş ve gelen otobüsleri durdurup kalacak yeri olmayanları evlerinde misafir etmek istiyorlardı. Tanımadığı, bilmediği insanları en mahremine, evlerine götürmek misafir etmek istiyorlardı. Aynı şekilde bindiğim dolmuşta, dolmuşcunun bir aileyi evine davet ettiğini de gördüm. İşte benim insanım buydu. Benim insanım buydu da Kırıkkale-Ankara arası otobüs ücretini 5 katına çıkaran o leş kargası otobüs firmaları ve İstanbul'dan anında hareket etmiş 80 kişilik hırsızlık şebekesi kimin insanıydı? İşte buna bir türlü karar veremem...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Evimize girme girişimleri her defasında başarısızlıkla sonuçlanan hırsızın apartmanın girişine bıraktığı not; "20 yıllık hırsızım, şerefime leke sürdürmem, bir eve giremedi dedirtmem. Göreceksiniz.."
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 8 gün önce gönderdi.
|
İlkokuldan sonra beni okutmak istemeyen aileme inat büyük abime yalvar yakar ortaokula yazdırdım kendimi. Okumaz bu, liseye göndermeyelim dediler; hasbel kader yazıldım ona da. Başarısızlık o kadar kazınmıştı ki beynime lise de 4 yıl boyunca birinci olup en son okul birincisi olmama rağmen hiçbir zaman ailemi veli toplantısına çağıramadım. Mezuniyet törenime bile gelmelerini istemedim, birinci olduğuma inanmıyordum. Liseden sonra başarı başarıyı getirdi. Üniversite ve ardından yüksek lisans. Ancak hala ailemin bana yakıştırdığı "salak kız" imajı geçmedi. Hala elde ettiğim başarıları bir başkalarının başarısı olarak izliyorum. Hala tek başıma bir iş yaparken çok korkuyorum. Ve hala ailem benim yaptığım başarıları takdir etmiyor.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Üç yıldır Urfa'da öğretmenim. Bugün bahçede çocuklarla oynarken bir veli geldi. Yanında kendi çocuğu, belli ki az önce kavga etmiş, bahçede yakaladığı başka bir öğrenciyi tekme tokat dövüyor. Koşarak yanına gidiyorum, zor alıyorum öğrenciyi elinden. Dövdüğü çocuk arkamda, veli hala hakaretler ediyor, vurmaya çalışıyor. Baş edemeyeceğimi anlıyorum, çocuğu kaptığım gibi idareye koşuyorum dayak yemesini engellesinler diye. Ama anladığım kadarıyla veli hatırı sayılı kişilerden biri ki çocuk müdür odasında bir dayak daha yiyor. Sonra veli, müdürün odasından çıkıyor yüzünde kendinden emin bir ifadeyle dönüp bana, "Bahçede de vururum, sınıfta da vururum. Hatta gerekirse seni de vururum." diyor. Donakalıyorum, ağzıma bir kilit vuruluyor sanki; hiçbir şey söyleyemiyorum. İtirafım şu ki; beni tanıyan herkes, ailem, arkadaşlarım, akrabalarım hatta Urfa'da zor şartlarda öğretmenlik yaptığımı duyan herkes beni tebrik ediyor. Ben de hiçbir şey söyleyemiyorum. Memnunluk oyununu oynuyorum. Oysa buradan nefret ediyorum. Aşiretlerden, ağalardan, hatırı sayılır kişilerden, büyük insanlardan, diğer insanları aşağılayan, hor gören, tartaklayan, burayı kendi kurallarıyla yöneten herkesten! Buradaki öğrenciler için çok ama çok üzülmeme rağmen elime geçen ilk fırsatta kaçacağım bu Teksas gibi yerden.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Ablam 2 yaşındaki oğluna bünyesi alışsın diye buz yedirdi, çocuk zatürre oldu. Teyzem 13 yaşındaki kızını sosyal olsun diye serbest bıraktı, kuzenimi kaçırdılar. Dayım sırf zengin diye kızını hiç sevmediği bir adamla evlendirdi ve kuzenim düğün sabahı sevdiği adamla yurtdışına kaçtı. Bu ailede benim sonum ne olacak çok merak ediyorum!
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 5 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Aylarca platoniKim'de yayınlanmak için süslendim püslendim olmadı. En sonunda 'beni beğenen böyle beğensin' diyerek vazgeçmiştim ki, en pasaklı halimle platoniKim'e yakalandım. Ne ki şimdi bu ya. Çizdim,oynamıyorum!
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|