26 Mayıs 2012 Cumartesi
Rumuz
Parola

g-e-z-g-i-n

g-e-z-g-i-n
[Yorumcu]


48
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
10 yıl 6 ay 25 gün önce gönderdi.
Lise ve üniversite hayatım çok yoğun kitap okumakla geçti. Yıllık ortalamam, iki günde bir kitaba tekabül ederdi. O dönemde hiçbir kitap olamazdı ki ondan haberim olmasın ya da okumamış olayım. Çok ciddi bir entelektüel ortamımız vardı. Tüm siyaset, kültür, edebiyat dergilerini takip ederdik. Hepimizin hayatında okumak kadar yazmak da vazgeçilmez bir olguydu. Yazarlık görünürde ikinci, ama asıl mesleğimiz olacaktı. Çünkü o zaman bile birçok dergide bir şeyler yazıyorduk. Ancak zamanla her şey değişti. En azından "öncelikler" değişti. Günlük telaşlar ve ekonomik kaygılar fazlasıyla vaktimizi aldı. (Eşlerimizin de yardımıyla tabii.) İlk önceleri bir şeyler okumadan uyumamaya, sonra bazı gecelerde okumaya ve çok sonraları da, yani şimdilerde, "gündemden habersiz kalmamak" amacıyla okumaya dönüştü. Şu an konuşurken bile ne kadar sınırlı kelimeyle konuştuğumu farkediyorum. Kendimi yozlaşmış, populer kültürün etkisinde, magazinsel, nerdeyse seviyesizleşmiş hissediyorum. Kaybolmuş bir kuşağın parçası olduk. Öğrencilik günlerimi geri istiyorum.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

26
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
10 yıl 9 ay 29 gün önce gönderdi.
Bakanlıklarda, Vakko'nun önünde beklerken karşımdaki kızın eteginin fermuarını açık olduğunu gördüm. Uyarıp uyarmamakta bir süre tereddüt ettim ancak uyarmanın daha doğru olduğunu düşündüm. Yanına yaklaşıp, "Bir kişinin görmesi herkesin görmesinden daha iyidir. Fermuarınız açık. Unutmuş olmalısınız" dedim. Kendimce kibar bir uyarıda bulunmuştum ama kız "Sana ne?!" dedi. "Siz bilirsiniz" dedim ve geri çekildim. Kızın bu "sana ne"yi çok utandığı için mi, yoksa gerçek anlamıyla mı söylediğini bir türlü anlayamadım.
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

49
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
10 yıl 11 ay önce gönderdi.
Sekiz yıl önce şirketimi kurarken bir ortagım vardı. Bir gün Ankara'dan İstanbul'a gidiyorduk. Geceydi ve herkes uyumuştu. Önümüzde bir erkek ve nişanlısı oturuyordu. Bir ara uyandığımda, arkadaşımın, camla koltuğun arasından elini ileriye uzattığını ve bir şeyler yapmaya çalıştığını gördüm. Sorduğumda ise sus işareti yaptı. Olaydan yarım saat sonra anlattı. Kadını önce yokladığını, tepki vermeyince de göğüslerinden cinsel organına kadar bir çok yerini saatlerce okşayarak karşılıklı mastürbasyon yaptıklarını anlattı. O an bu kadar iğrenç ve ahlaksız biriyle iş yapamayacağıma karar verdim ve sonra türlü bahanelerle ondan ayrıldım. Bu hiçbir etiğe uymayan, iğrenç ve cesur tavır beni oldukça ürkütmüştü. Bu olay sayesinde dünyanın en büyük pisliklerinden üç ay gibi kısa bir sürede kurtulmuş oldum.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

16
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
10 yıl 11 ay 2 gün önce gönderdi.
Aramızdaki tensel ve duygusal ilişkinin sonlanmış olmasına rağmen, eşimin dedektiflik yapar gibi telefonumun ayrıntılarını incelemesinden, sekreterimin eşime muhbirlik görevini sadakatle sürdürmesinden, avans ve maaş konusunda yapışıklığından nefret ediyorum. Bunu ikisine de söylemiştim, ama kamuya haykırdığımı da görmelerini istedim.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

51
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
10 yıl 11 ay 27 gün önce gönderdi.
Bu hem bir itiraf hem çığlık çığlığa bir aşk ilanı. Görünürde evliyim ve iki çocuğum var. Ama aşık olmak istiyorum. Körkütük, sırılsıklam, ondan başka hiçbir şeyi görmeyecek kadar gözükara bir aşk olmalı. Aşık olacağım kişi de öyle olmalı ki; elleri bir nar çiçeği gibi, bir sırça biblo gibi dokunmaya bile kıyamayacağım, hayatın gözlerinde sonsuza doğru akan bir ırmak olduğunu yansıtacak kadar saf, duru ve masum, sardın mı umut gibi, yaslandın mı çınar gibi, tırnaklarından saç tellerine kadar dişi, yeryüzündeki bütün ipeklere yumuşaklık bağışlayacak kadar güzel.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

34
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
11 yıl 5 gün önce gönderdi.
Ne yazık ki şimdi ağlıyorum. En büyük hatayı erken evlenmekle yaptım. Üniversite ikinci sınıfta evlendim, üçte baba oldum. Tamamen kendi imkanlarımla okudum. Yani hem öğrenci, hem evli, hem babaydım ve çalışıyordum. Bu yüzden eşimle, dünyada başka hiç kimsenin paylaşamayacağı şeyler paylaştım. Çünkü insan dışarıdaki saldırılar güçlü olunca, yanındakine daha çok sarılıyor. Artık o ben, ben de o olmuştum. En azından ben böyle düşünüyordum. Ancak zamanla kıymetli eşimin ilgi alanları tamamen değişti. Şimdi dünyayı ayaklarının altına sersem de, onun kafası başka yerde. "Herkes boşanır ama biz asla" derken boşanma noktasına geldik. Bu kadınlar çok nankör oluyor be. Dünyayı versen bir başka dünya istiyorlar. Ne yazık ki, iyi niyet çabalarımın hiçbiri sonuç vermedi. "Onca yaşanan şeye ihanet olmaz" diye direndim. Yine kovalayan ben, kovalanan o oldu. Ama dün gece, kendisine ekonomik olarak yardımcı olmayacağımı söylediğimde dünyası yıkıldı. Böyle bir şeye inanamadı. Cünkü sürünmesine gönlümün asla razı olamayacağından emindi. Ama kararlı olduğumu görünce alttan almaya, yalvarmaya başladı. Kızım, yalvaracağına, hayatını senin mutluluğuna adamış bu adama karşı kılıç kalkan kuşanmasan olmaz mıydı? Çocuklarına biraz zaman ayırsan, eşine en azından sana gösterdigi kadar saygı göstersen, zamanının tamamını ne idüğü belirsiz arkadaşlarınla gecirmesen olmaz mıydı? "Seni sevmiyorum" cümlesini onur ve dürüstlük anıtı olarak karşıma koymasan olmaz mıydı?
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

12
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
11 yıl 27 gün önce gönderdi.
İş nedeniyle bir hafta Azerbaycan'a gittim. İzlenimlerimi kamuya açmayı ve paylaşmayı toplumsal bir görev sayıyorum. 1- Devlet eşittir mafya, mafya eşittir devlet. Devletin içinde olanların sahip olamayacağı şey yok. 2- Devlet başkanının çocuklarının tüm yatırımları yurtdışında. 3- Üç kişiye bir polis düşüyor, ama polisin görevi, zorbalıkla devletin ayakta durmasını sağlamak ve herkesten rüşvet almak. 4- Halkın yüzde doksanı fakru zaruret içinde inliyor. 5- Azerbaycan 10 yıl sonrasının Kuveyt'i. 6- Havaalanında, 100 doların üstünde paranız varsa, el koyuyorlar. 7- Polis kontrollerinde, yol, demir bariyerlerle tamamen kapatılıp kesiliyor. 8- Bakanlık binaları ve bakan odaları, bizim en küçük ilçemizdeki kaymakamlık binalarına benziyor. 9- Votka içmeye sabah dokuzda başlıyorlar. 10- Her erkegin ortalama 3 karısı var. Ve kadınlar geyşa gibi, erkeginin mutluluğundan başkaca bir şey düşünmüyorlar. 11- Çok güzel kadınlar var ve bunların hepsi string giyiyor. 12- Dekolte -neredeyse- bir zorunluluk. Hayal ötesi transparan kıyafetler var.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

16
g-e-z-g-i-n, Erkek , 32 , Ankara
11 yıl 1 ay 25 gün önce gönderdi.
Ankara Bilkent Sports İnternational'in kısa kızıl saçlısı, sanma ki her akşam yüzmeye ya da spor yapmaya geliyorum. Sadece seni görmeye geliyorum ve her akşam jakuziden senin odanı izliyorum. Seni görünce dizlerimin bağı çözülüyor, ama her günüme anlam katmanın tek yolu seni görmek. Seni seviyorum.
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım
Skip Navigation Links
1
2


anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2012 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.


itiraf bir EBİ markasıdır

arkadaş arıyorum kitap evlilik paylaşım oyun kitap-eleştiri
arkadaş arıyorum | kitap | evlilik | itiraf | oyun | paylaşım | kitap-eleştiri | müzik | DVD | PC oyun