|
|
|
|
|
|
|
10 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Grubumdaki İngiliz kadın bir ağacın dallarına bağlanmış beyaz mendilleri görmüş, bana ne olduklarını soruyor. Evlemek isteyen kızların bağladıklarını söylüyorum. Daha da ilgisini çekiyor konu. "Belirli bir erkekle mi yoksa herhangi bir erkekle evlenmek için bağlıyor?" diye tekrar soruyor. Hemen cevaplıyorum "30 yaşından önce belirli bir erkekle, 30 yaşından sonra herhangi bir erkekle"
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Sektörümde dünya devleri ile firmam başa baş görünüyor. Sektördeki yabancı şirketler benimle kontak halinde. Büyük holdinglerle haftada bir, iki kez işim gereği toplantı yapıyorum. Aynı branş üniversite öğrencileri tez hazırlıkları için mail yoluyla benden yardım istiyorlar. Yine aynı sektörde faaliyet gösteren basın yayın kuruluşları ve konuya ilişkin haber yapmak isteyen gazeteciler benimle röportaj istiyor. Bankalar benden randevu kopartma yarışında. Buraya kadar her şey normal, itirafıma gelince; 1-) Bir masa ve bir dolaptan oluşan, ikinci bir kişinin zorlukla sığabileceği bir bürom var. 2-) Bir takım elbisem var ve görüşmelere hep onunla gidiyorum. 3-) Arabam yok, arkadaşlardan alıp yine görüşmelere emanet araba ile gidiyorum. 4-) Mümkün mertebe toplantılara ben gidiyorum, büroya gelmek isteyen şirketlere veya diğer kuruluşlara bin türlü bahane üreterek randevu vermiyorum. 5-) Aslında benim şirketimde export manager, commercial manager, account manager gibi çalışanlar yok, hepsi benim. 6-) Kimseyi kandırmıyorum, devran böyle dönüyor. İş yapmak zorundayım. İşimde uzmanım, samimiyim. Nereye kadar böyle gider onu da bilmiyorum.
16
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Aşırı hırslı ve hiçbir mazeretin başarının yerini tutmayacağı felsefesini benimsemiş tam bir Anadolu kadını olan annemin OKS, ÖSS gibi çoktan seçmeli sınavlar için yorumu; "Elin uşağı soruyu da cuvabı da önünüze goymuş, kör müsünüz? Yapın neyiniz eksik?" Sanırım şıklardan gitmek lazım...
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Bizim departmana yeni gelmiş olmasına rağmen hoş bir muhabbetimiz vardı. Zaten tanıyan, tanımayan herkesin beğenisini kazanan, girdiği her ortamda ilgi odağı ve neşe kaynağı olan biriydi. Sabahları işe benden önce gelip odamı havalandırmasını, bilgisayarımı açmasını işgüzarlığına; öğlen tatiline çıkamadığımda, yemeğe gittiği yerden benim için yaptığı paketle gelmesini iyiliğine; ben çalışırken sessizce oturup izlemesini işi öğrenme isteğine; yeni aldığı her kıyafeti gösterip fikrimi sormasını beğenilme arzusuna; biraz öksürecek ya da burnumu çekecek olsam elinde vitaminlerle belirmesini hastalık korkusuna; benim konumla ilgili araştırmalar yapmasını yardımseverliğine; oraya buraya üstünde komik notlar ya da resimler olan post-it'ler bırakmasını çocuksu neşesine bağlıyordum. Bir sohbet sırasında, sırf yeri geldiği için, doğumgününü sorduğumda, "18 Kasım" demişti. Aylar geçti ve dünyanın diğer ucunda yaşayan ablasının yanına yerleşmeye karar verdi. İş arkadaşları olarak düzenlediğimiz veda partisinin sonlarına doğru birisi, "Böylece 4 gün sonraki doğum gününü de şimdiden kutlamış oluyoruz." dediğinde garipsedim çünkü, aylardan daha Ekim'di. "Neden bahsediyor bu, ne doğumgünü; 18 Kasım değil miydi?" diye sordum. Bir an durdu, sonra kulağıma eğilerek, "O, seninle tanıştığım tarihti." dedi. Ve gitti. Ardında mutluluğu çok uzakta arayanların, burnunun dibindekini göremediğini; gördüğünde ise çok geç olduğunu öğrenen ve her 18 Kasım'da, içinden de olsa, ona nice mutlu yıllar dileyen bir adam bırakarak...
24
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Babam bildim bileli her gün içer. Hayatımın en büyük utancını küçük yaşlarımda, o zamanlar hala Türkiye'de otururken yaşıyordum. Babam kendi üşendiğinden bira aldırmaya hep beni gönderirdi. Bakkal amcaya parayı uzatırken onun zaten ne istediğimi bilmesini, o bira şişelerinin ben evime doğru yürürken birbirine çarparak çıkardığı sesi ve mahallemizdeki bütün arkadaşlarımın bunu açıkça anlamasını unutamıyorum. O bakkaldan evimize kadar olan mesafe işkence gibiydi. Erkek olsam hadi neyse ama ben bir kız çocuğuydum. Kendimi çok aciz hissederdim ama ''Neden gidip kendin almıyorsun?'' demeye asla cesaret edemedim. O yüzden şu an Amerika'da oturuyorum ve kim ne derse desin alkol için 21 yaş sınırlaması olmasından ve bunun çok sıkı denetlenmesinden memnunum. En azından kimse kendine küçük kız çocukları aracılığıyla bakkaldan bira servisi yaptıramıyor.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Küçük oğlumu arabalara karşı bin bir uyarı ile ilk defa yalnız gofret almaya bakkala gönderdiğimde ardından balkondan izlediğim manzara: 1 km öteden geçen arabayı gördüğünde koşarak çöp bidonunun ardına saklanma, 500 m. öteden geçen motorsikleti gördüğünde ise en yakın apartman kapısına sığınma daha sonra da sırtını duvara verip sürünerek temkinli adımlarla bakkala ulaşma çabaları... Sanırım çocuğuma trafik konusunu fazla abarttım.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|