|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 4 gün önce gönderdi.
|
İlkini kıskanç diye ikincisini bulduğumda (ikincisi hiç kıskanç değildi), ikincisini görgü kurallarını bilmiyor, beni toplumda rezil ediyor diye üçüncüsünü bulduğumda (üçüncüsü tanınmış iyi aile çocuğu idi), üçüncüyü ise, çok çapkın diye dördüncüyü bulduğumda terk ettim. Hepsi arkamdan ağladı yalvardı. Şimdi ise kıskanç, görgüsüz ve çapkın bir adamla evliyim. Yani dördüncüyle. Çok ah aldım çok.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Sevgilime telefonunu neden açamadığımı izah etmeye çalışırken aklıma gazetede okuduğum bir yazı geldi. Yalan söyleyenler otomatik olarak sağ veya sol üst köşeye bakarlarmış. İşte bu "veya" kısmı her şeyi berbat etti. Çünkü ben aslında gerçekten uyuduğum için telefonunu duymadığımı anlatmaya çalışıyordum ki doğru söylendiği durumlarda ne tarafa bakacağımı unuttum. Ben sağ mı sol mu diye karar vermeye çalışırken sevgilimden gelen cevap: "Niye öyle gözlerin fıldır fıldır dönüyor? Gözlerime bile bakmıyorsun. Bir şey mi saklıyorsun?" Hayır aşkım, doğru köşeyi bulsam sabitleneceğim ama sadece kararsız kaldım!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Ehliyetimi aldığım gün arkadaşlarımla Cuma namazına gitmiştik. Planıma göre namaz sırasında secdeye yatınca gömleğimin üst cebindeki ehliyet düşecek, arkadaşlarım da böylelikle yeni ehliyetimi görecekti. Namaz kılmaya başladık. İlk secdeye yatışta düşmedi. İkincisinde kendimi daha hızlı yere attım, yine düşmedi. Üçüncüsünde resmen amuda kalktım. Maalesef yine düşmedi... Artık son rekatta nasıl gaza gelmişsem kendimi öyle bir yere attım ki önce kafamı yere vurdum, ardından hızımı alamayıp öndeki dedenin sırtına çıktım. Ve, ve, ve, mutlu son... Yerdeki ehliyetimi gördükten sonra ne dedenin bastonunun acısı ne de kafamdaki kocaman yumrunun acısını hissetmiyordum...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 5 gün önce gönderdi.
|
İki yıl önce birinci sınıfları okutuyordum. Öğrencileri daha tam olarak tanımadığım okulun ilk günleriydi. Derste beslenme yapıyoruz. Öğrencilerin büyük çoğunluğu sandviç, meyve suyu, süt, elma vb. oluşan beslenmelerini peçetelerini de sererek sıralarına yaydılar. Güle oynaya yemek yiyen çocuklarımın arasında, en önde oturan bir çocuğumun ellerinin arasında gazete parçasına sarılmış bir şeyi evirip çevirdiğini gördüm. Yanına gittim ve elindeki gazeteyi açtığımda içinde çocuğun beslenmesi olduğunu gördüm. Ekmeğin köşesinden koparılmış içi boş bir parça... Evet içi bomboş bir ekmek köşesi. Yanında su bile yok. Çocuk gazetesini sıranın üzerine açtı ve ekmeğini kemirmeye başladı. Gözümün önüne sabah oğlumla yaptığım tartışma geldi. Ondan bir yaş büyük oğlum X marka süt olmazsa bundan sonra kahvaltısında asla ve asla süt içmeyeceğini söylemişti. Ben sınıf annesine para verip öğrencim için kantine sandviç yaptırmaya gönderdim. Biraz sonra sınıf annesi gelmeden çocuk yanıma geldi ve "Beslenmem bitti, tuvalete gidip ellerimi yıkayabilir miyim?" diye sordu. Evet beslenmesi bitmişti, yani içi boş olan ekmek köşesini kemirmeyi başarmıştı. Şimdi üçüncü sınıftayız onunla birlikte. Ben de her bayram ona ve iki kardeşine bayramlıklarını alıyorum. Okul ihtiyaçlarını karşılıyorum. Eline torbaları arkadaşları sınıftan çıktıktan sonra veriyorum. O an gözlerinde gördüğüm sevincin ve parıltının bana yaşattığı mutluluğu hiçbir şeye değişmem.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
CEREZ,
Kadın
,
24
,
İzmir
|
1 yıl 3 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Misafir odasında baca deliği olmadığı halde "Anne sobayı bu sene misafir odasına kuralım mı?" diyen abime, "Olur, boruyu da k.çına sokarız, kafanı camdan çıkarırsın, sorun olmaz." diyen anneme alkış istiyorum. Hemencecik çözdü sorunu.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|