|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Can sıkıntısının yoğun olduğu bir vakitte bir telefon gelir. Arayan arkadaşınız rafting yapma teklifinde bulunur. Andrenalin, su, macera tabii ki kabul edilir. Geçmiş muhabbetlerden birkaç kez rafting yaptığı bilinen arkadaş kösele ayakkabı ve kotla gelmiştir. İstanbul'un kanalizasyonla karışmış deresine gidilir. Rafting serüveninden aklımda kalanlar: Korkudan bottan atlamamla botun alabora olması, o derenin ortasında hayatla cebelleşen arkadaşım, sayısı belli olmayan onlarca gazeteci, kamera ve tabii ki polis ve itfaiye. Evet artık ünlüydük, televizyondaydık ama İstanbul'un boklu deresinde yaşam mücadelesi vererek ünlü olmak pek de matah bir şey değil. Keza bakkala gittiğinizde bile aradan iki sene geçmiş olmasına rağmen ''hava da tam rafting havası'' espirileriyle karşılaşmak inanın insana pek haz vermiyor. İşin ilginç tarafı ana haber fragmanları bile bizdik. Raftingcilere özenen gençlere duyrulur...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Bugün televizyonda acılı bir şehit babası gördüm oğlunun tabutu başında. Bir taraftan elindeki bastona tutunuyor, diğer taraftan da oğlunun resmini öpüyordu. Kendi kendine söyleniyordu: "Varken öpmedim seni, varken öpmedim". Gözlerimden yaşlar boşaldı. Ah şehit babası, nasıl bir acı ki yüreğinden kopup gelen... Hala o söz kulaklarımdan gitmiyor. Varken öpün tüm sevdiklerinizi, utanmayın, gocunmayın. Varken, uyanıkken, ölüm uykularına yatmamışken öpün n'olur!
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|