|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 20 gün önce gönderdi.
|
48 yaşındayım. Bu vakte kadar sevgi açlığı çekmenin insan bedeninde ve ruhunda yaptığı tahribatı mesleğime rağmen yeterince anlayamamışım. Emekli öğretmenim. Vaktimi değerlendirme adına bir süredir Çocuk Esirgeme Kurumu'nda bulunan çocuklara etüt çalışması yaptırıyorum. Orada bulunan çocukların fiziksel bütün ihtiyaçları karşılandiği halde neden hiperaktif oldukları, niçin konuşma bozukluğu yaşadıkları, neden öğrenme güçlüğü çektikleri konusunda hiçbir fikrim yoktu. Onlarla birebir çalışmaya başladıktan sonra içinde bulundukları konumun acılığını fark ettim. Aşk acısıyla yananlar, sevip de sevilmediklerini düşünenler, sevgimi anlamadı diyenler, fedakarlıklarının boşa gittiğini bilenler, içindeki şefkat duygusunu yönlendirmek isteyenler... İşte size bütün bunlardan kurtulma şansı. Oradaki bir çocuğun önceleri ilginizi reddettiğini, sonraları ürkek davrandığını ama daha sonra size sevgiyle bakan gözlerini ve kucakladığınızda sarılışlarındaki sevgi gücünü gördüğünüzde eminim bütün acılarınız mutluluğa dönüşecek...
Bu çocuklar bizim... Sadece filmlerde gördüğümüzde ah vah çekerek bir süre sonra unutmayalım. Bu çocuklar sadece sevgiyle topluma kazandırılır. Haftada bir saatinizi bile ayırsanız (ilgiyle, şefkatle, sevgiyle) emin olun karşılığını kat kat ödeyecekler size. Bir süre sonra onların size değil, sizin onlara ihtiyacınız olduğunu fark edeceksiniz. Öğrencilerini sosyal çalışmalara yönlendirmek isteyen öğretmenler, çocuklarına merhamet aşılamak isteyen anne babalar sizler de önayak olun. Çocuklarınızla onları ziyarete gidin. Tabii önce yetkililerle görüşerek.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Yanınızda olduğu zamanlar hep kısıtlıdır. Gezdiğiniz mekanlar, gittiğiniz yerler hep aynıdır. Sokakta gezerken korku içinde hep etrafa bakarsınız. Ne zaman görüldüğünüzü fark etseniz aklınızdan bin türlü yalan geçirir fakat bir türlü onu bırakmayı düşünemezsiniz. Geceleri yatağınıza yattığınızda, "Acaba bir gün yanımda yatar mı?" diye düşünürken; bir anda içinizi kaplayan derin bir kıskançlık ateşiyle irkilir, zor bela uyumaya gayret edersiniz. Küçük bir çocuk gördüğünüzde gözleriniz dolar; ondan bir çocuğunuz olamayacağı için derin bir "Ahh!" çekersiniz. Bu durumunuz için hiçkimseyi suçlayamaz, sadece kendinizi suçlar ve onun yanına geldiğinizde tekrar gülümsemeye çalışırsınız. O, mutlu bir baba ve iyi bir eştir. Ama hiçbir zaman size ait olmayacaktır. İmkansız bir aşka tutulmamanız dileğiyle...
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Aşk bitmişti. En zor şey ölen aşkın cenazesini kaldırmaktır. Kimse ilk söyleyen olmak istemez. Kimse ileride olacakların mesuliyetini tek başına almaya cesaret edemez. Ya mutlu olmazsam korkuları hop deyip dümeni ele alır. Ben de söyleyemedim ve böylece iki yıl daha geçti ve bir gün hangimizin ilk söylediğini fark edemeyeceğimiz bir kavgada ayrılmayı telaffuz ettik. Telaffuz ettiğimiz sözcük soğumadan da ayrıldık. Biz de albümlerdeki ikili resimleri temizledik. Ortak anıları olan eşyaları tanıdıklara ya da eskicilere verdik. Veremediklerimizi elden geçirdik. Aşkı kazıdık tüm gücümüzle. Geride hazımsızlık yaratan, midede mi kalpte mi olduğu belli olmayan bir yumru kaldı. Sert, taş gibi. Ruh eşi, hayat arkadaşı sözlerini duyduğunuzda bu yumru kendini hatırlatır. Bilirsiniz artık aşık olmadığınızı ve bilirsiniz aşkı kaybettiğinizi.. Ama gün gelir hata yaptığınızı anlarsınız. Ona özleminizin sonsuz olduğunu, sevginizin sonsuz olduğunu ve ondan başkasıyla birlikte olamayacağınızı anlarsınız. Geç mi kalınmıştır? Evet.. Güzel bir ilişkiyi onu hiç anlamayarak, ona hakkettiği sevgiyi vermeyerek, ona değer göstermeyerek bu hale getirdiğim için kendimden nefret ediyorum. Onu başkasına kendi elimle verdiğim için kendimden nefret ediyorum. Siz siz olun sevginizin kıymetini bilin.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|