|
|
|
|
|
6 ay 9 gün önce gönderdi.
|
İş için İstanbul'a gidiyorum. On gün kalacağım. Anneme, her an doğum yapacak olan kız kardeşimi, tansiyon hastası babamı, seksen iki yaşındaki hasta anneannemi değil, çiçeklerimi emanet ettim. Bu nasıl bir doğa sevgisiyse artık... Çiçeklerime iyi bak anne!
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Yıl 1992. Yaz tatilleri köyde, amca evinde geçiyor o zamanlar. Dünya kuş gribi denen şeyden bihaber. Amcamın tavukları her gün grup halinde ölüyor, ölenler de ortalıkta fazla bırakılmadan hemen gömülüyor. Yine bir tanesi ölmüş ve yengem evde o an bu işi yapacak boş kimse olmadığı için benden rica ediyor. Ben tamam deyip kapıyorum ölü sanılan tavuğu ve ölmediğini fark ediyorum. Gizlice odama yatağımın altına bir kutuya koyup, tedaviye başlıyorum. Antibiyotikler, ateşten oluşan ve de kurtlanmış yaralara pansuman, zorla ağzına tıkıştırılan yemlerle birkaç gün sonra nefes almaya başlıyor ama hala baygın. Günler geçtikçe kendine geliyor ve artık peşimden ayrılmıyor, evde herkes bana hayret ediyor "Nasıl başardın?" diyerek... Tatil bitiyor ve okul açılacağı için ben şehire önceden gidiyorum, Boncuk'u gelirken getirmesini annemden rica ediyorum. Bir hafta sonra köyde işlerini bitiren annem geliyor. Okuldan eve koşarak geliyorum ve "Boncuk nerede?" diye soruyorum. "Orada, çantanın içinde." cevabıyla birlikte hayatımın şokunu yaşıyorum. Benim sevgili amcam, "O kadar uğraştı; yemek de onun hakkı." diye Boncuk'u kesip göndermiş. Bravo amca, sayende yıllarca tavuk yemedim, olaydan sonra günlerce arkadaşımda kaldım ve eve gitmedim. Senin emek ve sevgi anlayışına duyduğum kızgınlıktan aradan geçen onca yıla rağmen seni hala affetmedim, affetmeyi de düşünmüyorum.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Benim "yabancı" kocam da her ne kadar banyo yapma konusunda hassasiyeti, hayvanları sevmesi, temiz tertipli olması ve mutfakta bana yardım etmesi hususlarında "yabancı erkek" portresine uyuyor olsa da gittiğim kasapta çalışan çocuğun bana olan ilgisini söylediğimde dükkana gidip Türkçe mealiyle "Dükkanında çalışan i..nin biri benim karıma sarkıntılık yapmış. Çalışanlarına sahip çık, dükkanını bana yıktırtma lannnn!" diye haykırarak, körle yatanın şaşı kalktığını kanıtlamıştır. Arz ederim.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Günlüğümü okuduğu için annemden, her seferinde akıllanmayıp tekrar günlük tutmaya başladığım için kendimden ve özellikle kız çocuklarına günlük tutturma şevkini aşılayan tüm yurdum öğretmenlerinden nefret ediyorum. Nasıl bir komploya kurban gidiyoruz, anlayabilmiş değilim!
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Son ilişkimde hep uyumlu, hep dürüst, hep umut dolu ve eğlenceli, hep sadece aşık olduğum adamı mutlu etmeye çalışan ben, buna rağmen terk edilince; şimdi yaklaşmaya çalışan adamlara karşı son derece huysuz, ukala, sadece kendini düşünen, hep işi yokuşa süren taraf oldum. Fakat bu tavrıma rağmen, pohpohlanıp, el üstünde tutulan taraf yine benim! Ya gerçekten kafam çalışmaya başladı, ya da belamı arıyorum.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 5 gün önce gönderdi.
|
9 yaşımdayken annem ve babamın ayrılması sonucu, benden 2 yaş küçük kardeşimle annemizden ayrıldık. Babam sorumsuz ve tahammül edilemeyecek derecede umursamazdı. Bize baksın diye evlendiği üvey annemiz ise bize yıllarca işkence etti. Dövdü, çalıştırdı, aşağıladı. Hayatı zehir etti. Babamız ise bunları bile bile hiçbir zaman sesini çıkarmadı. İlkokulu bitirdiğim yıl kız olduğum için bu kadar okumamın yeterli olduğunu söyledi ve deliler gibi okumak istememe rağmen beni okuldan aldı. Hayallerimin peşini hiçbir zaman bırakmadım. Gizlice açıköğretimi bitirdim. Genç yaşımda merdiven sildim, temizlikçilik yaptım, çaycılık yaptım ama kardeşimi ve kendimi okutmayı başardım. Annemiz ise yıllarca kan kustu bizi alabilmek için (durumu çok kötü ve bize bakacak maddi durumu olmadığı halde) ama babamız sırf ona olan nefretinden bizi hep annemizden kaçırdı, vermedi ona bizi. Daha çok küçüktük ve annemizden senelerce ayrı kaldık sevgiye ilgiye muhtaç büyüdük, aç büyüdük. Şimdi ben cerrah oldum, kardeşimse avukat oldu. Annemizi yanımıza aldık ve durumumuz oldukça iyi. Annemizi kraliçeler gibi yaşatıyorken babamızın kapımıza dayanıp bizden sürekli para istemesine karşın ona sadece geçmişi hatırlatıyoruz... İlahi adalet bu olsa gerek.
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Bir alkış da bozulan çamaşır makinesinin gider borusunu açmak için boruyu ağzına alıp hüpleten ve bütün suları midesine çeken teyzeme gelsin. Sonuç mu? Makine çalışıyor, yalnız teyzem biraz bozuldu.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|