08 Ocak 2009 Perşembe
|
|
|
|
rozaa,
Kadın
,
43
,
İstanbul
|
7 ay 7 gün önce gönderdi.
|
17 yaşımda evlendim. Bir bahçenin içinde, birer oda ve mutfağı olan altı tane ev ve beş şahane komşuya sahip olduğum için kendimi hala çok mutlu hissediyorum. Sahanda yumurtadan başka yemek yapmayı bilmiyordum. Şu an yaptığım yemekler herkes tarafından takdir ediliyor. Nasıl mı öğrendim? Komşularımın yemek yapma saatlerini takip eder, tek tek hepsini dolaşırdım. Hangisinin yaptığı yemeği yapmaya karar vermişsem; yemeği yapana kadar komşumun eline bakar, nasıl yaptığını bir bir hafızama yazardım. Sonra da eve koşup, aynı onun yaptığı gibi yapmaya çalışırdım. Bir oda bir mutfak gecekondu idi ama çok mutlu, huzurlu ve şahane komşulara sahiptim. Buradan hepsine minnettarlığımı sunuyor, hepsinin ellerinden öpüyorum. Bu günlere gelmemde onların çok payı olduğunu biliyorum. Keşke şimdi de çat kapı evine gidebileceğimiz komşularımız olsa...
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Yıl 1992, Aralık ayı. Siirt'in Baykan ilçesinde görev yapan abimle yengemin yanındayım. 17-18 yaşlarında, yeni mesleğe başlamış, yengemin arkadaşları olan 4 hemşire kızla akşam yemeğinden sonra çaylarımızı içiyoruz. Derken bir patlama sesi. Birkaç saniyelik bir sessizlikten sonra 2. bir patlama sesi daha. Hemen ışıkları kapatıp yere yatıyoruz. Bulunduğumuz yer bir tepenin yamacında, askeriyeyle yanyana. Teröristler tepeden askeriyeye roketatarlarla saldırıyor. Asker de aşağıdan yukarıya ardı ardına ateş ediyor. Yattığımız yerden başımızı kaldırıp gökyüzündeki aydınlığı izleyebiliyoruz, ortalık cehennem yeri gibi. Çatışma yaklaşık yarım saat sürüyor. Biter bitmez kızlar paltolarını giyip abimin "Ben bırakayım." ısrarına aldırmadan, hızlı bir şekilde evden ayrılıyorlar. Hala cesaretlerine hayran kalırım. (Onlardan aldığım cesaretledir ki fakülteyi bitirince, yanıbaşımdaki İstanbul da şark görevinden sayılmasına rağmen Diyarbakır'ı tercih etmiş, il merkezine 120 kilometre uzaklıkta bir dağ köyünde çalışmıştım.) O yarım saatlik çatışma beni uzun bir süre etkilemişti. Şimdi orada görev yapan askerleri ve onların yollarını gözleyen annelerini düşününce, şehit haberlerini duyunca; aldığım nefesten, rahatça uyuduğum yatağımdan, keyifle içtiğim çaydan bile utanıyorum. Onların hakları nasıl ödenir bilemiyorum. Bir de üstüne bazı vatandaşların "PKK'lılara terörist diyemeyiz, onlar da davalarında haklılar" demelerine ise söyleyecek çok şey olmasına rağmen bir şey söyleyemiyorum. Ne diyeyim, sizi magma bile kabul etmez, püskürtür!
21
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Diğerleri pek başarılı işlere sahip olamayan, 5 çocuk sahibi annemin, bu yıl tıp fakültesini bitirecek olan bendeniz için komşulara yaptığı yorumu aktarıyorum: "En sonunda kutumdan büyük çıktı." Merak ediyorum, Hamdi Bey'in gözündeki değerim nedir acaba?
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Okulum dolayısıyla bir şehirden başka bir şehire sürekli gidip gelmek zorunda kalıyorum, her seferinde de aynı otobüs firmasının gece yarısı seferini kullanıyorum. Bir kaç defa aynı muavin amcaya denk geldim. Geçenlerde yine bir gece yolculuğu esnasında ders çalışırken uyuyakalmışım, uyandığım bir ara muavin amcayla tesadüfen göz göze geldik, eliyle dur bekle gibisinden işaretler yaptı ve ardından bana kahve hazırlayıp getirdi. Kahveden daha sıcak yüreğinden dökülen sözlerle, ders çalışırken içebileceğimi söyledi. Sanırım onun da okuyan çocukları var ve çektikleri sıkıntılara ortak oluyor. Bana da bir baba şefkati gösterdiği için ona büyük bir alkış lütfen. Anadolu'nun sıcaklığı hala yerli yerinde duruyor, herşeye rağmen yüreklerin tam orta yerinde.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Bembeyaz, uzun saçları vardı. Hasta yatağında bile her gün saçlarını taratır, "Benim kendime saygım olmazsa başkasının hiç olmaz." derdi. Bir gün "Bugün ör saçlarımı." dedi. Hastalığından dolayı seyrelen saçlarını örmeye çalışırken, "Öldüğüm gün de tara tamam mı saçlarımı? Dağınık olmasın, istemem." dedi cılız sesiyle... "Ne ölümü anneanne, daha çok içilecek kahvemiz, bakman gereken fallarım var." dedim yaklaştığımız sonu bile bile. Son günlerinde taradığım saçlarından eser kalmamıştı, her taradığımda elime gelen saç telleri ayrılığı haber veriyordu aslında. Nur içinde yat dünyanın en güzel saçlı kadını, güzel ismin benimle yaşıyor.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Böyle şeylerin sadece "tavuk suyuna çorba" türünde kitaplarda yazılan öyküler olduğunu düşünürdüm. Kızım bugün okul dönüşü elinde çiçekleri dökülmüş bir papatya sapı uzattı bana ve gülümseyerek içini öpücüklerle doldurduğunu söyledi. O an anladım mutluluğun çok uzakta olmadığını, minicik parmakların arasında olduğunu.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Yaşadığım yere çok uzak bir köyden; kerpiçten yapılmış çok eski bir köy evi aldım.Tüm hafta sonumu, başımda bir fular, altımda bir eşofmanla evin içini döşeyerek, bahçesini çapalayarak geçirdim. Hafta başında ise, işime geri döndüğümde fönlü saçlar, ojeli tırnaklarla dolunayda kurda dönüşmüş biri gibi hissettim kendimi.
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|