08 Ocak 2009 Perşembe
Rumuz
Parola

gratel

gratel
[İtirafçı]


2
fındıkcıgımm, Kadın , 21 , Bursa
7 yıl 1 ay 25 gün önce gönderdi.
"Bir kamu hastanesinde bekar bir hemşire olmanın dezavantajları nelerdir?" diye sorarsanız... 1) Bayramlarda ya da tatillerde evli olanlar nöbetten fellik fellik kaçtığı için her tatilde mutlaka size birkaç nöbet yazarlar. 2) Sizinle tanışan her insan, "Bekar mısın?" sorusunun ardından, "Oo yaşadın o zaman, mutlaka bir doktorla evlenirsin sen" yakıştırmasını yapar. Ama yaşanan gerçek, hemşirelerin çoğunun işsiz ya da kendilerinden daha az maaş alan bir erkekle evlendiğidir. 3) Çok yüksek rakamlarda maaş aldığınız sanılır ama diğer devlet memurlarından daha çok çalışmanıza rağmen daha az alırsınız. 4) Hastanedeki genç erkek hastalar veya evlenecek yaşta oğlu olan bayan hastalar size potansiyel gelin gözüyle bakar. Hele bir de güzelseniz tedavi sırasında, "Oğlumla evlendireyim seni" diyen en az pek çok hasta çıkar. 5) İnsanız, biz de hata yaparız ama yaptığımızda doktorumuz bunu anlarsa en beceriksiz hemşire oluruz. Doktor hata yapar da biz eleştirirsek, "Sen ne anlarsın ki" havalarından haksız konuma düşürülürüz. 6) Hasta ya da hasta yakınları doktorla konuşurken güldüğünüzü dahi görse adınız sırnaşık hemşireye çıkar. Hemşireye oturmak da yasaktır, gülmek de... 7) Ben hastalarıma bugüne kadar hiç bağırmış değilim. Yüksek hemşirelik eğitimi alarak kendimi geliştirdim. Ancak hemşire olduğumu söylediğim herkesten, "Hastanedeki hemşireler çok bağırıyor, ne cadı kadınlar var" sözünü mutlaka duyarım. Toplumda her mesleğe önyargıyla yaklaşılır ve yakıştırma yapılır ama hemşirelerin rekorunu kıracak başka bir meslek yok bence. Bu yüzden meslektaşlarımdan utanıyorum ve onlardan davacıyım! Yine de mesleğimi seviyorum.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

3
boraender, Erkek , 38 , Ankara
7 yıl 2 ay 26 gün önce gönderdi.
1981 yılında askeri okulda okurken, rahatsızlığımdan dolayı bir süre Gülhane Askeri Hastanesi'nde tedavi için yattım. Yattığım koğuşta 2 askeri öğrenci daha vardı. Geceleri canımız çok sıkılırdı. Bir gece hep beraber yan binada bulunan Hemşirelik Okulu'nun yatakhanesine girdik ve hemşire adaylarının iç çamaşırlarını toplayıp binanın önündeki bayrak direklerine astık. Ertesi sabah hastanede herkes burnundan soluyordu. O zaman çok gülmüştük. Daha sonra Doğu görevimi yaparken bir çatışmada yaralandım. Bana, iç çamaşırlarını çaldığım o güzel hemşireler çok büyük bir özveri ile baktılar. İşte o zaman yaptıklarımdan dolayı çok pişman oldum. Ama şu ana kadar hiç itiraf etme veya özür dileme şansı bulamamıştım. itiraf.com sayesinde şimdi onlardan özür diliyorum. Ne yapalım gençlik işte. Kusura bakmayın.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

2
OceanGypsy, Kadın , 31 , İstanbul
8 yıl 10 gün önce gönderdi.
Çok sağlıklı bir çocukluğum olmadı. 5 yaşımda ciğerlerimden geçirdiğm rahatsızlığın ve yedigim 20 tane iğnenin ardından ilaçlardan ve doktorlardan korkar olmuştum. Ortaokulda ikinci ciddi rahatsızlığımı geçirdim. Doktorum enteresan bir adamdı. İşinde uzmandı, ancak hafif bir buhran geçiriyodu. Testlerde ciddi bir böbrek rahatsızlığım olduğu ortaya çıktı. Doktor hastaneye yatmam gerektiğini söyledi. Ben de (babam mide kanaması geçirdikten sonra hastaneler hakkında çok atıp tutuğundan) kendimi yerlere atıp tepinmeye başladım, "Hayır hastaneye yatmam, istemiyorum" diye. Doktor, "İyi öl o zaman" dedi. Kanım çekildi resmen o an. Bir de, bir sokak kedisi tarafından ısırıldığımda, kediyi müşahade altına alıp aşılara başladık. Ancak mukemmel steril kosullarda çalışan hastanelerimiz yüzünden (!) igne yerlerim mikrop kaptı. (O zamanlar daha plastik enjektörler çıkmamıştı. Hemşireler o kocaman enjektörlerle çalışıyorlardı.) Son iğnemdi ve oncekilerden dolayı pantolon ya da etek giyemiyordum, ceviz büyüklüğünde şişler vardı karnımda. Bol bir elbise ile gittik. Stajyer hemşire vuramadı iğnemi çünkü eski igne yerlerim çok acıyordu. Başhemşireyi çağırdı. Nemrut kadın gelip hışımla iğneyi aldı. Vurduğu yer, eski iğne yerimin yanını tuttu. Canim korkunç yanmıştı, kadını tekmeledim. Arkadaki tekerlekli, üzerinde medikal aletleri taşıdıkları tablaya çarptı. Hışımla dönüp bağırdı. "Yapmıyorum iğneni, bırakayım da kudur" diye. Sağlıkçıların büyük çoğunluğu çok zor koşullarda çalışıyor, biliyoruz ama daha 10 yaşına gelmemiş bir çocuğa daha anlayışlı davranmak gerekmez miydi?
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

3
hayalgücü, Kadın , 25 , İstanbul
8 yıl 15 gün önce gönderdi.
Bilgisayar mühendisi olmak isteyen arkadaşın itirafını okudum. Doktorların hayal dünyasının erken farkına varmış. Hepsi sorunlu. (Sanırım ben de) Maaşımız "Koskoca doktor canım" diyenlerin sandığı kadar değil. 350 civarı. Hastanelerin büyük kısmı kapalı kapılar ardında gizli ilişkiler yuvası. Hemşireler arasında gerçekten de yakıştırmaları hakedenler var. Erkek doktorlardan gece nöbetlerinde herşeyi bekleyin. Hatta çalıştığım üniversite hastanesinde hemşiresiyle, asistanıyla, internüyle, bazen de eşiyle birlikte olan hocalar var. Evlenmek için neden bir doktoru seçmediğimi aileme anlatamadım. Doktorlar para biriktirmekle elde edemeyecekleri biçok şeye ilaç firmaları sayesinde kavuşuyor. Yurtdışı/içi geziler, bilgisayar, TV, buzdolabı, bedelli askerlik ücreti... Antalya'daki bilimsel toplantılar hikaye. Hepsi aslında tatil köylerinde tatil. Hanımlar doktor eşlerinizi kongreye tek yollamayın. Baylar siz de... Daha anlatacak çok şey var ama yazdıklarımı okuyunca sinirlendim. Sizinse canınızı emanet ettiğiniz insanlara güveninizi sarsmak istemiyorum.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2009 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.