|
|
|
|
|
4 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Çok eskiden bir erkek arkadaşım vardı. O zamanlar o öğrenciydi ben ise çalışıyordum. O yüzden çok parası yoktu. Üzülmesin diye arabamla gitmezdim buluşmaya, elele verip yürürdük her yere. Sigaram onunkinden daha pahalı diye markasını düşürmüştüm. Karnım acıktığında hep simit isterdim çok fazla parası çıkmasın diye cebinden çünkü hesabı benim ödememe de izin vermezdi. Ve hep konuşacak bir dolu şeyimiz olurdu beraberken, hiç sıkılmazdık. Sonrasında şartlar bizi ayrı yerlere savurdu. Haftasonu İstanbul'daydım ve tesadüfen karşılaştık. Kendi işini kurmuş. Çok az kişide olan bir araba ve çok lüks bir siteden ev almış. Beni şehrin en güzel mekanına yemeğe götürdü. Dışarıdan bakınca her şey çok güzel görünüyordu ama konuşacak pek fazla şey bulamadık; yemek bir an önce bitsin istedim. En önemlisi parasız zamanlarındaki yediğimiz simitlerin tadı yoktu o yemekte...
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|