|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
"Ağlayan kadınlar çok çirkin oluyor." dedi, sustum; hak verdim. Ben de hiç sevmem ağlayan kadınları, ağlamasını, ağladıktan sonra gözlerimin altında oluşan morlukları kapatmak için uğraşmayı ve hiçbir şey olmamış gibi davranmayı... Sormak istedim ama ağlarken soramadım "Peki ya sen biliyor musun ağlatanların ne çirkin olduklarını?" Sustum. Hıçkırıklarım anlatmış mıdır bir şeyler?
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Kocamın başka bir kadınla ilişkisinin olduğunu öğrendiğim ve kocamın da bu kadına aşık olduğunu söylediği günlerdi. Evliliğimi bitirmeye karar vermiştim. Ama hep bir "Acaba?" vardı içimde, tekrar düzelir mi acaba? O gece kocam yanıma geldi, bana dokunmaya başladı. Hissettiğim tiksintiyi anlatamam, ama o acabanın da etkisiyle birlikte oldum. Bitmek bilmeyen dakikalardı. Sonrasında kendimi banyoya atıp duşun altında dakikalarca ağladım. Hayatımın en zor deneyimiydi.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Fal baktırmaya giderken, boynundaki cevşeni çıkaran bir arkadaşım var. Neymiş? Falcının frekansı bozulmasınmış! Falcıya gerek yok arkadaşım; ben bu dediğinden de anlıyorum geleceğinde magmanın olduğunu!
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 13 gün önce gönderdi.
|
10 yıl önce ayrıldığım sevgilimi ne yazık ki hala unutamadım. Defalarca ona mektup yazdım. Her seferinde de vermekten vazgeçtim, sakladım. Sonra bir daha, bir daha... Her seferinde üzerine yeni satırlar ekleyerek bir önceki mektupla beraber yeni bir zarfa koydum. Şu an iç içe geçmiş sekiz zarf var. O evlendi. İlk beş yılda iki çocuk sahibi oldu. Arasıra aradım, hatrını sordum. Bayramlaştım. Doğum günlerini kutladım sanki eski bir dost gibi... Ama hiç aşkımdan bahsetmedim, hiç rahatsız etmedim. Kocasından ne kadar memnun olduğundan söz ettikçe içim kan ağladı. "Aman aman, Allah mesut etsin." demekle kan kustum kızılcık şerbeti diye. Geçenlerde bir kaza geçirdiğimde 10 yıldır iş çantamdan ayrmadığım sekiz mektup aklıma geldi. Ya o kazada paramparça olsaydım, eşyalarım yollara saçılsaydı? Ben o satırlarda yazanları kendisine söylemeden ölürsem gözüm açık gider diye dokuzuncu ve son mektubumu da yazarak evinin posta kutusuna attım, cep telefonuna da zarfı alması için mesaj bıraktım. Ertesi gün aldığım cevap "Ben de seni çok seviyorum ama..." oldu. Keşke öyle olmasaydı, keşke aşkım karşılıksız olsaydı. O zaman kendimi avutmam daha kolay olurdu. Şimdi bu devirde böylesine bir aşkı tadıp, karşılığını da görüp birlikte olamamak çok acı veriyor. Yaşasam ne, yaşamasam ne? İşim iyi olsa, iyi para kazansam ne, kazanmasam ne? Ne için yaşıyoruz?
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Kanım damarlarıma, kalbim göğüs kafesime, beynim kafatasıma sığmakta zorlanıyor. Ellerim ayaklarım uyuşuyor, gözlerim dalıp gidiyor uzaklara. Yok yok, aşık falan değilim; hele hasta hiç değilim. Sadece alkolü bırakmaya çalışıyorum. Hadi hayırlısı bakalım...
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Kundaktayken; annem üzerimde duran bir akrep bulmuş, ama akrep bana zarar vermemiş. 5 yaşında; havuza düşmüşüm, yaklaşık 5 dakika sonra farkedip çıkarmışlar. 16 yaşında; ayağımın dibinden yaklaşık 100 km hızla bir araba geçip, beni sadece serinletti. 17 yaşında; içinde sadece ben ve servis şoförümüzün olduğu minibüs, ben indikten hemen sonra kaza yaptı ve şoför öldü. 18 yaşında; ağır, ölümcül bir hastalıktan ölecek diye beklerlerken, ben doktorların şaşkın bakışları arasında iyileştim. 26 yaşında; bir kazadan dolayı çok kan kaybettim, bayılmışım ama ölmedim. Dokuz canlıyım galiba....
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Liseye giderken, neredeyse birlikte büyüdüğümüz bir kedim vardı, ismi Osman'dı. Sarı-beyaz tüyleri vardı ve çok güzel bir kediydi. 12 Eylül'den bir süre sonra, ben siyasi şubeye girdiğimde uzun süre herkesle bağlantım kesildi ve ben de herkes gibi işkenceden payımı aldım. İşkence yapanların; bazen gülmek için, koridorda dolaşan bir kediye dahi elektrik verdiklerini görünce içimden geçenleri bir ben bilirim. Annemi ilk gördüğümde Osman'ı sordum. Sadece "İyi" dedi ve konuyu değiştirdi. Konuşmaları dinleyenler, gözlerim bağlı bir şekilde beni bir odaya alarak dayak atmaya başladılar. "Kim lan bu Osman, örgüt liderin mi? Çabuk adresini ver!" diye sorguya çekmeye başladılar. "Osman benim kedim" demedim, sadece sustum. Sonra cezaevi süreci derken, nihayet tahliye oldum. Hemen Osman'ı aradı gözlerim. Annem sonunda gerçeği açıklamak zorunda kaldı. Günlerce beni aramış Osman. Anneme soran gözlerle bakmış, annemin her gün ağladığını ve beni hala ortalarda göremeyince birşeylerin yolunda gitmediğini anlamış. Ve merdiven altına yerleşerek, günlerce ağlama sesleri çıkararak, hiçbirşey yemeden ölene kadar orada kalmış. Osman intihar etmiş. Suçluluk duygusu, acı ve çaresizlik içinde günlerce uyuyamadım. Bir daha hiç bir kediye yaklaşmadım, sevmedim. Özür dilerim Osman...
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Yaşıtlarım anne babalarının birbiriyle sevişmediğini, bunun düşüncesinin bile iğrenç olduğunu söylüyorlar. Ben de kafa sallıyorum. Halbuki ne zaman seslerini(!) duysam, her şey yolunda diye sevinen biriyim.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|