|
|
|
|
|
|
|
7 ay 18 gün önce gönderdi.
|
Tüm çocukluğum boyunca; annem, babam ve erkek kardeşimden şiddet gördüm. Bu ortamdan bir an önce kurtulabilmek için tek çareyi evlilik olarak gördüm. 17 yaşımda babamın "resmi izni" ile evlendim. Kocamı tanıma ve sevme şansım hiç olmadı. Onu ancak evlendikten sonra tanıdım ama hiç sevemedim. Çünkü baba evinde bıraktığımı sandığım şiddet, koca evinde de peşimden gelmişti. Çocuklarımın karşısında, onlar çaresiz gözlerle bize bakarken, "Baba ne olur anneme vurma!" diye ağlarken, beni dövüyor. Her şeyden anlayacak yaştalar. "Hayır anneciğim acımıyor, biz şakalaşıyoruz." diyorum, inanmıyorlar. Gerçekten vurduğu hiçbir yerde acı hissetmiyorum, sadece kalbim acıyor. Çaresiz gözlerle bizi izleyen, zaman zaman araya girip beni kurtarmaya çalışan o iki yavrumu gördükçe kalbimden başka hiçbir yerim acımıyor. Bu şiddeti uygulayan sevgili kocam bir avukat. Annem ve babam emekli öğretmen. Kimse bana eğitimsizlik, cehalet ya da benzeri mazeretler göstermesin. Dayağın, en çok eğitim seviyesi yüksek ailelerde görüldüğüne inanmayanlar da inansın artık!
18
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 18 gün önce gönderdi.
|
3 yaşındaki kızım bayılıyor Kırmızı Başlıklı Kız masalına. Her akşam yatarken anlattırıyor bana. Dün akşam yatmadan, dişlerini fırçalamaya çalışan annesine soruyor: "Anne senin burnun neden büyük?" Sevgili karım cevap veriyor: "Seni daha iyi koklayabilmek için!" Kızım soruyor: "Anne senin kulakların neden büyük?" Sevgili karım cevap veriyor: "Seni daha iyi duyabilmek için!" Kızım soruyor: "Anne senin popon neden bu kadar büyük?" Gel yatalım artık biz kızım, dayak yemeden. Ayrıca bu akşam sana Parmak Kız hikayesi anlatayım. Yeter bu kadar Kırmızı Başlıklı Kız....
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 17 gün önce gönderdi.
|
Babam günlerdir çok hasta, ne zaman ablalarımla hastahaneye ziyarete gitsek ziyaret sonrası hepsi hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Ben hariç! Sebebi erkek olmam ve erkeklerin ağlamasının garip karşılanması. Erkek olduğum için sürekli güçlü ve metanetli olmam gerekiyor. Ben istemiyorum ki bu misyonu! Erkek olduğum için üzülmemem mümkün mü? İçerideki benim de babam değil mi? Benim acıyan bir kalbim yok mu? Bunların ne kadar saçma olduğunu söyleyebilmek ve kimselere aldırmadan haykırarak ağlayabilmek isterdim. Hatta bunları ablalarımın yanında yapabilmeyi, onların da tıpkı benim onlara yaptığım gibi bana sarılıp, saçlarımı okşayıp, bana teselli vermelerini isterdim! Bazen erkek olmak gerçekten yoruyor!
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 17 gün önce gönderdi.
|
Asistanlıkta ilk günlerim; okul genelinde yapılan matematik sınavında gözetmenim. Bir ara, birinin sürekli beni kestiğini fark ediyorum; bende bir tripler, göz süzmeler, sınav boyunca çocukla göz göze gelmeler... Süre sonunda kağıtları topluyorum. Yakışıklımızdan beni dünyaya döndüren sözler: "Ama hocam, zaten sınav zor, siz de hep bana bakıyorsunuz; arkadaştan bir çözümü alamadım ya!" Bir dakika ya, sen de bana bakmıyor muydun? Ne yani, beğendiğinden değil miydi o?! Yıkıl karşımdan!!
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Özelime mesaj atan, sürekli tanışmaktan buluşmaktan bahseden, benim kararlı "Hayır!" cevabımla yetinmeyip ısrar eden saygı değer itirafçı, ben hiç terbiyemi bozmazdım da sen ne diye "Olsun tanışalım, bir kahpenin kırk yıl hatırı vardır." yazıyorsun? Ben müneccim değilim, orada "kahve" yazmaya çalıştığını bilemem! Sürerim savaş boyalarımı ama yaa...
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
imoti,
Kadın
,
28
,
Bursa
|
8 ay 22 gün önce gönderdi.
|
aslıolayım 'a atfen, yaklaşık 8 ay önce. Sıradan bir gün, biraz da durgun geçiyor. Kapım açılıyor ve izin isteniyor. Gelen orta yaşlı, iyi görünümlü bir adam. Oturup konuşmaya başlıyoruz. "Savunmamı yazmanızı istiyorum, para muhim değil." diyor cebindeki mahkeme ilamını çıkartarak. Bakıyorum... "15 yaşından küçük yeğenine birden fazla kez tecavüz" , beynimden aşağı kaynar sular boşalıyor bir anda, okuyorum hükmü. Daha önce 14 yıl ceza yatmış aynı suçtan, tekrar ceza kararı vermişler. Puta dönmüş halimle soruyorum "Nasıl bir savunma olacak?" diye. Adamdan (!) gelen cevapla bir kez daha vuruluyorum beynimden "Kendi isteğiyle!" Bir an kızım geliyor gözümün önüne ve o an anlıyorum ki bizim gibilere "Savunma kutsaldır" diyenler doğruyu öğretmemişler. Adamın yüzüne tükürüyorum ve hemen odamdan kovuyorum. Hatta bu yüzden yetkili merciiye şikayet ediliyorum. Ama ben gururla, hakkımda yapılacak işlemleri bile umursamadan "Ya o çocuk sizinki olsaydı?" diyorum. Ya o çocuk benim kızım olsaydı?
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|