|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Ankara'daki genel müdürlüğümüze "Bulunduğumuz işyerinde iş yokluğundan 4 personel gece hiç iş yapmadan yatıyoruz, mesai alıyoruz ve devlete her anlamda yük oluyoruz." şeklinde imzasız dilekçe veren dürüst bünyeye etüt bürosu aracılığıyla el yazısından kimlik tespiti sonrası "Başvuru ve şikayette hiyerarşik anlamda makam atlamaktan" kınama cezası verdik. Üçünün naklini başka illere çıkardık. Norm kadro gerekliliğinden içimiz kan ağlayarak yeniden üç kişi naklen atadık. Anneni öpen kadı, kimi kime şikayet ediyorsun?
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Sensizliğimden şikayetim yok, sensiz bile kalamayan var. İyi değilim ben. Bıraktığın kalabalıkta yalnızım. "Sadece" senin bildigin bir lisan bu, başkalarının kahkahalarında susuyorum. Sen gelene kadar, böyle anlaşıyorum. Ve "İyiyim" diyorum ya her aradığında; değilim...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
tuase,
Erkek
,
33
,
Ankara
|
6 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Bu yeteneği nasıl kazandım ya da nasıl geliştirdim hatırlamıyorum. Ama taş atışlarım o kadar sert ve isabetliydi ki süper güçlerim olduğuna inanmaya başlamıştım. Mahalledeki çocuk kavgalarının vazgeçilmeziydim. Kız kardeşimin aşağı mahallenin çocuklarınca korkutulmasıydı beni harekete geçiren. Kız kardeşi rahatsız edilmiş 10 yaşındaki bir varoşun nasıl tehlikeli olabileceğini ancak bir varoş anlar. Mahalle arkadaşlarımı toplayıp olay mahalline gittim. Nişan aldım ve attım. Her çocuk kavgası bilmelisiniz ki kan çıkınca biter. Kan gövdeyi götürürken ben her olay sonrası yaptığım gibi evimize uzak bir tarlanın ortasındaki alıç ağacının dallarına çoktan saklanmıştım. O alıç ağacı en sevdiği yemek üzerine salça sürülmüş ekmek olan, iç dünyasız, denyo bir çocuğa düşünmeyi ve sebep-sonuç ilişkisini öğreten ilk yerdir. Kız kardeşimle anlaşabildiğimiz tek konu ve tek sırrımız olan o alıç ağacından inişim ve babamın resital gibi dayağı kısmını geçiyorum. Kafa kırarak kanser teşhisi yeteneğimle tababet ilmini aşağılamakta değil niyetim. Ama her şey attığım taş sonrası doktorun zekice soruları ile aydınlanmıştı. Serkan’ı 6 ay daha fazla yaşatabildi bu teşhis. Benim vicdanımı ise 4 yıl daha delik deşik etti. 23 yıl sonra kız kardeşim ve ben çocuklarımızı alıp ortak sırrımızı ilk kez bu bayram açık ettik. Yine tırmandım bu emektara. Ama ne bu yaşlı alıç benim yaşanmışlıklarımı kaldıracak kadar güçlüydü, ne ben hatalarımı bu ağaca asıp kurutacak kadar temiz kalmıştım. Benimkisi gecikmiş bir özlemdi sadece.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|