08 Eylül 2008 Pazartesi
|
|
|
|
|
|
9 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Girdiği elektronik mağazasında meşgul olan bir satış danışmanını ısrarla çağırıp ürünün etiketini göstererek "Bu kaç para?" diye soran adamı alkışlamaya bile tenezzül etmem ama "Etiket mi, raftaki ürün mü beyefendi?" diye sorup "Tabii ki ürün; etiket ne işime yarayacak?" cevabına "Öyle demeyin beyefendi, üstündeki ürünün fiyatını öğrenmenize yarıyor o, çok faydalı bence, size çok gerekiyor." cevabı veren kişiyi ayakta alkışlarım.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
Shan,
Erkek
,
29
,
Çanakkale
|
9 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Öğretmen bir arkadaşımdan naklen; 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: "Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız." Öğrencimizden gelen cevap: "Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?"
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Televizyonda izlediğim bir haber karşısında ne yapacağımı şaşırdım! İlköğretim öğrencileri -30 derece soğukta 2 saat boyunca protokolü bekliyorlardı. Üstlerinde ne bir palto, ne atkı ne de bir kazak... Sadece önlükleri. Görevleri protokolü keyiflendirmek, onları alkışlamak ve atılan nutukları dinlemek olan bu çocuklar soğuktan tir tir titrediler, üşüdüler, hatta soğuktan hüngür hüngür ağladılar! Şimdi nutuk atarken mangalda kül bırakmayan o protokole soruyorum! Bu nasıl insanlık? O çocukların yerinde kendi çocuklarınız olsa siz ne yapardınız? İtiraf ediyorum!!! Protokol ve şakşakçılık uğruna bu çocukları bu hale getirenleri aynı şartlarda günler, haftalar boyu bekletmek istiyorum! Nefret ediyorum sizden!!!
29
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Bir sinemada gişe elemanı olarak çalışıyorum. Sevgili itirafçılara birkaç tavsiyem olacak. 1- "Burası gişe mi?" "Burası sinema mı?" diye acayip sorular sormayın. Zavallı gişeciyi hayattan soğutmayın. 2- Bilet fiyatları, oynayan filmler, oynayan filmlerin seansları, gelecek olan filmler, indirimli günler, sinemada geçerli olan tüm kampanyalar sinemanın her yerinde yazar. Bunu doğrulatmak için bir de gişeye sormanın anlamı yoktur. 3- Gişe danışma değildir; sadece bilet satış yeridir. 4- Lütfen gişenin önünde kuyruk varken telefonla konuşmayın, sakız çiğnemeyin, filmi gişenin önünde seçmeyin, paranızı ödeme anı gelmeden çantanızdan çıkartın, kuyruktakilerin ve gişecinin ıstırabını unutmayın. 5- Bizler sadece gişeciyiz film eleştirmeni değil. 6- Filmi beğenmemiş olmanız, kadınsanız yanınıza bir erkek oturması, filmde cinsellik ya da şiddet unusurlarının olması, önünüze koca kafalı birinin oturmuş olması, filmin sesinin size yüksek gelmesi, istediğiniz filminin seansının size uymaması, gitmek istediğiniz filmin o sinemada gösterimde olmaması gişecinin suçu değildir, bunu unutmayınız. 7- Bir soru sorduğumuzda lütfen cevap verin. Yüzümüze boş boş bakmayınız. 8- Yanınızda çocuğunuz varsa yaş sınırlarını göz önünde bulundurun ve yaşı tutmayan çocuğunuzu o filme sokmaya çalışmayın. O filmin çocuğunuz üzerinde yaptığı yıkımı tahmin bile edemezsiniz. 9- Çocuğunuzun sinemaya alınmamasını istemiyorsanız ona da bilet alın. Bizi kandırabilirsiniz ama teşrifatçıları asla! 10- Sinema salonlarında güvenlik nedeniyle kameralar vardır. Sinema personelinin ve makinistin fantezi dünyasını zenginleştirmek istemiyorsanız sadece film izleyin. 11- En arka köşeden bilet istiyorsanız söyleyin gitsin. Yarım saat yer beğenemeyip, oflayıp poflayıp gişecinin sinirli bakışlarına hedef olmayın. 12- Sadece bilet alıyorsunuz, sinemayı satın almıyorsunuz. Bizler hizmet elemanlarıyız, aşağılanmayı gerektirecek köleler değil. 13- Sinemada çalışıyoruz diye tüm filmlerin içeriğini, yönetmenleri, oyuncuları tanıyor olmamız gerekmez. Bu bizi cahil yapmaz. 14- Ve lütfen siz de gülümseyin. Küçücük bir gülümseme tüm kapıları açar.
17
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Babam bizi terk etti. Her zorluğa katlandı annem. Yoksulluk, ezilme, dalga ve alaylar. Bizi korudu ve dayandı. Teyzemler her yaz çadır kurar ve tatillerini o kamp yerinde değerlendirilerdi. Bir yaz bizi de davet ettiler. Henüz yeni yeni konuşan ben, benden 1,5 yaş büyük abim ve annem. Kamp yerinde bir genç adamı gözüme kestirmiş o her bakkala gittiğinde bende peşine takılır kendime çikolata aldırır olmuştum. Sadece o ve ben biliyorduk bu durumu. Bu bakkal gezileri, onların çadırında geçirdiğim zamanlar benim en büyük eğlencem olmuştu. Kamptaki çocuklardan biri benimle senin 'baban yok' diye dalga geçtiğinde onun yanına koşmam, ayağına sarılmam ve 'Benim de babam var' demem, o genç adamın benden büyük olan o çocuğu küfürlü şekilde ordan kovması, bunun arkasından çıkan tartışmalar ve annemin bunları duyması... Böyle bir tanışma ile başlayan bir birliktelik ve evlilik. Kaçınız kendi babasını aradı, buldu, seçti bilmiyorum. Ama ben yaptım. Hayatımın her anında yanımdaydı. Hala da öyle. Küçük çocukların üzerinde Superman, Spiderman giysileri görürsünüz. Onların kahramanı, olmak istedikleri kişi onlardır. Benim kahramanım ise her zaman babamdı. Onu çok seviyorum.
26
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 9 gün önce gönderdi.
|
İlkokulda okuma yazmayı söken ilk 3 öğrenciden biriydim. Öğretmenimiz kötü bir insan değildi belki de ama iyi bir öğretmen de değildi. Hata yapmamız bize vurması için yeterli bir sebepti. Bir gün sınıfı üçe böldü ve bu "zeki" üçlüyü "öğretmen" yaptı. Görevimiz neydi hatırlamıyorum ama benim bölümümde yer alan çocuğu unutamıyorum. Aslında o hepimizden birkaç yaş büyüktü, hiç arkadaşı yoktu ve hocalar onu hep sınıfta bırakırdı. Bölümümdeki öğrencilere verilen dersi "başarıyla" öğretmiştim; sıra bu çocuğa gelmişti. Ne yaptıysam olmadı, kafası almıyordu. Her seferinde bir daha deniyor, beceremediğinde ceza olarak kafasına vuruyordum. Çok sinirlenmiştim, bağırıyordum, bir daha denemesini emrediyordum. Beni dövebilirdi, ama ağlayarak çabalamaya devam ediyordu. O çocuğa kaç kere vurdum hatırlamıyorum. En sonunda ümüdi kesip, öğretmenime gittim, o çocuğun öğrenemediğini söyledim. Çocuğu kötüledi, bana "Aferin!" dedi. Ben de aferin almış bir çocuğun gururuyla sırama oturdum. Ve o an unuttum. Yıllar sonra bir gün kafama dank etti. Lisede, hocalara ve bazı öğrencilere hayatı cehennem eden bir grup öğrenci için, "Bir insan nasıl bu kadar psikopat olabilir?" diye düşünürken. Yaşlar süzüldü gözlerimden. Şimdi bulabilsem o çocuğu, özür dileyebilsem yaptığım ayıp için. "Affet, unut." diyebilsem... Oysa biliyorum, çocukken yaşananlar asla unutulmaz. Ah çocuk, kötü olan bendim, sen değil... Buradan özür diliyorum sen ve senin gibilerden.
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Yeğenim okullarında yapılan sınavının sonucunun açıklandığını söyledi. 44 kişi içinde 42. olmuş. Annemin "Çalışmadın mı çocuğum sen bu sınava?" sorusuna bence en iyi cevabı verdi. "Çalıştıııım... Ama birinin 42. olması gerekliydi..." Evet küçüğüm, haklısın. Zor bir iş, ama birinin yapması gerekti. Alkışlıyorum seni.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|