|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 22 gün önce gönderdi.
|
1) "Aldatırsan bir dakika düşünmem, terk ederim" dedim. Aldattı, affettim. 2) "Bir daha yaparsan, gözünün yaşına bakmam" dedim. Ağladı, yine affettim. 3) "Ben sana bunu asla yapmazdım" dedim. Aldattım. 4) "Bir kalbe iki aşk sığmaz" dedim. Sığdırdım. 5) "Bir başkasına aşık olursam, biter" dedim. Bitirmedim. 6) Şimdi, sırf terk etmeyi beceremediğimden sevgilim olmaya devam eden bir adamın bilgisayarından bunları yazıyorum ve kalbimin kırıklarından korkup kaçan bir adama ağlıyorum.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Aklımdan geçiyordu ve birden telefonum çaldı. Telefonun diğer ucunda o vardı. Çok hastaymış. 39 derece ateşi varmış. Bense heyecandan "iyi olduğuna çok sevindim" diyebildim! Konuşmanın devamı yok!
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Ey itiraf.com, az önce mesaj atmaya çalışırken karşıma çıkan ve aynen "Açmaya çalıştığınız sayfa hiçbir zaman sonlanmayacak bir yönlendirme döngüsüne girdi" yazan hata sayfası ne demek istiyor çözemedim ama ben her ihtimale karşın modemin fişini çekip, gidip bir de abdest aldım.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 24 gün önce gönderdi.
|
İstiklal Caddesi'nin renkli ama kişiliksiz kalabalığı içinde seni gördüğümde takvimler 13 Ağustos'u sattler 18.44'ü gösteriyordu. İnsanları giysileriyle tarif etmek rahatsız edici ama eğer PlaoniKim'e yazmak zorunda hissediyorsanız kendinizi diyecek bir şey yok. Üzerinde mora çalan mini bir elbise, altında siyah tayt, omzuna asıp koltuğunun altına sıkıştırdığın küçük, siyah çanta ve ayaklarında sanki yokmuş gibi görünen zarif sandaletlerinle Odakule'den Taksim'e doğru yürüyordun. Aslında durgun nehir gibi dalgın dalgın akıp gidiyordun ve tüm İstiklal Caddesi senin çevrende dalgalanıyordu. Yükselip alçalan, görünüp kaybolan, her kıpırtısında farklı bir rengi yansıtan kalabalık hiç farkında olmasa da senin ritmine ayak uyduruyordu. Bir yığın insan suda genişleyen halkalar gibi senden çevreye yayılan o güçlü imgeyi düşlerine ve daha da ötesi bilinçdışına taşıyorlardı farkına varmadan. Çekimine kapılıp umutsuzca peşinden sürüklenirken bir mucize gerçekleşti. Yanından geçen iki çocuktan birisi döndü ve Meryem Hanım diye seslendi. Adını ateşten harflerle kazıdım ruhuma; Tutkuların Azizesi Meryem... Ve yürüdüm.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Annemle Yabancı Damat dizisini izliyoruz. Kaçıncı bölüm olduğunu unuttum ama Nazlı’nın hasta olduğu ve bunu ailesine (annesine) anlattığı bölümdü. Benle annem salya sümük ağlıyoruz. Garip olan; babamın cenazesinde bile ağlamayan beni o halde gören annem şok oldu. Canım annecim ben Nazlı'ya ağlamıyorum ki. O annesine söyleyebilecek gücü buldu, ya ben, ben ne diyeyim? Koltuk altımdaki şeyin şişlikten kaynaklanmadığını nasıl söyleyeceğim? Unutkanlığımın nedenini nasıl anlatacağım? Annemin sorduğu sorularla daha ne kadar köşe kapmaca oynayacağım? En önemlisi bir gün gitmek zorunda kalırsam sen nasıl kaldıracaksın? Doktor bey stres yasak diyor. Gel de bu soruları düşünürken moralini yüksek tut tutabilirsen.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Bir alkış da takside uyuyakalıp 15 YTL'lik yol için 80 YTL'lik dolaşan bana gelsin lütfen. Hayır, yanarım yanarım taksicinin ''abi uyandırmaya kıyamadım'' ile başlayan cümlesiyle kendime gelemedim ya ona yanarım...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|