|
|
|
|
|
12 gün 3 saat önce gönderdi.
|
İlişkiler üzerine az ve öz nasihatler veren babacığım, beni üzgün görünce dayanamıyor ve diyor ki: "Kızım ben sana hiç balık tutmayı öğretmedim mi? Oltayı atacaksın, öyle beklemeyeceksin, arada hareket ettireceksin. Balık ilgi gösterince oltaya asılmayacaksın, kaçar. Yavaş yavaş çekeceksin, iyice oltaya gelince oyalanmayacaksın, çıkarıp kovaya atacaksın." Biz anladık mesajı değil mi itiraf.com kadınları?
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
12 gün 22 saat önce gönderdi.
|
Ben hamileyken, kocam, bebeğimiz doğduğunda zarar görmesin diye cama sineklik takmaya karar verdi ve malzemeleri aldı. Sonuç mu? Oğlumun da neşeli ve hevesli yardımıyla 4 yaşına az bir zaman kala taktılar, imece usulü!
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
14 gün 6 saat önce gönderdi.
|
Çocukken saklambaç oynardık. Ebe uzaklaştığında sobelemem gereken yere doğru gitmek için sokakta yan yana yürüyen 3 kişinin arkasından gizlice yürürdüm. Çok büyük bir iş yapmış gibi “sobe” diye aniden bir bağırırdım ki, arkasına saklandığım muhteremler korkudan bana doğru dönerek, çamlak, çömlek ne varsa üstümde patlatırlardı.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
14 gün 20 saat önce gönderdi.
|
Alkol çevirmesinde ehliyetimi işyerinde unuttuğumu söylediğim memur bey salıverilme talebimi gayet neşeli bir tavırla "Mutluluğun resmini çizmek kadar zor, mutluluğun resmini çizebilir misin?" diye de ekleyerek reddetti. "Gayet tabii, hatta çizilmiş bir tane olacaktı cebimde..." dedim, çıkarıp bir yüzlük banknotu verince yüzündeki mutluluk çizilmeye değerdi.
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
16 gün 19 saat önce gönderdi.
|
Yıl 1992. Yaz tatilleri köyde, amca evinde geçiyor o zamanlar. Dünya kuş gribi denen şeyden bihaber. Amcamın tavukları her gün grup halinde ölüyor, ölenler de ortalıkta fazla bırakılmadan hemen gömülüyor. Yine bir tanesi ölmüş ve yengem evde o an bu işi yapacak boş kimse olmadığı için benden rica ediyor. Ben tamam deyip kapıyorum ölü sanılan tavuğu ve ölmediğini fark ediyorum. Gizlice odama yatağımın altına bir kutuya koyup, tedaviye başlıyorum. Antibiyotikler, ateşten oluşan ve de kurtlanmış yaralara pansuman, zorla ağzına tıkıştırılan yemlerle birkaç gün sonra nefes almaya başlıyor ama hala baygın. Günler geçtikçe kendine geliyor ve artık peşimden ayrılmıyor, evde herkes bana hayret ediyor "Nasıl başardın?" diyerek... Tatil bitiyor ve okul açılacağı için ben şehire önceden gidiyorum, Boncuk'u gelirken getirmesini annemden rica ediyorum. Bir hafta sonra köyde işlerini bitiren annem geliyor. Okuldan eve koşarak geliyorum ve "Boncuk nerede?" diye soruyorum. "Orada, çantanın içinde." cevabıyla birlikte hayatımın şokunu yaşıyorum. Benim sevgili amcam, "O kadar uğraştı; yemek de onun hakkı." diye Boncuk'u kesip göndermiş. Bravo amca, sayende yıllarca tavuk yemedim, olaydan sonra günlerce arkadaşımda kaldım ve eve gitmedim. Senin emek ve sevgi anlayışına duyduğum kızgınlıktan aradan geçen onca yıla rağmen seni hala affetmedim, affetmeyi de düşünmüyorum.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|