11 Şubat 2012 Cumartesi
|
|
|
|
|
|
1 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Rastgele insanlara kamera açılan bir sitede denk gelen bir zenciyle 10 saniye kadar karşılıklı bakıştık. El salladı, ben de salladım. Sonra o orta parmak hareketini yapınca, ben de milli hareketimiz "nah" ile kendisini tanıştırdım. Onun yüzündeki dumur ifadesi, benim yüzümdeki gurur dolu sırıtma ile kendisine veda ettim...
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Çevreyolunda sakin sakin ilerliyorum, yol kalabalık ama akıcı. Derken kulağıma siren sesleri geliyor ve dikiz aynasına bakınca arkamda yanıp sönen mavi ışıkları farkediyorum. Herkes gibi orta şeride yanaşıp bekliyorum, ama kimi şöförler de yeni düzenlemeyle artık orta şeridin boşaltılması gerektiğini bildiklerinden; onlar da sola kaçmaya çalışınca ortalık karışıyor. Öyle bir an geliyor ki; önümde giden kamyon, hemen solumdaki ambulansın görüş alanını kapatarak sağ şeridin boş olduğunu görmesini engelliyor. Ambulansa işaret ediyorum, yavaşlayıp önüme geçmesini bekliyorum, nafile. Ben de ambulansa "Peşimden gel" manasında bir hareket yapıp, dalıyorum sağ şeride. Ambulansçı nihayet niyetimi anlıyor ve takip ediyor beni. Sağ şerit tıkanınca orta şeritteki arabaların arasından kendime yol buluyorum, orayı açık tutarak ambulansın da arkamdan gelmesini sağlıyorum. Bir an ambulansın hangi hastaneye gidiyor olabileceğini düşünüyorum, ileride bir tek tıp fakültesi var. Ben de basıyorum gaza... Trafiğin içinden ambulansa yol göstere göstere, nihayet çevreyolundan çıkıp daha tenha olan caddelere giriyoruz. Bu sefer de kavşaklarda tehlikeler var, yol nasıl olsa boş diye herkes bakmadan çıkıveriyor ana caddeye. Ben de kornaya abanarak; bütün kavşaklarda diğer sürücüleri uyarıyorum ve kendim birkaç ufak tehlike atlatsam da, ambulansın fakülteye kadar bütün yolu rahatça gelmesini sağlıyorum. Acilin kapısına el frenini kullanarak artistik bir şekilde yanaşırken, hemen kenarda duran polisleri görüyorum ama aldırmıyorum. Arabadan indiğim gibi ambulansın arkasına koşup, sağlık ekiplerine yardım etmek için fırsat kolluyorum ama sağolsunlar anında taşıyorlar hastayı içeri. Ben orada sap gibi kalınca, az önceki küçük şovumu izleyen polislerle göz göze geliyoruz. Bana işaret ediyorlar, mecbur yanlarına gidiyorum. Meğersem ambulansın içindeki hasta adli bir olaya tabiymiş ve hastaneye yakın olan ekipler anons üzerine acilin kapısına intikal edip beklemeye başlamışlar. Diğer polisler hastaneye girerken, bir tanesi ayaküstü ifademi almak üzere benimle kalıyor. Ben hastayla bir alakam olmadığını ve oraya kadar ne amaçla geldiğimi nasıl anlatacağımı düşünürken, ambulansın şöförü dışarı çıkıp yanıma geliyor. "Kardeşim sen nasıl bir insansın, hastanın yakını değilsen ne diye geldin ta buralara?" deyince "Ya benim de bileğim sakattı, ona baktırmaya gidiyordum da yolda denk geldik" diye bir şey uyduruveriyorum. Polis şaşkınlıkla beni salıyor, ambulans şöförü arkamdan bakakalıyor, bense arabayı otoparka bırakma bahanesiyle motoru çalıştırıp çaktırmadan sıvışıveriyorum... Sahi bana ne oluyorsa?
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Bu dünyada bir amaç için bulunuyorum da; bazen o amacın ne olduğunu, bana tam olarak nasıl bir rol verildiğini bir türlü çözemiyorum. Ne zaman oturup planlar yapsam, sanki yukarıdan birileri bana gülüyormuş gibi hissediyorum. Kafamın içinde, benim bile anlayamadığım cümleler dolaşıyor. Aslında şikayetçi falan da değilim bunlardan; çünkü benim derdim onlar değil. Ben hissetmek istiyorum... Bir zamanlar, bir yerlerde, bir şeyleri öyle parlak, öyle yüksek, öyle yoğun hissetmişim ki; hislerim kör olmuş artık. Şimdi daha bir şeye başlamadan, nasıl biteceğini biliyorum. Daha yola çıkmadan vardığımı görüyorum, aradaki yolun keyfi havada kalıyor. Bir kadını daha yeni tanırken nasıl ayrılacağımızı görüyorum, hevesim kaçıyor. Daha 20'li yaşlarımı yarılarken, nasıl ölebileceğimi görmeye başladım. Bari diyorum; ölmeden, gerçek aşkı doya doya, hiç içimde kalan bir şey olmadan bir yaşayayım. Zevk alarak yapacağım bir işten kazanacağım parayı doya doya harcayayım. Bu dünyaya bir can da ben getireyim, kendi ayakları üzerinde bana ihtiyacı olmadan durabileceğini göreyim, öyle veda edeyim. Damarlarımda müthiş bir yaşama enerjisi öyle akıp gidiyor, ziyan oluyor...
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Birkaç arkadaş grubunun bir araya geldiği kalabalık bir ortamda tanıştık. Bütün gece yanımdan ayrılmadı, zamanının çoğunu sadece benimle konuşarak geçirdi. Çoğu kişinin merak bile etmeyeceği konularda sorular sorarak, bir insan bir gecede ne kadar tanınabilirse o kadar tanıdı beni. Bir ara telefonumdan kendi facebook'una girdi, o arada beni de bulup ekledi. Ertesi gün saatlerce internetten yazıştık, bir sonraki gün ilk randevumuzu gerçekleştirdik. Gittikçe kanım daha da ısınıyordu ona. Bana tam da olması gerektiği şekilde yaklaşıyordu; ne kaçıyordu, ne de kovalıyordu. Laf aralarında benim ne kadar nazik, anlayışlı, zeki, pozitif olduğumdan bahsedip duruyordu; bunu da beni hiç şımartmadan yapıyordu. Bir an onunla çok daha önce karşılaşmış olmayı diledim... Bir kadında olmasını isteyebileceğim bütün özelliklere sahipti, daha da önemlisi; en az benim kadar cesur ve hareketliydi. Güzel olan hiçbir şeyin ertelenmemesi gerektiğini, bekledikçe riskin arttığını benden bile iyi biliyordu sanki. Kısa süre içinde kendimizi yatakta bulduk. Aramızdaki uyum harikaydı; o gece hiç bitmesin, sabah olup da güneş doğmasın istedim. Sabah oldu, içimi buruk bir şey kapladı, aldırış etmedim. 1 hafta sonra, gayet güzel bir sohbetin ortasında, bir huyumu beğenmediğini söyledi. Ani bir çıkışla "Çok mu önemli?!" dedim, şaşırarak "Yok değil tabi de, öyle olmasan daha iyi olurdu" dedi cesaretinden taviz vermeyerek. Birkaç saniye sadece gözlerinin içine baktım ve "S...git o zaman?" dedim. Yaşadığı şoku belli etmemeye çalışarak kalkıp toparlandı ve gitti, bu onu son görüşüm oldu. Hafiflemiştim. Yine müsaittim; gece gündüz aklımdan çıkmayan başka birinin bana geri gelebilmesi için...
20
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Bursa Korupark'ın önündeki yol çalışmasından itibaren neredeyse Güzelyalı'ya kadar yolda türlü oyunlar yaparak bazen yan yana, bazen de önlü arkalı ilerledik seninle Cumartesi gecesi. Sen gümüş rengi bir Clio Symbol'e biniyordun, benimse altımda şeytan kırmızı bir 307 vardı. Arka koltuktaki ailemi bir yere yemeğe götürdüğüm için sana yolun sonuna kadar eşlik edemedim ve ayrılmak zorunda kaldık. Fırsat bulsaydım uygun bir yerde sağa çekip telefonunu alacaktım. Eğer burayı takip ediyorsan lütfen bana ulaş. Bakışların gözümün önünden gitmiyor...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 9 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Yaşamak istediğim hayatın onda birini bile yaşayamadığımı düşünüyorum bazen, sonra da oturup sıralamaya çalışıyorum o hayatı yaşayabilmek için nelere sahip olmam gerektiğini... Ama çok şey var, sayamam ki. Haliyle en sonunda, benim şimdi yaşadığım hayatın onda birini bile yaşayamayan insanları düşünüp halime şükrediyorum. En sonunda da işim gücüm yok bunları düşünüyorum deyip manyak olduğuma karar veriyorum.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 yıl 4 ay 4 gün önce gönderdi.
|
İlk kurulduğundan beri takip ederek, bir insanın karşılaşabileceği her türlü durumda neler hissettiğini ve üretebileceği çareleri birer birer öğrendiğim itiraf.com; gün geldi o öğrendiklerimi kendi tecrübelerimle birleştirerek insanlara aktardığım bir yer haline geldi. Burada yıllardır hepimiz bir şeyler paylaştık. Normalde kimseye anlatamayacağımız, duyulmasından korktuğumuz, utandığımız şeyleri rahat rahat itiraf ettik. Yorumlar yazıldı, mesajlar gönderildi; derdi olana çare bulundu, mutlu haberlerin sevincine ortak olundu... Şimdi geriye dönüp bakıyorum da, burada geçirdiğim her bir saniyeye kesinlikle değmiş. O kadar güzel insanlar tanıdım ki burada... Birçoğuyla gerçek hayatta görüştük, kimisiyle telefon bile yetti. Nasıl iletişim kuruyor olursak olalım, sonuçta bu dostluklar gerçek. Herkesin yüzünde maskelerle dolaştığı cıvıl cıvıl kafelerde tanışmadık biz; tam tersine herkesin gerçek yüzünü gösterdiği bir ortamda tanıştık ve dostluklarımız da bu yüzden daha gerçek. Aramıza girmeye çalışan, her birimize çamur atıp aslında sadece kendi elini kirleten ve şimdi aramızda asla yeri olmayan eşeklere rağmen; bugün biz hala buradayız, birlikteyiz ve bize bu mutluluğu bahşeden itiraf.com'un 10. yaşını kutluyoruz. Daha çok şey paylaşıp daha çok dost edineceğimiz, eski dostlarımızla daha çok kaynaşacağımız, karanlık günleri arkamızda bırakıp çok daha güzel günlere hep birlikte yürüyeceğimiz; daha nice 10 senelere...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 yıl 10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Yeni başladığım işteki müdürüme; MSN ortamında önce "Naber hacı?" dedim. Sonra çalışma arkadaşlarımı kastederek "Senin itler ne alemde?" diye sordum. Gevşeklikte son nokta olarak; evli barklı adamı gece kendi evime içmeye davet ettim ve çok hoş hatunların geleceğini de ekledim. Ama ne yapayım yahu; yolda köpeklerini severken tanıştığım öğrenciyle mail adresleri birbirine bu kadar benzemek zorunda mıydı?
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 yıl 11 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Hayatımda 3 kez aşık oldum, hepsinin de sonu çok kötüydü. Sonunda aşk defterini kapattım ve tamamen cinselliğe odaklandım. Artık kimseyle sevgili olmuyorum; onun yerine hep arkadaş olacağım kadınlarla arada bir sevişiyoruz. Zaman içinde yaşam tarzımı da buna uygun hale getirdim ve sürekli yeni kızlarla tanışabileceğim, tek bir kişiye bağlanmaya asla yer olmayan bir düzen kurdum kendime... Artık ne zaman birine aşık olmak üzere olduğumu hissetsem, sırf bu düzeni bozmamak için kendime hakim oluyorum ve o kızdan uzaklaşıyorum. Böylece karşıma çıkacak diğer hatunları kaçırmadığımı düşünüyorum; fakat bazen böyle yaparak çok daha fazlasını kaçırıyormuşum gibi hissediyorum...
16
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 yıl 2 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Eskiden, ben ne dersem diyeyim babamın istediği olurdu. Bugün; aramızdaki ufak bir inatlaşmanın ardından "Nasıl olsa ben ne dersem diyeyim, kendi istediğini yapacaksın" dedi ve hayatında ilk kez, bana karşı hiç direnmeden pes etti. Bir zamanlar bana karşı en büyük silahı olan duygu sömürüsüne karşı artık tamamen bağışıklık kazandım ve o da bunun farkında, gel gelelim ben bu duruma pek sevinemiyorum çünkü daha işim bitmedi. Operasyonun sonraki basamağı kayıp yıllarımı telafi etmektir babacığım, sana şimdiden Allah sabır versin...
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|