13 Ekim 2008 Pazartesi
|
|
|
|
|
|
4 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Aşka inanmadığı için bir seferinde uzun uzun tartıştığımız kardeşim, yüzünden düşen bin parça vaziyette geldi ve "Haklıymışsın, aşk diye bir şey varmış. Ama imkansız olanı, insanın canını çok yakıyormuş." dedi. Tartışmayı kazandığıma sevinemedim.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Çalışmıyorum; dolayısıyla evin, benim ve çocukların tüm masrafını kocam karşılıyor. Yine bir maaş sonrası yapılan hesaptan sonra, kocama şirin şirin soruyorum: "Hayatım, sen bütün bir ay çalışıyorsun ama tüm maaşını çocuklara ve bana harcıyorsun. Hiç, zaman zaman bundan pişmanlık duyuyor musun?" Gelen cevapla tıpış tıpış magmanın yolunu tutuyorum: "Ne zaman zamanı hayatım? Her zaman, her zaman..."
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Çantaları yerleştirirken arkamızdaki koltuğa küçük bebekleri olan bir çiftin oturacağını anlıyorum. Bebek huzursuz ve sık sık ağlıyor. "Anlaşıldı, bu 7 saat zor geçecek." derken baba bebeğini alıyor, minik elini tutup uzatıyor ve en önde sürücüden başlayarak bütün yolculara " Merhaba, ben Musti, iyi yolculuklar dilerim." diyerek tanıştırıyor. Yol boyunca da Musti'nin ağlamaları hepimize bir nihavend şarkı gibi geliyor.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Uzun bir yolculuk yapmam gerekiyordu. Koltuğuma oturduğumda yol arkadaşımın bir genç kız olduğunu gördüm. Oturur oturmaz bir telaşla kulağına bir walkman taktı ve aklınca benimle sohbet etme "riskini" ortadan kaldırdı. Ben ne yaptım? Yanıma yol için almış olduğum ve aslında kızıma ait olan son model iPod'umu çıkarıp, hiç acele etmeden özene bezene açtım ve dinlemeye başladım. Ben de seninle sohbete meraklı değildim küçük hanım, nedir bu havalar?
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Ne zaman tuvalete, banyoya girsem ya da gece haricinde uyumaya çalışsam, mutlaka ya telefon ya kapı çalar. Ne zaman işyerinden ayrılsam, mutlaka ya müşteri ya misafir gelir. İşyerinde tüm telefonlar arka arkaya çalar, birisi sustuğunda ötekiler de susar. Bütün siparişler aynı gün gelir, hepsi acildir, hepsini hemen almak isterler ve ne zaman yoğun işin varsa onlardan daha fazla angarya işler çıkar, ama siparişler bittikten sonra günlerce boş oturursun, arayan soran olmaz. Sanki herkes anlaşmış sınırlarımı test ediyor gibi, var bir hikmet ama hadi hayırlısı.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
50. doğum günüydü, iş seyahatindeydi ve akşam dönecekti. Güzel bir masa hazırladık, salonun her yerini mumlarla süsledik. Aslında kemancı çağırmayı bile düşünmüş ama abartmayayım diye vazgeçmiştim. Saat 21.00 gibi geldi. Bitmeyen iş konuşmalarına yarım saat kadar devam etti. Daha sonra mumlarla aydınlatılmış salona geçti, geçer geçmez ışıkları şakır şakır yaktı, ben çaktırmadan söndürüp daha az ışık verenini açtım. Yemeği yedik, hemen salona geçip oradaki mumları söndürdü ve İtalya-Hollanda maçını açtı. Tabii maçı oturarak izleyecek değildi, koltuğa uzandı. Ben bulaşıkları makineye koyup geldiğimde, çoktan uyumuştu bile ama arada bir gözünü açıp "Yaa çok güzel maç oluyor" demeyi ihmal etmedi. Bunları neden mi yazıyorum? Adamın ellinci yaş günü, evliliğimizin ise 23. yıldönümü. Ama ben, kocamdan bir romantik yaratma çabamdan hiç vazgeçmedim. Kendimi çok azimli görüyor ve çok takdir ediyorum doğrusu.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
O kadar çok kız görmeye gittim ki; her defasında aldığım pahalı çikolatalar yüzünden, iyi müşteri diye şekerlemeci kankam oldu ve bana özel fiyat uyguluyor. "Düşünmüyorum, henüz hazır değilim, kızımız okuyacak, okul daha yeni bitti hayatımı yaşayacağım, hayır" gibi sözlere o kadar alıştım ki, son teklif ettiğim kişi "evet" demeye hazırlanıyor ve ben korkmaya başladım. Ben hayırların, henüz hazır değilimlerin adamıyım. Çok alışmıştım bu duruma.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
papri,
Kadın
,
21
,
İstanbul
|
4 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Lisede 2 ay okuldan kaçtım. Ailem bir şekilde ayarlayıp okula devam etmemi sağladı. Lise 2'deydim ve alan seçimi olduğu için sınıf eski halinde değildi, başka sınıflardan gelenler vardı. Onların içinde öyle biri vardı ki; zekaca farklıydı bizden ama tam da deli değildi. Sanırım sadece biraz zeka geriliği vardı ve ailesi para vermek suretiyle bizim okula yollamıştı. En önde tek başına oturuyordu ve ben 2 ay gecikmenin sonucu olarak onun yanına oturdum. Aradan 2-3 ay geçmişti, herkes onu kullanıyordu, kimi elinden yemeğini alıyor, kimi parasını alıyordu. Bense insanca davranmaya, anormal hareketler yaparsa görmezden gelmeye çalışıyordum. Bir gün dersin ortasında aniden dönüp önce saçımı çekti, sonra tokat attı bana. O an film koptu sanırım bende, önümdeki kitabı aldım ve ona vurmaya başladım. Ne kadar vurdum, bilmiyorum. Sonra da kalkıp sınıftan dışarı attım kendimi. Ağladım ağladım... Babası geldi okula, olayı anlattılar, sadece ''Haklısın kızım'' dedi. Ben haklı olmak istemiyordum, o anı geri almak ona vurmamış olmak istiyordum. Yıllar geçti, o bunları eminim ki hatırlamıyor, hatta ertesi gün unutmuştu bile. Ama ben yaptığım hayvanlığı unutamadım, aciz bir canlıya vurduğum gerçeğini (önce o bana vurmuş olsa bile) unutamadım. Vicdan azabımdan kurtulamadım. En önemlisi; anladım ki şiddetin telafisi yok, izleri kalıyor mutlak bir yerlerde ve hiçbir şekilde savunması da yok. Kimse birine vurup da ''Hak etti'' diye kandırmasın kendini, kimse haketmiyor.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|