|
|
|
gulia,
Kadın
,
21
,
Kütahya
|
1 yıl 12 gün önce gönderdi.
|
Televizyon programlarından birinde küçük bir çocuğun İstiklal Marşı'nı ezbere okumasını izliyorduk. Anneannemin annesi de (evet hala yaşıyor) o sırada yanımızdaydı. Biz annemle ''Helal olsun valla çocuğa...'' başlığı altında sohbet ederken sevgili büyükanneanneciğim birden ağlamaya başladı. Duygulanmış. Annemle şaşkınlıkla karışık bir gurur yaşadık o an. ''İşte buuu biz vatanı böyle sahiplendik!'' diye... Derken anneannem son bombayı patlattı; ''Amiiiiinnn!'' Ne olduğunu anlamaya çalışırken kendisinden gelen son cümlenin ardından tüm konuşmalar yerini sessizliğe bıraktı, bakışmalar kaldı.. ''Vahh yavruuumm ne güzel ezan okudu o öyle...'' Seni seviyorum büyükanneanne...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 12 gün önce gönderdi.
|
Bir alkış da "Şimdi ramazan." deyip yapması gereken işi, yapması için vermek zorunda kaldığımız rüşveti geri çeviren; daha sonra telefonla bizi arayıp; "Ya abicim oruçluyum, kafam karıştı. Bir zahmet yarın uğrayıp paramı verir misiniz?" diyen süper iman sahibi belediye görevlisine istiyorum. Verene de bir alkış lazım ama şimdi.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 12 gün önce gönderdi.
|
Kızımın en büyük hayali bilim adamı olmaktı. Çocukluğunda başka çocuklar gibi oyuncak değil mikroskop istemişti. Belgeselleri izlerken sinirlenirdi ve, "Yeter artık bana hiçbir şey bırakmıyorsunuz. Hepsini siz bulursanız ben ne araştıracağım?" derdi. Lisansı bitirdi, yüksek lisansına başladı. İşte o zaman dünyanın en büyük hayal kırıklığını yaşadı. Danışman hocası kurduğu deneylerin sonuçları için üfürükçü tabir edilen hocayı arayıp deney sonucunun ne olacağını sorunca, gittikleri kongrede öğrencisinin bir şeyler öğrenmesinden korkarak konunun uzmanı olan kişilerle konuşmasını yasaklayınca, kongre dönüşü okuduğu dergiyi alıp çarparak "Dergi okuyacağına manzara seyret!" deyince, tahsilini gördüğü bölümle ilgili kendini geliştirmek için aldığı kitapları okuması yasaklanınca bu işin sadece istemekle olmadığını, karşısındaki insanın kaprislerine de katlanmak gerektiğini, kişiliğinden ödün vermek istemezse tahsilini yarım bırakmak zorunda kalacağını öğrendi. Yine de yılmadı; başka bir danışman hocayla yüksek lisansını bitirdi. Doktora programına başladı. Ancak yeni rektörün seçilmesinden sonra danışman hocası ve asistanlarının yeri değiştirildi, kurdukları laboratuvar kapatıldı. Geride kalan kadro diğerlerinin gidişine tezgah hazırlayanlardı. Tek kurban kalmıştı; o da kızımdı. Yıldırma politikası ile onu da başardılar. "Sınıfa girerken çantanı ve ceketini çıkar koridora as" diye komut veren bir hocanın amacının ne olabileceğini tahmin etmek zor. Çantada bulunan kimlik, cüzdan, para, kredi kartları, hesap cüzdanı, para vs.'nin akibeti konusunda herkese açık bir yerde kime hesap sorulabilir? Nitekim kızım bir daha fakülteye gitmedi. Kaprisleri, dalavereleri ile akademik bir ortamda bilim adamı olmanın hayalden öteye gidemeyeceğini öğrendik. Ama onca yıllık emek de boşa gitti.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 14 gün önce gönderdi.
|
Sevgili arkadaşlarım; benim zayıflığımı kıskanıp duruyorsunuz da hani ben bünye meselesi diye geçiştiriyorum ya. İşte burdan itiraf ediyorum. Siz de benimki gibi bir kocaya sahip olup her sofraya oturduğunuzda bir sürü hakaret ve küfüre maruz kalırsanız, iştahınız kesilir, o yediğiniz lokmalar boğazınızda düğümlenir ve sofradan aç kalkmak zorunda kalırsınız. Üç yıldır sadece işyerinde yediğim öğlen yemeklerinde karnım tam olarak doyuyor ve bütün pazarlarım aç geçiyor.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|