07 Ocak 2009 Çarşamba
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Şirketimizin elaman açığı için görüşme yapıyoruz, herkes elinde evrak çantası ile gelirken genç bir kızımız devasa bir buket gül ile geliyor. Görüşme yapacağı erkek müdürümüze çiçeği verirken ilk cümlesi "Fark yaratabildim mi?" oluyor. Evet canım, tabii ki fark yarattın; kesin kadrodasın, bizimki hala ağzının suyunu silmekle meşgul.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 8 gün önce gönderdi.
|
26. evlilik yıldönümümüzü kutlamak üzere kocam bana sürpriz olarak çok pahalı bir markanın saatini aldı. Saati bana çiğköfte tabağının altına sakladığı kutu içinde hediye etti. Ben bu adamı çok seviyorum!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 8 gün önce gönderdi.
|
1999 Ağustos depreminde İstanbul Hasdal'da askerdim. Her gün arabalar dolusu asker depremzedelere yardım maksadıyla deprem yerlerine giderdi. Ayrıca bir kaç tim de havaalanına gider, depremzedelere yapılan yardımların toplanıp taşınmasına yardım ederdi. O günlerde bu dediğim yerlerde göreve giden askerler, asker dönüşü memleketlerine gittiklerinde ceplerinde iş kuracak paraları hazırdı. Ayrıca askerlik boyunca kollarındaki künyeler, ceplerindeki bitmez(!) paralar, her çarşıya çıktıklarında giydikleri marka kıyafetler, ayakkabılar ve nereden geldiği, nereye sakladıkları bilinmeyen bin bir türlü yiyecekler de cabası... Resmen yağmadan korunması için götürülen askerlerin yağmalamasıydı bu olay ve birkaç ay boyunca devam etti. Ben mi? Ben orada yazıcı askerdim ve o depreme, izin dönüşü İzmit civarında bir tesiste yakalanmıştım. O yıkılan binaları ve cesetleri, ağlayan feryat eden insanları olayın sıcaklığıyla görmüş ve sanki içinden parçalar kopmuş biri olarak konuyu her ne kadar üstlerime bildirsem de hiçbir sonuç alınamamıştı. Bugün hala düşünürüm, o paralar, altınlar, kıyafetler ve yiyecekler o askerlere helal olmuş mudur? Tabii görevini eksiksiz yapan Mehmetçikler'e değil sözüm, sadece insanlıktan nasibini almamışlara...
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Sabahın köründe camide yakalanan hırsız polislere: "Abi, namaz kılmaya geldim" der, basılan kumarhanede suçüstü yapılan kumarbazlar kameralara: "Ne kumarı, biz buraya iftara geldik" diye sırıtır, Moldovya'dan getirdiği kadınları pazarlayan kadın taciri gazetelere:"Ben onları satmıyordum, Müslüman yapmaya çalışıyordum" diye beyanat verir, alkol kontrolünden yırtmak için, kokoş tazeler başına örtü alıp, polis kontrolünden kaçar, arkadaşım sevgilisiyle buluşup, gününü gün etmek için otellere kapanırken, annesine: "Konya'ya Mevlana gösterilerini izlemeye gidiyorum" diye yalan söyler. Eh bu durumda bana da: Hoşgeldin ey bahane-i Ramazan demek düşer! Ne dini bütün bir milletizmişsiz de haberim yokmuş!
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Geçtiğimiz gün durakta benimle birlikte otobüs bekleyen teyze, cep telefonuyla eşine bulunduğu yeri tarif ediyor : "Karşımda cami var, iki tane de minaresi var, arkamda da çöp bidonu var, üstünde Büyükşehir Belediyesi yazıyor." Eğer amca onu bu tarife rağmen bulabildiyse, teyzenin bir yerlerine gprs takılı olduğunu düşüneceğim.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 10 gün önce gönderdi.
|
İftara 10 dakika kala bir restorana gittim. Kasaya yakın bir masaya oturdum ve karşıdaki televizyon ekranında "Ankara için iftar vakti" yazısını beklemeye başladım. Uzun zaman geçti, herkes orucunu açtı, ben garantili olsun diye televizyondan gelecek işareti bekledim bir süre daha ve sonunda açlığıma dayanamayıp ben de orucumu açtım. Yemeğin sonuna doğru karnım doyup, beynime kan gittiğinde ve gözlerime kuvvet geldiğinde sabırsızlıkla izlediğim ekranın alt köşesindeki "kayıtta" yazısını gördüm ve onun televizyon değil güvenlik kamerası monitörü olduğunu anladım. Yüzümü bir sıcaklık, içimi bir güven hissi kapladı.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Şu meşhur çilek tarlası sorusunu sevgilime sorayım dedim. Verdiği yanıt, "O kadar çileği bulmuşken toplayabildiğimi toplar, akşam eve gelince de çilek banyosu yapardım. Bir kısmını da sana getirirdim bana çilekli pasta yapardın." Bu ne ki şimdi?
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Üç yıldır Urfa'da öğretmenim. Bugün bahçede çocuklarla oynarken bir veli geldi. Yanında kendi çocuğu, belli ki az önce kavga etmiş, bahçede yakaladığı başka bir öğrenciyi tekme tokat dövüyor. Koşarak yanına gidiyorum, zor alıyorum öğrenciyi elinden. Dövdüğü çocuk arkamda, veli hala hakaretler ediyor, vurmaya çalışıyor. Baş edemeyeceğimi anlıyorum, çocuğu kaptığım gibi idareye koşuyorum dayak yemesini engellesinler diye. Ama anladığım kadarıyla veli hatırı sayılı kişilerden biri ki çocuk müdür odasında bir dayak daha yiyor. Sonra veli, müdürün odasından çıkıyor yüzünde kendinden emin bir ifadeyle dönüp bana, "Bahçede de vururum, sınıfta da vururum. Hatta gerekirse seni de vururum." diyor. Donakalıyorum, ağzıma bir kilit vuruluyor sanki; hiçbir şey söyleyemiyorum. İtirafım şu ki; beni tanıyan herkes, ailem, arkadaşlarım, akrabalarım hatta Urfa'da zor şartlarda öğretmenlik yaptığımı duyan herkes beni tebrik ediyor. Ben de hiçbir şey söyleyemiyorum. Memnunluk oyununu oynuyorum. Oysa buradan nefret ediyorum. Aşiretlerden, ağalardan, hatırı sayılır kişilerden, büyük insanlardan, diğer insanları aşağılayan, hor gören, tartaklayan, burayı kendi kurallarıyla yöneten herkesten! Buradaki öğrenciler için çok ama çok üzülmeme rağmen elime geçen ilk fırsatta kaçacağım bu Teksas gibi yerden.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Annemi çok küçükken kaybetmiştim. Mezarına ilk gidişimde yanında bir yaşında ölmüş bebeğin mezarını görünce ve bir komşu teyzenin ''Çocukları çok severdi, almış yine kolunun altına birini burada da.''demesiyle, beni bırakıp o bir yaşındaki bebeğin yanında olmasını hep ama hep kıskandım. Gittiğimde hep ağlayışlarımda özlem kadar kıskançlık da vardı. Ergenlikte geçti bu duygu. Çocuğum olduktan sonraki ilk ziyaretimde tekrar katıla katıla ağladım hala bir yaşında olan bebeğin mezarıyla annemin mezarını okşayıp; "İyi bak annem o bebeğe. Anası sana emanet etmiştir." diye..
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|